KARŞI DAVANIN KONUSU: Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması ve Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması

BİRLEŞEN İSTANBUL 3. FSHHM'NİN 2014/254 ESAS SAYILI DAVADA

BİRLEŞEN DAVA: 551 SAYILI KHK- FAYDALI MODEL BELGESİNİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ürünleri olan ... kitapçıkları ve kontrol kutusunun FSEK kapsamında eser niteliğine haiz olduğunu, dava konusu eğitici-öğretici oyun setlerinin müvekkili şirketin hissedarı Alman vatandaşı ... tarafından 1960'lı yıllarda yaratıldığını, 1967'de setin ... adını aldığını, 1968-69 yıllarında ...'in ...'ten, ... adını verdiği eğitsel seti yarattığını, söz konusu set içinde 12 taşlı kontrol kutusu ve kitapçıklar olduğunu, dava konusu eserlerin müvekkilinin ... adı altında dünya genelinde, Türkiye'de de ... tarafından ... adıyla satışa sunduğu eserler olduğu, bu konu ile ilgili imzalanmış sözleşmelerin sunulduğunu,, Dünyada ve Türkiye'de tek olan ürünün, müvekkili şirket adına dünya çapında tescile sahip olduğunu, dava konusu setlerin Türkiye dahil 21 dilde 42 ülkede satıldığını, davalıların ürettiği oyun seti-kitapçıkların asıl hak sahibinin müvekkili olduğunu, eser sahibi ...'in münhasır telif haklarını ve özellikle işleme, çoğaltma, yayma (dağıtım) haklarını müvekkiline verdiğini, davalılardan ... ve ...'in Mayıs 2013 tarihinde ... ayrılmalarından kısa süre sonra, daha önce ...'tan ayrılmış olan ... tarafından kurulmuş olan .... Şti.'ne ortak olduklarını, müvekkilinin davaya konu eserlerinin bu şirket aracılığıyla kopyalanıp taklit edilerek basılıp ... adıyla piyasaya sürüldüğünü, davalıların ... daha önce çalışmış olmalarından dolayı kitapçık - kontrol kutusundan oluşan seti iyi bildiklerini, davalıların, ...'tan ayrılmadan, henüz daha ...'ta çalıştıkları zaman zarfında ... markası için 28.02.2013 tarihinde ve ... markası için de 11.02.2013 tarihinde Türk Patent Enstitüsü nezdinde marka başvurularında bulunduklarını, davalıların ... aracılığı ile müvekkiline ait kontrol kutusu için de 04.01.2013 tarihinde Türk Patent Enstitüsü nezdinde "..." başlıklı faydalı model başvurusunda bulunduklarını, müvekkilinin telif hakkı sahibi olduğu kontrol kutusu ve kitapçıklarının FSEK kapsamında eser niteliğine haiz olduğunun Alman Mahkeme kararları ile de onaylandığı ve müvekkilinin kitapçık + kontrol seti üzerindeki telif haklarını kabul ettiğini, yine Almanya'da müvekkilinin, davaya konu eserlerine karşı taklit gerekçesi ile açılmış bir davanın da 2012 yılında müvekkili lehine sonuçlandığını, açıkladıkları gerekçelerle: FSEK 66 ve devamı ile 68/3 maddesi uyarınca davalıların tecavüzünün ref'ine, FSEK 69. maddesi uyarınca tecavüzün men'ine FSEK 70/2 madde uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile ve HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların tecavüz eylemleri sebebiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla FSEK 70/3 maddesi uyarınca davalıların elde ettiği karın tespiti ile müvekkiline devrine ve bu bağlamda ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile ve HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 50.000 TL tutarındaki meblağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların fiillerinin TTK 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, gerekli her türlü tedbirin alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Usule ilişkin olarak; davacının yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, aynı davanın müvekkiline karşı açıldığı, halen derdest olduğu ve İstanbul 41. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/143 E. sayılı davası ile sürdürülmesi gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, şirket ortakları ile ilgili husumet itirazlarının bulunduğunu; ... ve ...'nin şirket ortağı sıfatı ile davaya muhatap olduklarını,... Şirket ortaklarının şirket isimlerinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle müvekkilleri ... ve ...'nin pasif dava ehliyetlerinin olmadığını, bu davalılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak; müvekkillerinin eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği iddialarının mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir rekabet yasağı anlaşması olmadığını, müvekkili ... ve ...'nin davacı şirkette belirli bir süre çalıştıklarını ve daha sonra bu firmadan ayrıldıklarını, ... ile rekabet yasağı ve/veya sözleşmesi imzalamadığını, müvekkillerin... ve ... markalarını tescil ettirmelerinde de herhangi hukuka aykırılığın olmadığını, söz konusu markalar ile davacı .../... markaları arasında hiçbir benzerlik olmadığını, müvekkillerinin geliştirdiği zekâ oyunu için faydalı model belgesi almalarında da hukuka aykırı bir durum olmadığını, müvekkillerinin geliştirdiği zekâ oyununun Faydalı Model belgesi ile korunabilecek bir ürün olduğundan bu oyun için FM belgesi alındığını, müvekkillerinin, davacının Türkiye'deki lisansör firmasında çalışmış olması nedeniyle tüketicilerin davacı ile müvekkilleri arasında idari/ekonomik bir bağlantı ya da bir anlaşma bulunduğunu, bunun da haksız rekabet yaratacağı iddiasının yersiz olduğunu, davaya konu ürüne benzer pek çok oyun olduğunu, davacının tüm dünyada tek ürün benim kisi demesinin dayanağının olmadığını, bu zekâ oyununa 1946 yılında Finlandiya'da patent alındığını, davaya konu Zekâ Oyunu / Fikir mantığının FSEK kapsamında korunmadığını, zihni, ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kuralların telif koruması altında olmadığını, telif yasası ile sadece ifade yasağının korunacağını, dolayısıyla oyuna ilişkin mantığı, fikirleri ve kelimeleri bu kapsamda korumanın da mümkün olmadığını, telif yasaları ile sadece ifade tarzının korunacağı hususunun öğretide benimsendiğini, bunun uluslararası metinlerde de kabul gördüğünü, ürünlerin aynı olduğu iddia ediliyor ise de görsellerin farklı olduğunun ispat edileceğini, dosyadaki bilirkişi raporunda da farklılıkların tespit edilmiş olduğu, müvekkilin kontrol kutusu ve taşları ile davacının kontrol kutusu ve taşlarının birbirinden farklı olduklarını, davacı iddiasında yer alan benzerliklerin (menteşe mekanizması ve alt ve üst kapağın saydam olması gibi) teknik zorunluluklardan kaynaklandığını, üst kapağın saydam olma nedeninin satış ve pazarlama amaçlı olduğunu, taşlar üzerindeki geometrik desenlerin, taşların kare şeklinde olmasının, taşların içinde yer aldığı kutunun dikdörtgen olmasının vb. lerinin