TALEP KONUSU: İhtiyati Tedbir

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

TALEP DİLEKÇESİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, baskı makinalarında kumaş, naylon dokuma kumaş ve dokunmamış (ham) kumaşlara uygulanan alt ve üst kaplama solüsyonu üretimi de yaptığını, müvekkili şirketin yetkililerinin kumaş, naylon dokuma kumaş ve dokunmamış (ham) kumaşlara uygulanan alt ve üst kaplama solüsyonu üretimi için bir yöntem geliştirdiklerini ve baskı makinalarının hızlı ve basit bir şekilde baskı yapabilmesine olanak sağlayan diğer tüm yöntemlerden farklı bir yöntem bulduklarını, buluş için 07/11/2018 tarihinde patent başvuru yapıldığını ve yapılan incelemeler sonucunda davacı şirkete bahsi edilen buluşun patent hakkının, ... numaralı "..." buluş başlıklı patent belgesi ile 07/11/2018 tarihinden itibaren 20 yıl süre ile korunmak üzere 21/06/2023 tarihinde verildiğini, müvekkili ile davalı şirketin tekstil/matbaa alanında faaliyet yürüten, işletme merkezleri Gaziantep olan aynı müşteri çevresine ve aynı muhtemel müşteri profiline hitap ettiğini, karşı tarafın, patente bağlanmış buluşu davacı patent sahibi müvekkili şirketin hiç bir izni olmadan ve bu konuda herhangi bir bildirim / anlaşma / sözleşme olmaksızın taklit ederek, yurt dışında üretimini sağlayarak ithal ettiğini, buluş konusu ürünü sattığını, ticari amaçla elinde bulundurduğunu ve buluşu kumaşlara uygulayarak uygulamaya koymak suretiyle kullandığını, davalının tüm bu fiillerinin patent hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, müvekkilinin, karşı tarafın tecavüz fiilleri nedeniyle Gümrük Kanununa bağlı Gümrük Yönetmeliği hükümleri uyarınca Gümrük İdaresine başvuru yaptığını ve patent hakkına tecavüz oluşturan ithal eşyalar hakkında gerekli tedbirlerin alınmasının talep edildiğini, davacı şirketin bu başvurusunun Gümrük İdaresince 15/12/2025/... beyan tarih ve sayısı ile kayda alındığını, Gümrük Müdürlüğü tarafından davalının ithal ettiği eşyaların kontrol edildiğini ve davalının Çin Halk Cumhuriyetinden ... şirketinden ithal ettiği ve Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne gelen eşyaların muayenesi neticesinde 175 kap, 186.172,5 metrekare "... (...)" cinsi eşya olarak beyan edilen eşyada, davacı müvekkiline ait "alt ve üst kaplama solüsyonunun üretim yöntemi" patentinin bulunduğunun tespit edildiğini ve eşya hakkında on iş günü süreyle gümrük işlemlerinin durdurulduğunu, eşyaların alıkonulduğunu, bahse konu tespit ve işlemlerin, İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 31/12/2025 tarihli ... sayılı yazısının mevzuat gereği davacı şirkete e posta yoluyla 31/12/2025 tarihinde gönderilmesiyle davacı şirkete bildirildiğini, açıklanan nedenlerle, Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde işlemleri durdurulan davalıya ait tecavüz oluşturan dava konusu eşyalara tedbiren el konulması ve eşyaların gümrükte muhafaza edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi 2026/3 D.İş esas, 2026/6 karar sayılı, 07/01/2026 tarihli kararı ile; "Dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, bu yönde bir talep de bulunmadığı görülmekle mevcut aşamada yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı, ayrıca Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2026/3 değişik iş sayılı dosyasında talep eden tarafça aynı hususta aynı nitelikte ihtiyati tedbir talebinin delil tespiti ile birlikte istenmiş olması nedeniyle işbu dosya üzerinden ikinci kez talepte bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar vermiştir.

İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... numaralı patentin sahibi olduğunu, davalı şirket müvekkiline ait ürünü müvekkilinin haberi izni olmadan taklit ederek ürünü sattığını ve ticari amaçla elinde bulundurduğunu, müvekkiline ait "..." patenti ile alakadar yapılan gümrük başvurusuna istinaden davalı tarafın ithal ettiği 175 kap 186.172,5 metrekare "..." cinsi olarak beyan edilen eşyada müvekkiline ait patente konu yöntemin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının fiillinin müvekkilinin patent hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, davalı şirket haksız şekilde kazanç sağladığını, davalı müvekkilin müşteri çevresini daralttığını, davalı müvekkili ile haksız bir rekabet yürüttüğünü, davalı müvekkili şirketin kazanç kaybına ve patentin itibarının kaybolmasına neden olduğunu, davalı müvekkili şirketin patent hakkının ihlali nedeniyle telafisi zor ve imkansız zararlara neden olunmakta olduğunu, ilerde açılacak davalar sonucunda verilecek hükme ve hükmün icrasına kadar tedbir kararı verilmeden devam edilirse tecavüzler devam edecek ve davacı müvekkili şirketin hakları telafisi imkansız şekilde ihlal edileceğini, Gümrük Kanununun 57.maddesi ile Gümrük Yönetmeliğinin 107.maddesi uyarınca davalı tarafça ithal edilen tecavüz konusu eşyalar hakkında işlem yapılması, eşyanın imhası ve tecavüze neden olmasının engellenmesi için on gün içinde eşya hakkında tedbiren elkoyma ve gümrükte muhafaza yönünde ihtiyati tedbir kararı getirilmesi gerektiğini, mahkemece bu taleplerinin hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, davalı tarafın patent hakkına tecavüzü resmi makam olan Gümrük İdaresi tarafından yapılan ithal eşya muayenesi ile tespit edildiğinden ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat şartı sağlandığını, bu delilin değerlendirmeye alınmadan mahkemece taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde işlemleri durdurulan davalıya ait tecavüz oluşturan dava konusu eşyalara tedbiren el konulması ve eşyaların gümrükte muhafaza edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın işbu dosyada yer alan talepleri daha evvel de çeşitli davalar ile ileri sürülmüş ise de bu iddialarının hiçbir somut dayanağı bulunmadığını, karşı tarafın haksız ve dayanaksız biçimde ikame ettiği patente tecavüz ve haksız rekabet dosyasının lehlerine sonuçlandığını, karşı tarafın iddialarının somut bir dayanağı bulunmadığını, söz konusu eylemlerinin yalnızca müvekkili firmanın ticari faaliyetlerine zarar verdiğini, tespit talep eden ... kod numaralı “...” buluş başlıklı patentin sahibi olduğunu, anılan patent başvurusu davacı yanın başvurusundan evvel dünyada kullanılan bir yöntem olmakla birlikte davacı yanın patent başvurusu yenilik kriterini haiz olmadığını, davacının patentinin 2002 senesinden bu yana kullanılan bir teknoloji olduğunu, davacı kötü niyetli olarak başvuruda bulunduğu işbu patent başvurusu ile tüketici yanıltıldığını, dava konusu patentin istemlerinin, mevzuatın aradığı nitelikler dikkate alındığında geçerli kabul edilmesi gerek 6769 sayılı kanun gerekse de “Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik” uyarınca mümkün olmadığını, tüm bu bilgiler ışığında müvekkili firmanın karşı tarafın patentine tecavüz teşkil eden bir faaliyeti söz konusu olmadığını belirterek müvekkilinin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazmin hakkı saklı kalmak kaydıyla ihtiyati tedbir isteminin reddi kararına karşı istinaf talebinin reddini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep; patent hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında talep eden tarafın ihtiyati tedbir istemine cevaz verilebilmesi için karşı taraf kullanımının, talep edenin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi tarafından; yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı ve hukuki menfaatin bulunmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, talep eden vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; tedbir talep eden şirket tarafından Gümrük Kanununa bağlı Gümrük Yönetmeliği hükümleri uyarınca Gümrük İdaresine başvuru yapıldığı ve karşı taraf/ şirket tarafından ithal edilen eşyalar hakkında gerekli tedbirlerin alınmasının talep edildiği, bunun üzerine Gümrük İdaresi tarafından gümrük işlemlerinin 10 gün süre ile durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Talep eden tarafça yalnızca gümrük belgeleri ile analiz raporu sunulmuş ise de ithal işlemine konu 175 kap 186.172,5 metrekare "..." cinsi olarak beyan edilen eşya üzerinde talep edene ait ... numaralı "..." başlıklı patentin istemleri yönünden teknik bir incelemeye rastlanılmadığı, teknik heyet tarafından düzenlenmiş herhangi bir bilirkişi raporunun mevcut olmadığı, delil tespiti talebinin de bulunmadığı saptanmış olup patent hakkına tecavüz iddiasına dayalı ihtiyati tedbir talebi yönünden mevcut aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gibi ayrıca Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2026/3 değişik iş sayılı dosyasında talep eden tarafça aynı hususta aynı nitelikte ihtiyati tedbir isteminin delil tespiti ile birlikte talep edilmiş olması nedeniyle işbu dosya üzerinden mükerrer talepte bulunulmasında hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmıştır. Böylece ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2026/3 D.İş esas, 2026/6 karar sayılı, 07/01/2026 tarihli kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- Tedbir talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/04/2026