teknik zorunluluk olduğunu, davacının ürününün incelemesinin de bu durumu göstereceğini, bu tür oyunların 40 yıldır benzer şekilde üretildiğini, davacının kontrol kutusunun ancak tasarım veya patent belgesi ile korunabileceğini, davacının belirttiği gibi telif yasaları ile korunamayacağını, ilim - edebiyat ve sanat eseri vasfına haiz olmadığını, davacının belirttiği teknik özelliklerin telife konu unsurlar olmadığını, 1946 yılında Finlandiya'da davacının ürününe ayniyat derecesinde benzer bir ürün için patent belgesi alınmış olduğunu, davacının sadece kendi ürününün dünyada var olduğu iddiasının mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, benzer ürünlerin en sert telif yasasına sahip ABD'de de var olduğunu, müvekkilinin kendi zekâ oyunu ve köntrol kutusu için Faydalı Model Belgesi aldığını, tescilli bir hakkın kullanımının haksız rekabet teşkil edemeyeceğini, Alman Mahkeme kararlarının davaya konu olayda emsal olamayacağını, Türk hukuk sistemine göre davacı iddialarının FSEK kapsamında korunamayacağını, tarafların ürünlerinin birbirinden farklı olduğunu, davacının uzman görüşünde sunduğu "..." şeklindeki tespitinin sunulan görsellere göre dayanaksız olduğunu, tedbir talep etmek için gerekli şartların oluşmadığını, müvekkillerinin cevaplarını sunmadan önce alınan bilirkişi raporunun, tedbir kararı vermek için yeterli olmadığını, 4 sayfalık raporda herhangi bir inceleme olmadığını, raporun ilk üç sayfasının dosyanın özeti mahiyetinde olduğunu, değerlendirme de ise her iki eğitici setteki görsel- yazı vs'lerin farklı, ancak oyun mantığının aynı olduğunu, kontrol kutularında da farklılıklar yanında benzerlikler olduğunun yer aldığını, bilirkişinin oyun mantığının benzerliğinden bahsettiği ve bu durumun korunmayı gerektirecek bir unsur ürün/durum olmadığını, kontrol kutularında tespit edilen benzerliklerin de teknik zorunluluktan olup olmadığının yargılama esnasında yeni heyet tarafından daha detaylı bir inceleme ve karşılaştırma sonucu açıklığa kavuşturulacağını, yargılama yapılmadan tedbir kararı verilemeyeceğini, usul ve esas yönünden itirazlarının kabulü ile davanın ve ihtiyatı tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili 18/07/2014 tarihli
KARŞI DAVA dilekçesinde özetle: Tazminat hakları dair fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz olarak açılan asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile müvekkili aleyhine yaratılan haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı/karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL 3. FSHHM'NİN 2014/254 ESAS SAYILI DAVADA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 551 sayılı KHK'nın 165/son maddesi uyarınca talep olunabilecek tazminat ve her türlü zarar/ziyan hususunda dava açma - talepte bulunma hakkı başta olmak üzere sair hususlarda dava ve talep hakları mahfuz olmak kaydıyla, davalılar adına TPE nezdinde tescilli ... numaralı faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 154,156 ve 165. maddeleri gereğince hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE, davalıların eyleminin; davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; maddi tazminat miktarı net olarak belirlenmediğinden BK 50 - 51. maddeleri gereğince takdiren 25.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştikten sonra: Mütecaviz kontrol kutusu ve kitapçıkların üretilmesi, çoğaltılması, satılması, herhangi bir şekilde ticaret alanına çıkarılması, kullanılması, stoklanması, dağıtılması vs. her tür ticarete konu edilmesinin, tanıtımının reklamının yapılmasının önlenmesine, mütecaviz kontrol kutusu ve kitapçıkları üretmeye, çoğaltmaya yarayan araç, cihaz, makine, kalıp gibi vasıtalara el konularak masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, mütecaviz ürünlerin ... internet sitesinde ve sair her türlü mecrada kullanımının, yayımlanmasının, çoğaltılmasının, satılmasının, satışa arzının, dağıtımının, reklam ve tanıtımının yapılmasının önlenmesine, mütecaviz ürünlerin her türlü sosyal medya hesabında ve web sayfalarından kaldırılmasına, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline, KARŞI DAVANIN REDDİNE, BİRLEŞEN 3. FSHHM'NİN 2014/254 E. SAYILI DAVADA: İstanbul 1. FSHHM'nin 2022/131 E. sayılı dava dosyasında 16/03/2023 tarihinde TPMK ya yazılan müzekkereye gelen cevapta: Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı faydalı model belgesinin 10 yıllık koruma süresinin dolduğunun bildirildiği görülmekle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.

Asıl davalılar/karşı davacılar vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının Türkiye'deki haklarını Münhasır Lisans Sözleşmesi ile devrettiği kabul ettiğine göre bu hakları artık kendisinin de kullanamayacağını, davacının huzurdaki davayı 3 kişiye karşı açtığını, tüzel kişiliği olan...Şti'nin yayıncı olduğunu, ... ve ...'nin ise şirket ortağı sıfatıyla davaya muhatap olduğunu, kural olarak limited şirket ortaklarının şirketin işlemlerinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle müvekkili şahısların pasif dava ehliyeti bulunmadığı için bu şahıslar bakımından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zeka oyunu/fikri/mantığı/sistematiğinin FSEK kapsamında korunamayacağını, davacı oyununun sırf sistematik bir şekilde hazırlanmış olmasının ilim ve edebiyat eseri olması için yeterli olmadığını, telifle korunabilecek unsurların ancak hususiyet taşıması kaydıyla kitapların içindeki yazı, şekil, desen vb. görseller olduğunu, oyun setindeki kutular, taşlar ile kitapçıklar arasında bir ayrım yapılmadan her birinin ilim ve edebiyat eseri kabul edilip bu varsayım üzerinden karar verilmesinin telif hukukuna aykırı olduğunu, davacı oyun seti ve kontrol kutusu için alınan tasarım ve patentin sürelerinin dolduğunu ve artık herkesin kullanımı için serbest hale geldiğini, bilirkişi raporunda davacı oyun setinin aslında daha önce piyasada mevcut olduğunun tespit edildiğini, ancak buna rağmen raporun devamında davacı oyun setinin müvekkilleri tarafından taklit edildiği gerekçesiyle telif tecavüzü ve haksız rekabetin oluştuğu şeklinde kendisiyle çelişen hatalı bir sonuca varıldığını, denetime elverişli olmayan işbu rapora itibar edilerek verilen kararın da hukuka aykırı olduğunu, bahsi geçen Finlandiya patent belgesinin bu dava için ne kadar ciddi bir delil olduğu ortaya konmuş olmasına rağmen mahkemece değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, bilirkişi raporlarının hemen hemen tamamında telif ihlali oluşmadığı tespit edilmiş olmasına rağmen son rapordaki çelişkili ifadelere itibar edildiğini, hükme esas alınan 17/05/2019 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyada alınan bir kısım bilirkişi raporlarında (11.07.2017) ... başvuru no'lu müvekkili faydalı model belgesinin yenilik unsuru taşıdığının tespit edildiğini, müvekkillerinin eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği iddiasının mesnetsiz olduğunu, taraflara ait kitapçıkların benzer olduğuna dair dosyada bir tespitin bulunduğunu davacı tarafın da dilekçesinde kabul ettiğini, davacının oyun setinin eser vasfında olduğu ve Alman Mahkeme Kararıyla da korunduğuna dair iddialarındaki beyanlarında pek çok eksiklik ve çelişki olduğunu, Alman mahkeme kararının davaya konu olayda emsal alınamayacağını, davacının sunduğu uzman görüşünün objektif olmadığını, yerel mahkeme tarafından da itibar görmediğini, davacının ekindi eğitim setine benzer olan ve piyasada satılan eğitim setleri ile ilgili olarak bir kısmının kendi izni ile satıldığını ve farklı markalar olsa da kendisine ait olduğunu iddia etmiş olsa da bunu kanıtlar hiçbir delil ve sözleşme sunamadığını, bilirkişi raporlarının hemen hemen tamamında telif ihlali oluşmadığının aslında tespit edildiğine dair itirazlarına cevap verilmediğini, mahkemenin dayanak aldığı 17/05/2019 tarihli bilirkişi raporunun çelişki ve hatalarla dolu olduğuna dair itirazlarına cevap verilmediğini, daha önce tasarım ve patent tesciline konu edilen ve artık harcı alem hale gelmiş bir oyun setindeki unsurların artık korunamayacağını bilerek ve koruma süresi bitmiş bu tescilleri gizleyerek müvekkillerine karşı muaraza çıkarıp haksız yere dava açan davacının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle açtıkları karşı davaları ile ilgili verilen kararın kaldırılarak asıl davanın reddi ile karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/karşı davalı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ... ve ...'nin uzun yıllar müvekkilinin Türkiye'deki Lisans Alanı ...'ta çalıştığını ve burada müvekkilinin eğitici oyun setlerinin satış ve pazarlamasını yaptığını, bu kişilerin daha sonra işten ayrılarak müvekkilinin ürünlerinin taklitlerini yapıp piyasaya sürdüklerini, Türkpatent nezdinde tescil başvurularında bulunduklarını ve diğer davalı şirketi üzerilerine geçirdiklerini, kendilerini müvekkiline ait dava konusu ürünlerden haberdar olduklarını, müvekkilinin dava açma ehliyeti olduğunu, ...'a herhangi bir hak devredilmediğini yalnızca Türkiye'de ülkesel bir Lisans verildiğini, karış tarafın pasif husumet itirazının yersiz olduğu, Limited şirket yetkililerinin sorumluluğuna ilşikin ... no'lu TTK'de açık hükümlerin mevcut olduğunu, bizzat gerçekleştirdikleri eylemler sebebiyle de ... ve ...'nin pasif husumet ehliyetine sahip olduklarını, asıl dava bakımından; müvekkilinin eğitici oyun setinin FSEK kapsamında eser olarak korunduğunu, buna dair yabancı mahkeme kararlarının da dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporlarının da bu hususu somut bir biçimde tespit ettiğini, bilirkişi raporlarında da müvekkili setlerinin eser niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, davalı/karşı davacıların eğitici oyun setinin müvekkilinin eğitici oyun setine FSEK çerçevesinde tecavüz ettiği ve haksız rekabet yarattığının somut biçimde ispatlandığını, gerekçede yer verilmeyen eksik hususlar bulunduğunu, müvekkilinin eğitici oyun setinin ayrılmaz parçası olan kontrol kutusunun harcıalem olduğu iddiasının gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu, kontrol kutusunun ancak tasarım veya patent/faydalı modelle korunabileceğine dair itirazların yersiz olduğunu, karşı taraf vekili dahi bizzat yazdığı kitaplarda durumun iddia ettiğinin aksi olduğunu beyan ettiğini, ... adı altında satılan eğitici oyun setlerinin zaten müvekkilinin lik/... setleri olduğunu, ...'in müvekkilinin ürünlerinin Kanada'da mukim lisans alanı tarafından ... ürünleri için kullanılan markalar olduğunu, ... setlerinin 1971 yılından beri müvekkilinin izniyle ... markası altında da satıldığını, kabul anlamına gelmemekle müvekkili setlerinin ayrılmaz parçası kontrol kutusu harcıalem olsaydı dahi sonucun değişmeyeceğini, müvekkilinin eğitici oyun setinin bir bütün olarak anlam ifade ettiğini ve korunduğunu, birleşen davada davaya konu faydalı model düştüğünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin doğru olduğunu, hükme esas bilirkişi raporunda ... bakımından yapılan değerlendirmelerin doğru olmadığının gerekçede belirtilmemesinin eksiklik olduğu kanaatinde olduklarını, karşı davanın reddinin isabetli olduğunu, bilirkişi incelemesinde tek kalem tazminat değerlendirmesi yapıldığını, oysa taraflarınca FSEK 70/2 ve 70/3 kapsamında olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminat talep ettiklerini, eğer 70/3 kapsamındaki talepleri kabul edilmezse haksız rekabet sebebiyle 50.000,00 TL tazminat talep ettiklerini, bu durumda sadece bir talep varmış gibi tazminat miktarı değerlendirmesinin doğru olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, davalı-karşı davacının istinaf isteminin reddine, birleşen dava yönünde katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 28/11/2024 tarihli 2024/761 Esas 2024/1933 Karar sayılı kararıyla;"
"1/-Taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı KISMEN KABULÜ ile,

2- İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/07/2023 tarih, 2021/69 E., 2023/128 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
-Davalıların eyleminin; davacıya ait esere dayalı FSEK ten doğan haklarına TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABET OLUŞTURDUĞUNUN TESPİTİNE, MENİNE, REF'İNE
- Asıl davada maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ;
-FSEK 70/2 maddesi kapsamında maddi tazminat miktarı net olarak belirlenmediğinden TBK' nın 50 - 51. maddeleri gereğince takdiren 25.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-FSEK 70/3 maddesi gereğince; davalının elde ettiği 23.473,21 TL karın 03/06/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,
-Mütecaviz kontrol kutusu ve kitapçıkların üretilmesi, çoğaltılması, satılması, herhangi bir şekilde ticaret alanına çıkarılması, kullanılması, stoklanması, dağıtılması vs. her tür ticarete konu edilmesinin, tanıtımının reklamının yapılmasının önlenmesine, mütecaviz ürünlerin ... internet sitesinde ve sair her türlü mecrada kullanımının, yayımlanmasının, çoğaltılmasının, satılmasının, satışa arzının, dağıtımının, reklam ve tanıtımının yapılmasının önlenmesine, mütecaviz ürünlerin her türlü sosyal medya hesabında ve web sayfalarından kaldırılmasına,
-Mütecaviz kontrol kutusu ve kitapçıkları üretmeye, çoğaltmaya yarayan araç, cihaz, makine, kalıp gibi vasıtalara el konularak karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına,
-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline,

4-KARŞI DAVANIN REDDİNE,

5-BİRLEŞEN 3. FSHHM'NİN 2014/254 E. SAYILI DAVASINDA:
- Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı faydalı model belgesinin 10 yıllık koruma süresinin dolduğunun bildirildiği görülmekle dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" karar verilmiş, Dairemiz kararına karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 21.10.2025 tarihli,2025/301 Esas-2025/6384 Karar sayılı kararıyla; "Somut olayda davacının, ".../..." isimli oyunun sahibi olduğunu, dava dışı ... Şti.'ne lisans verdiğini, davalıların ise izinsiz olarak bu oyunun ismini değiştirerek sattıklarını ileri sürmüştür. Asıl davalılar ise, aynı konuda, davacının lisans verdiği şirket tarafından İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/302 E. sayılı davanın açılmış bulunduğunu, 08.20.2019 tarihinde 2019/376 K. numarasıyla davanın reddine karar verildiğini, ancak davanın halen derdest olduğunu, bu dosyada yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarıyla oyunların benzemediğinin ve haksız rekabet şartlarının oluşmadığının sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince alınan ilk bilirkişi raporunda dava konusu oyunun ilim ve edebiyat eseri olduğu, davalının FSEK çerçevesinde bir ihlale sebebiyet vermediği, ancak TTK'nın 55/1-a(4) hükmü uyarınca iltibas sayılabileceği belirtilmiş; alınan ikinci bilirkişi raporu ve bu raporun ekinde ise, her iki oyunun FSEK kapsamında farklı eserler olarak değerlendirilmesi gerektiği, kitaplar arasında benzerlik ve iltibas yaratacak unsur bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bu raporlara itibar edilmeyerek hükme esas alınan son raporda ise, oyunlar arasında bir kısım değişiklikler varsa da, bu durumun, asıl davacının ürününün benzeri olarak üretildiği sonucunu değiştirmeyeceği ve dolayısıyla FSEK kapsamında iltibas olduğu ve haksız rekabet şartlarının da oluştuğu belirtilmiştir.Bu durumda, Mahkemece yapılması gereken, dava dışı lisans alan ... ... Şti. tarafından açılan ve karar verilen, ancak kesinleşmediği anlaşılan İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/302 E. Sayılı dosyası getirtilerek bu davada aynı konuda alınan bilirkişi raporları ve varsa kesinleşen mahkeme ilamı değerlendirilerek, bu dava konusuyla ve bu davada alınan raporlarla karşılaştırılıp, oyunların aynı/benzer olup-olmadığı, FSEK ve haksız rekabet hükümlerince iltibas olup-olmadığı, bu kanun hükümlerine dayalı haklara tecavüzün bulunup-bulunmadığı saptanıp, raporlar arası çelişkiler giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı bozmayı gerektirtiği" gerekçesiyle; Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili bozma ilamına direnilmesini, davalı vekili bozma ilamına uyulmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

Asıl Dava: FSEK kapsamında esere vaki Tecavüzün Men'i, Ref'i, Tazminat istemine ilişkindir. Davacının eser sahibi olduğu,"..." (Türkiye'de satışa sunulduğu hali ile ...) markasını taşıyan ve kontrol kutusu + kitapçıklardan oluşan oyun/eğitim seti yönünden, davalıların "..." yoluyla tecavüz ve haksız rekabette bulunduğu ileri sürülerek tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, FSEK 70/2 maddesine göre 50.000 TL, FSEK 70/3 maddesine göre şimdilik 50.000 TL, FSEK 70/3 maddesine dayanan talep kabul olunmazsa davalı tarafın meydana getirdiği haksız rekabet sebebiyle TTK 56.maddesi uyarınca şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

Karşı Dava: süresi bitmiş, halen geçerli belgeye dayanmayan ürünler dolayısıyla karşı davacılara yöneltilen ihlal iddiaları ile yaratılan haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkindir.Birleşen Dava: Davalılar adına tescilli ... numaralı faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK'nın 154,156 ve 165. maddeleri gereğince hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Birleşen dava konusu, ...numaralı faydalı model belgesinin 10 yıllık koruma süresinin dolduğu, hükümden düştüğü görülmektedir.İlk derece mahkemesince dava konusu "..." (Türkiye'de satışa sunulduğu hali ile ...) markasını taşıyan ve kontrol kutusu + kitapçıklardan aluşan oyun/eğitim setlerinin, belli bir üslup ve sistematik dahilinde hazırlanmaları ve maddi bir cisim üzerine tecessüm ettirilmeleri nedeniyle FSEK 2/1 maddesi çerçevesinde dil ve yazı ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacının davaya konu oyun setinin hak sahibi olduğu kanaatine varıldığı, davalıların eyleminin; davacının FSEK'ten doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, somut olayın özellikleri ve B.K. 50-51. maddeleri gereğince maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 25.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştikten sonra: Mütecaviz kontrol kutusu ve kitapçıkların üretilmesi, çoğaltılması, satılması, herhangi bir şekilde ticaret alanına çıkarılması, kullanılması, stoklanması, dağıtılması vs. her tür ticarete konu edilmesinin, tanıtımının reklamının yapılmasının önlenmesine, mütecaviz kontrol kutusu ve kitapçıkları üretmeye, çoğaltmaya yarayan araç, cihaz, makine, kalıp gibi vasıtalara el konularak masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, mütecaviz ürünlerin ... internet sitesinde ve sair her türlü mecrada kullanımının, yayımlanmasının, çoğaltılmasının, satılmasının, satışa arzının, dağıtımının, reklam ve tanıtımının yapılmasının önlenmesine, mütecaviz ürünlerin her türlü sosyal medya hesabında ve web sayfalarından kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir Mahkemece karşı davada; asıl davada davalıların eyleminin, davacının FSEK'ten doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar verildiğinden, karşı davanın reddine karar verilmiştir.Mahkemece birleşen 3. FSHHM'NİN 2014/254 E. sayılı davada: TPMK (TPE) nezdinde 2013/00112 tescil numaralı faydalı model belgesinin, 551 sayılı KHK'nın 154,156 ve 165. maddeleri gereğince hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilmiş ise de, İstanbul 1. FSHHM'nin 2022/131 E. sayılı dava dosyasında 16/03/2023 tarihinde TPMK ya yazılan müzekkereye gelen cevapta: Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı faydalı model belgesinin 10 yıllık koruma süresinin dolduğunun bildirildiği görüldüğünden, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine, birleşen dava yönünden taraflarca istinaf sebebi ileri sürülmediğinden, birleşen davanın esası ile ilgili inceleme yapılmadan mahkemece verilen kararın aynen tekrarına karar verilmiş, Dairemiz kararına karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.Yargıtay bozma ilamında, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarındaki görüşlere değinildiği, yine dava dışı lisans alan ... Şti tarafından açılan ve kesinleşmeyen İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/302 Esas sayılı davada, aynı konuda alınan bilirkişi raporları ve varsa kesinleşen mahkeme ilamının değerlendirilerek, bu dava konusuyla ve bu davada alınan raporlarla karşılaştırılıp, oyunların aynı/benzer olup-olmadığı, FSEK ve haksız rekabet hükümlerince iltibas olup-olmadığı, bu kanun hükümlerine dayalı haklara tecavüzün bulunup-bulunmadığı saptanıp, raporlar arası çelişkiler giderilmesi gerektiği açıklanmıştır.Dosya kapsamında bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2022 tarihli 2020/205 Esas-2022/847 Karar sayılı kararının incelenmesinde; davacı ... Şti tarafından, davalılar ..., ... ve ... Şirketi aleyhine " davalıların müvekkili şirket ile ortak olup uzun yıllar çalıştığını, davalıların müvekkili ile olan çalışması sona erdikten sonra müvekkilinin lisans sahibi olarak .../.../... markaları altında satış ve pazarlamasını yürüttüğü ürünlerin birebir nitelikte aynısını üreterek piyasaya sunacakları yönünde duyumlar aldıklarını, yaptıkları araştırmalar sonunda davalıların "..." başlığıyla TPE nezdinde faydalı model başvurusunda bulunduğunu, "..." adlı ürün için ise 16., 28. sınıflarda marka tescil başvurusunda bulunduğunun tespit edildiğini, davalıların bu başvuruları müvekkili şirket ile çalışırken yaptığını, davalıların haksız rekabette bulunduğunu iddia ile, davalıların haksız rekabetinin tespiti ile men ve ref'ini, haksız rekabeti doğuran araç ve malların ortadan kaldırılmasını, imhasını, müvekkili şirketin hesaplanan zararı doğrultusunda 50.000,00 TL tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili" talebiyle dava açtığı anlaşılmıştır. İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/302 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, davalı tarafın faydalı model belgesine istinaden üretim yaptığını savunduğu, faydalı modelin hükümsüzlüğüne ilişkin İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/69 Esas sayılı dosyada birleşen dava açıldığından, sonucu bu davayı etkileyeceğinden bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/131 E (istinaf kaldırma kararından önce 2017/302 Esas) sayılı dosyasında Dairemizin dosyasının, istinaf kaldırma kararı gereğince bekletici mesele yapıldığı, henüz karar verilmediği mahkemece Dairemize yazılan akibet sorma yazılarından (en son 28/11/2025 tarihli yazı) anlaşılmıştır.İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/131 E (istinaf kaldırma kararından önce 2017/302 Esas) sayılı dosyasında davacı lisans alan ...Şti'nin FSEK'de düzenlenen eser sahipliğinden kaynaklanan haklara dayanmadığı esasen, mali hakların davacı tarafça lisans alana devredilmediği, mali hakların davamız davacısına ait olduğu, sadece ürünün ticarileştirilerek Türkiye'de piyasaya sunulması yönünden lisans verildiği, ... şirketinin de, daha önce şirket ortağı olan davalılar ..., ... ve bu kişilerce kurulan ... Şirketi aleyhine, şirkette edinilen bilgiler kullanılarak ... ürününün faydalı model başvurusuna ve marka başvurusuna konu edilmesi ve ürünün piyasaya sunma hazırlıkları yapılması yönünden haksız rekabete dayalı olarak dava açıldığı, ileri sürülen taleplerle, somut uyuşmazlıkta ileri sürülen taleplerin birbirinden farklı olduğu anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamında alınan raporlar incelendiğinde;01/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının orijinal ürünleri ile davalılara ait olduğu belirtilen ürünler karşılaştırılmak suretiyle yapılan inceleme neticesinde, davaya konu ürünlerin taklit nitelikleri olduğu kanaati bildirilmiştir.10/03/2016 tarihli bilirkişi kurul raporunda özetle: Esas dava açısından; Davacının ... (Türkiye'de satışa sunulduğu hali ile ...) markası taşıyan ve kontrol kutusu + kitapçıklardan oluşan oyun/eğitim setinin FSEK 2/1 maddesi çerçevesinde ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacının hak sahibi olduğu ve işbu davayı açma hakkını haiz olduğu, dosya kapsamında davalının FSEK çerçevesinde bir ihlale sebebiyet vermediği ancak TTK 55/1-a-4 bendi anlamında "..." olan oyun setinin davalı tarafça aynı konseptte başka bir deyişle kitapçık ve kontrol kutusu bir araya getirilerek oyun seti halinde piyasaya sürmesi davacının emek vererek oluşturduğu iş ürününün konseptinden haksız bir şekilde yararlanması sayılacağından vaki durumun TTK 55/1- a-4 bendi anlamında iltibas sayılacağı, dosya kapsamında davacının zararına ilişkin herhangi bir delil ve belge bulunmadığından zarar miktarı net tespit edilemediğinden BK'nın 50 ve 51. maddelerinde yer alan ilkeler uyarınca uygun bir tazminatın taktir edilmesi gerektiği, bu çerçevede somut olaydaki ihlalin niteliği, türü, süresi, özelliği göz önüne alındığında maddi tazminatın 25.000 TL olabileceği, Birleşen dava (Esas No: 2014/254) açısından; davaya konu... sayılı faydalı model belgesine konu geliştirmelerin teknik bir sorunu çözen patent veya faydalı modele konu olabilecek bir buluş olduğu, faydalı model belgesinde bahsedilen geliştirmelerin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı, teknik zorunluluğun davanın konusu olan faydalı modelde dikkate alınmadığı,... sayılı faydalı model belgesine konu buluşun dava dosyasında bulunan mevcut delillere göre yenilik vasfına sahip olduğu kanaati bildirilmiştir. 18/10/2016 tarihli bilirkişi kurul raporunda özetle: Davacı tarafın haklarına sahip olduğu ... ibareli ürünler ile davalı tarafların haklarına sahip oldukları "..." ibareli ürünlerin karşılaştırılması ile yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davacının ürünleri üzerinde kullandığı ... ve ... ibâreleri ile davalının ürünleri üzerinde kullandığı ... ibarelerinin 556 sayılı KHK çerçevesinde tecavüz oluşturmadığı, ... başvuru nolu "..." buluş başlıklı faydalı modelin koruma kapsamı 551 sayılı KHK çerçevesinde incelendiğinde; dava dosyasına delil olarak sunulmuş olan davacıya ait ... ibareli ürünün ... başvuru numaralı "..." buluş başlıklı faydalı modelin koruma kapsamında olduğu, davacıya ait ürünün üretim tarihinin; faydalı modelin başvuru tarihi olan 04.01.2013'den önce olması durumunda ... nolu "Zeka geliştiren oyun setinde geliştirme" buluş başlıklı faydalı modelin yenilik unsuru taşımaması nedeniyle hükümsüz kılınacağı, davacı yana ait ürünün üretim tarihinin; faydalı modelin başvuru tarihi olan 04.01.2013'den sonra olması durumunda davacıya ait incelemesi yapılan ... ibareli ürünün ... başvuru numaralı "..." buluş başlıklı faydalı modelin koruma kapsamına tecavüz oluşturacağı sonucuna varıldığı, davacıya ait incelemesi yapılmış olan ... ibareli ürünün üretim tarihi belli olmaması nedeniyle tecavüz ya da hükümsüzlük konusunda karar verilemediği, davacıya ait ... ibareli kitap ile davalıya ait ... ibareli kitap (... ibareli kitap örneği dosyada olmadığı için ... internet sitesinden indirilmiştir.) karşılaştırıldığında; iki kitabın da FSEK kapsamında farklı eserler olarak değerlendirilmesi gerektiği, kitaplar arasında benzerlik ya da iltibas yaratacak unsur olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 11/07/2017 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacı tarafın haklarına sahip olduğu ... ibareli ürünler ile davalı tarafların haklarına sahip oldukları "..." ibareli ürünlerin karşılaştırılması ile yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; ... başvuru nolu "..." buluş başlıklı faydalı modelin başvuru tarihi itibariyle yenilik unsuru taşımadığını ispatlayacak bir delilin dosyada bulunmaması nedeniyle ... başvuru nolu "..." buluş başlıklı faydalı modelin başvuru tarihi itibariyle yenilik unsuru taşıdığı ve hükümsüz kılınmasına gerek olmadığı, davacıya ait ... ve ... ibareli kitaplar ile davalıya ait ... ibareli kitap (... ibareli kitap örneği dosyada olmadığı için ... internet sitesinden indirilmiştir.) karşılaştırıldığında; kitapların FSEK kapsamında farklı eserler olarak değerlendirilmesi gerektiği, kitaplar arasında benzerlik ya da iltibas yaratacak unsur olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, Mahkemenin 24/11/2016 tarihli ara kararının 3. maddesi gereğince 26/10/2016 tarihli ara karar doğrultusunda; davacı yanın FSEK 70/2 maddesi uyarınca maddi tazminat talebine ilişkin olarak, davalı .... Şti'nin...Beşiktaş/İSTANBUL'daki iş yerinde ... Çarşamba günü ticari defter ve belgeler üzerinde davalıların elde ettiği karın tespiti açısından yapılan inceleme sonucunda; davalı şirketin işe başlangıç tarihi olan 21/03/2013 tarihinde, 03/06/2014 dava tarihine kadar olan dönemde, dava konusu olan ... ... Setlerinden elde ettiği net karın 23.473,21 TL olarak hesap edildiği bildirilmiştir. 17/05/2019 tarihli bilirkişi kurul raporunda özetle: Davacının ... (Türkiye'de satışa sunulduğu hali ile ...) markası taşıyan ve kontrol kutusu + kitapçıklardan oluşan oyun/eğitim setinin FSEK 2/1 maddesi çerçevesinde ilim ve edebiyat eseri olduğuna dair, 10/03/2016 tarihli bilirkişi kurul raporundaki görüşe katıldıklarını, oyun setinin bir bütün olarak FSEK korumasından yararlanacağını, ... ürünlerinin; ebat, renk ve şekil yönünden hemen hemen aynı, bu ürünleri ...'un "..." mottosunu çok andıracak şekilde"..." şeklinde ve ek ürünü ...'un "..." şeklinde sunmasına karşılık, yine çok benzer şekilde "..." olarak sunması, kitapçıklarda yer alan oyunları set ya da oyun kutusu üzerinden oynatması, bu sayede etkinlikleri, kutu sayesinde bir oyunu dönüştürmesi, oyunların/ etkinliklerin sağlanmasının yapılması noktasında taşların arasında şekiller oluşturulması ve bu şekillerin, kitapçıklarda sayfa üzerinde göstermesi gibi uygulamalar esinlemeden ya da benzerlikten öte bir benzer kullanma, telif barındıran bir eseri neredeyse aynı şekilde üretip pazarlama durumunu ortaya koyduğu, setlerden birisini zemin renginin kırmızı, diğerinin turuncu olması ya da kitapçıklara farklı alt başlıklar verilmesi bu "büyük benzerlik" ya da "bir tasarımı özgün veya orjinal bir tasarımı izin almaksızın kullanma" olgusunu değiştirmediğini, sonuç olarak değerlendirildiğinde: Kitapçıklar ile kontrol kutusu oyun setinin ayrılmaz birer parça olduğu, ayrı ayrı her ikisinin de bir anlam ifade edemeyeceği, oyun setinin ambalajında farklılıklar olsa da tasarımın aynı olduğu, davacının oyun setinin davalılar tarafından benzer şekilde kullanıldığı, her ne kadar oyun setinin ambalaj kutusunda farklılıklar olsa da, tasarımın aynı olduğu, "..." sözcüğünün her iki üründe de "..." olarak yazılmasının doğru olmadığı, fark edilmeyen küçük bir ayrıntı olduğu, kutu ebatlarının ve kontrol kutularının ebatlarını hemen hemen aynı olduğu, kutuların içindeki taşların sayılarının (12), rakamların, tasarımın aynı olmasının davacının ürününün ayniyet derecesinde benzerinin üretilmiş olduğunu gösterdiği, davalıların, davacıların iş yerinde, önceden 7 yıl kadar çalıştıkları, çalıştıkları esnada ... tasarlayıp planlamış oldukları dikkate alındığında, oyun setinin ambalajında ve kontrol kutusunda farklı düzenlemeler yaparak taklit etme görüntüsünden kaçındıkları, ürün kalıplarında ve ambalajında yapılan değişikliklerin, davacının ürününün benzer olarak üretildiği durumunu değiştirmediği, FSEK kapsamında bir iltibas, iktibas, ihlal ve haksız rekabet olduğu, dava konusu ... numaralı faydalı modeli teknik ihtivasının 1950 tarihli ... patent yayını karşısında yenilik arz etmediği, ... patentin teknik ihtivasının kamu malı haline gelmesinin ticari olarak piyasada üretilen ürünlerin haksız rekabete izin verecek ölçüde birebir benzer olmasına gerekçe olmadığı, mali yönden yapılan inceleme sonucunda: Davacının maddi tazminat olarak talep ettiği 50.000 TL asıl alacak + 3.769,09 TL faiz olmak üzere toplam 53.769,09 TL faizli tutar hesaplandığı, davacı vekilince FSEK 70/3 maddesi gereğince davalıların elde ettiği karın davacıya devri için 50.000 TL talep edildiği, ancak yapılan hesaplamada 23.473,21 TL kar elde edildiğinin belirlendiği, 1.769,46 TL faiz ile toplam 25.242,62 TL talep edilebilecek tutar hesaplandığı, mahkemece davalıların elde ettiği karın davacı vekilince talep edilen 50.000 TL 'nin altında olması nedeniyle 50.000 TL dikkate alınması halinde bu tutar için 3.769,09 TL faiz hesaplandığı, mahkemece FSEK 70/3 maddesine göre talep kabul olunmaması halinde davalıların haksız rekabeti sebebiyle 6102 sayılı TTK 56 .maddesi uyarınca ihtar tarihinden dava tarihine kadar reeskont faizi ile birlikte 53.769,09 TL hesaplandığı, davacı- karşı davalının zararına ilişkin dosyaya sunulmuş herhangi delil ve belge bulunmadığı, bu nedenle davacı zararı net tespit edilemediği, haksız rekabet açısından oluşmuş zararın aranması gerektiği, davalıların davacıya vermiş olabileceği zarar davalıların elde ettiği kar ile sınırlı olması hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Dosya kapsamında alınan 10/03/2016 tarihli bilirkişi kurul raporunda ve 17/05/2019 tarihli bilirkişi kurul raporunda bir birini teyit eder şekilde, setin ayrılmaz parçası olan kitapların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, FSEK 2/1 maddesi çerçevesinde dil ve yazı ile ifade olunan belli bir üslup ve sistematik dahilinde hazırlanmaları ve maddi bir cisim üzerine tecessüm ettirilmeleri nedeniyle bilim ve edebiyat eseri vasfında olduğu beyan edilmiştir.Fikri mülkiyet hukukunda, fikir ve metodların telif hukukuyla korunmadığı ancak fikrin ifade ediliş tarzının korunduğu, 5846 Sayılı FSEK 1/B-a bendi gereğince, bir ürünün eser olarak korunması için Kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması (objektif unsur) ve sahibinin hususiyetini taşıması (subjektif unsur) gerektiği, hususiyetin hem şekli hem de içerik itibarıyla bulunması gerektiği, özel niteliğe sahip yeni bir düşünce yaratıcılığı oluşturmayan ürünlerin ise eser vasfında korunmayacağı kabul edilmektedir.Somut uyuşmazlıkta mahkemece alınan raporlarda, eğitici öğretici oyun setlerinin aynı mantık ve usulden hareketle oluşturduğu, setin kullanımında, kitapçıktaki soruların doğru cevaplanması yada verilen görevlerin yapılması neticesinde kontrol kutusundaki taşların ait olduğu kısma yerleştirildiği, sonuçta taşların arasındaki şekillerin birleştirilerek belirli bir resme/şekle ulaşıldığı anlaşılmaktadır.Oyunun fikri ve mantığının telif hukuku ile korunamayacağına yönelik itiraz yerinde ise de, davacı tarafın ... isimli oyun setindeki fikrin somut olarak ortaya konuluş şeklinin eser vasfında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir.Davacı vekilinin dosyaya delil olarak ibraz ettiği, Köln Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin 13/07/2012 tarihli 6 U 225/08 sayılı kararında davacının "...", "...", "..." öğretici oyunlarının eser vasfında olup olmadığının tartışıldığı, karar içeriğinden, ... öğretici oyunlarının eser vasfının değerlendirilmesinde kontrol cihazları ile alıştırma defterlerinin bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldığı, davacının öğretici oyunlarının Telif Hakları Kanununun 2 I Nr. 7 maddesi anlamında bilimsel türden sunumlar olduğu ve telif hakları bakımından koruma altında olduğunun, bilimsel türden bir gösterimin eğer öğretici veya eğitici bilgilerin gösterilen bir nesne üzerinden grafik veya plastik sanatın ifade araçlarıyla iletilmelerine yarıyorsa, mevcut olduğunu, bu açıdan ... öğretici oyunlarının, grafiksel gösterimlerin yardımıyla bilimsel bilgiler öğretmeye yaradığı, öğretici oyunların çocuklara yönelik olması ve en basit bilgiler iletmesinin buna engel oluşturmadığı, oyun fikirler ve sistemlerinin kendiliklerinden değilse de, somut şekilleriyle korunabilir oldukları, ... serisi öğretici oyunların bilimsel cinsten sunumlar olarak ele alınması gerektiği, bilimsel cinsten sunumların telif hakkı ile korunmuş olan yaratıcı unsurlar bakımından içeriğin değil, tek başına sunumun biçiminin önemli olduğunu, bilimsel yada teknik cinsten sunumlarda zihinsel yaratıcılığın sunumun kendisinde bulunması gerektiğini,, sunumun bilimsel yada teknik içerik bakımından yaratıcılığının öneminin bulunmadığını, bir eserin bilimsel yada teknik fikirlerinin, telif koruma yasasına ait konular olmadığını ve böylece bilimsel yada teknik sunumların korunabilir olup olmadıkları bakımından gerekçelerinin temelini oluşturmadığını, davacı ve davalıya ait alıştırma defterlerinin içerik ve ödevler bakımından birbirinden farklı olmalarının davacıya ait öğretici oyunların telif haklarını ihlal etmiş olmasının bir göstergesi olmadığını, sonuç olarak davacının ... serisi öğretici oyunlarının eser vasfında olduğunu kabul etmiştir.Davalı vekilinin, dosyaya sunulan Alman Mahkeme kararının tercümesinin hatalı olduğu, yasadaki tasvir ibaresi yerine tercümede sunum yada grafik/şekiller ibarelerinin kullanıldığı, Alman telif hukukunun bilimsel sunumları korumadığı, dilekçede yer verdikleri tercüme hataları nedeniyle, Alman Mahkeme kararının delil olarak kullanılamayacağı, FSEK'te ilmi ve teknik mahiyette tasvirlerin korunacağına dair hüküm bulunmadığı görüşünü ileri sürmüştür.5846 Sayılı FSEK 2,3,4 ve 5. Maddelerde sırasıyla ilim edebiyat eserleri, musiki eserleri, görsel sanat eserleri, sinema eserlerinin sayıldığı, bu sınıflama ve sınırlandırmanın genişletilemeyeceği, sınırlı sayıda (numeris clausus) olduğu, bunların dışında bir kategori yapılıp koruma sağlanamayacağı ancak belirtilen bu dört kategorinin içlerine ilgili kategorinin özelliklerini taşıyan yeni eser türlerinin eklenebileceği, bu eklemelerin sınırlı sayı prensibine engel olmadığı (bkz Metin TURAN-Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda Eser Çeşitleri: Karşılaştırmalı Bir Analiz-Bilgi Dünyası 2014) anlaşılmaktadır.Türkiye'nin de taraf olduğu "Edebiyat ve Sanat Eserlerinin Korunmasına İlişkin Bern Sözleşmesi"'nde "Birlik ülkeleri, eser sahiplerinin edebiyat ve sanat eserleri üzerindeki haklarını mümkün olduğu kadar etkili ve birbirine uyumlu bir şekilde korumak ortak arzusunda oldukları" düzenlenmiştir.Sözleşmenin 2/1. Maddesinde Edebiyat ve Sanat Eserlerinin; “Edebiyat ve Sanat Eserleri” deyimi, ifade şekli ne olursa olsun, edebiyat, bilim ve sanat alanındaki kitaplar, dergiler ve diğer yazılar; konferanslar, nutuklar, vaazlar ve benzer nitelikteki diğer eserler; dramatik eserler veya dramatik-müzik eserleri; koreografik eserler ve pandomima gösterileri; sözlü veya sözsüz müzikal kompozisyonları, sinema tekniğine benzer bir yöntemle ifade edilen sinematografik eserler; çizim, sulu ve yağlı boya resim, mimarlık,heykeltraşlık, oymacılık ve taş basma eserler, fotoğraf tekniğine benzer bir yöntemle ifade edilen fotoğraf eserleri; uygulamalı sanat eserleri; resimlendirmeler, haritalar, planlar, krokilerve coğrafya, topografya, mimari veya bilimsel üç boyutlu eserler gibi bütün ürünleri içerecektir." şeklinde sayıldığı, ancak sayımın tahdidi olmadığı anlaşılmıştır.Sözleşmenin 2/2. Maddesinde; "Bununla birlikte, maddi bir araç üzerine tespit edilmedikçe korunamayacak olan genel veya açıkça belirtilen herhangi bir kategorideki eserlerin tanımlamasının, Birlik içindeki ülkelerin mevzuatı tarafından düzenlenecektir." Sözleşmenin 2/6. Maddesinde;" Bu madde de söz edilen eserler, bütün birlik ülkelerindeki korumadan yararlanır. Bu korumadan eser sahipleri ve halefleri yararlanır."Sözleşmenin 5/1. Maddesinde," Eser sahipleri, bu Sözleşme ile korunan eserleri ile ilgili olarak, bu sözleşme ile özel olarak verilen haklarda olduğu gibi kaynak ülke dışındaki Birlik ülkelerinde kanunları ile kendi yurttaşlarına şimdi öngördükleri ya da ileride öngördükleri haklardan yararlanacaklardır." Sözleşmenin 5/2 Maddesinde; "Bu haklardan yararlanma ve bunları uygulama herhangi bir formaliteye tabi olmayacaktır; bu gibi yararlanma ve uygulama, eserin kaynak ülkesindeki mevcut korumadan bağımsız olacaktır. Sonuç itibarıyla, bu sözleşme hükümlerinden ayrı olarak korumanın kapsamı, eser sahibine haklarını korumak için tanınan düzeltme olanaklarında olduğu gibi yalnızca korumanın talep edildiği kanunları ile düzenlenecektir."Sözleşmenin 6/1 maddesinde;"Eser sahibinin mali haklarından bağımsız olarak ve bu hakların devrinden sonra dahi, eser sahibi, eseri üzerindeki sahipliğini ileri sürmek ve eserinin har türlü tahrifine, bozulmasına veya diğer değişikliklerine veya şeref ve itibarına zarar verebilecek her türlü küçük düşürücü fiillere itiraz etme hakkına sahip olacaktır." hükümleri düzenlenmiştir.Türkiye'nin de taraf olduğu Uluslararası sözleşme hükümleri, Köln Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin kararındaki davacı ... eğitim setinin eser vasfında olduğuna yönelik tespit ve mahkemece alınan rapordaki davacı ürününün edebiyat eseri olduğu yönündeki tespit dikkate alındığında, davacı ürününün edebiyat eseri kategorisine girdiği, somut olarak fikrin ifade edilişinde hususiyet barındırdığı ve edebiyat eseri kategorisine girdiği davacının oyun setindeki kontrol kutusu için alınan tasarım tescilinin süresinin dolması ve yabancı patent belgelerine yönelik iddialarının telif koruması ile patent korumasının farklı hukuki yararları koruduğundan sonuca etkili olmadığı,davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.FSEK 48. Maddesi uyarınca,Eser sahibi, eserinden yararlanabilmek için eserle ilgili kendisine tanınan malî haklar üzerinde üçüncü kişilere bazı yetkiler tanımak yada hakları devir edebilir.Malî hakkın devri bir tasarruf işlemi olduğundan sözleşmenin yapılmasıyla birlikte malî hak, eser sahibinin mal varlığından çıkar ve devralanın mal varlığına dahil olur.Malî hakkı devralan hakkı devredenin yerine geçer ve herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir hakkın sahipliğini elde eder. Devirle birlikte hakkın devralanın mal varlığına dahil olmasıyla birlikte devreden hakkın sahibi olma vasfını yitirir ve aynı hakkı ikinci bir defa başkasına devredilmesi olanaksızdır.Dolayısıyla devirle birlikte devralan üçüncü kişilere karşı bu malî hakkın sağladığı yararlanma ve yasaklama yetkilerinin tamamını kullanır; hatta yasaklamaya ilişkin yetkilerini eser sahibine karşı da ileri sürebilir.Dava konusu eser vasfındaki oyun/eğitim setinde yer alan kitapçıkların yazarları ile davacı tarafından yapılan sözleşmeler ile bu kitapların mali haklarının koruma süresinin sonuna kadar mekan ve lisans sınırlaması olmaksızın davacıya devredildiği, FSEK 48. Maddesi uyarınca davacının eserin mali haklarının asli iktisap yolu ile sahibi olduğu, davacının dava dışı ... ŞİRKETİ' ile eserin Türkiye'de satış ve pazarlama hususunda lisans sözleşmesi düzenlediği dikkate alındığında eserin mali hak sahibi olan şirketin dava dışı şirkete lisans vermesi sadece, eserin satış ve pazarlama yetkisine ilişkin olduğu, davacının eser üzerindeki mali haklarını dava dışı şirkete devretmediği,Türkiye'de dava dışı şirkete lisans verilmesinin eser sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullanmasına engel olmadığı, eser sahibinin 3. Kişilere karşı tecavüz iddiasıyla FSEK kapsamında her türlü dava ve talep hakkını kullanabileceğinden, davacının dava açma hakkı bulunmadığına dair ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı vekilince tüzel kişiliği olan...Şti'nin yayıncı olduğunu, ... ve ...'nin ise şirket ortağı sıfatıyla davaya muhatap olduğunu, kural olarak limited şirket ortaklarının şirketin işlemlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek husumet itirazında bulunmuşsa da FSEK 66/1-2-3 maddelerinde;
(1) Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini dava edebilir.
(2)Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir.
(3) Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir" hükümleri düzenlenmekle, davalıların davalı şirket yetkilisi ve aynı zamanda şirket ortağı oldukları göz önüne alınarak, mahkemece tazminat borcundan davalı şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı vekili mahkemece itibar edilen 17/05/2019 tarihli bilirkişi raporu ile dosya kapsamında alınan raporların çelişkili olduğunu, hükme esas alınamayacağını ileri sürmüş, Yargıtay bozma ilamında da, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarındaki farklılığa değinilmişse de; 17/09/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, önceki raporlardaki görüşler de değerlendirilmiş, çelişkileri giderecek şekilde, ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde rapor düzenlendiği,hükme esas alınabileceği kanaatine varılmıştır.Davacı "..." oyun setinin edebiyat eseri kategorisinde korunduğu, hususiyet arzettiğine yönelik tespitlerin ve davacının hak sahipliğine yönelik tespitin tüm raporlarda kabul edildiği anlaşılmakla birlikte telif hakkı ihlali yönünden ileri sürülen görüşlerde farklılık bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan 10/03/2016 tarihli raporda; "Kontrol kutusunun işlevi, taşların özellikleri ve işlevleri, kitapçıkların özellikleri ve oyun/görev esnasında kullanımları, oyun kurgusu ve mantığı, oyun/görev ve kazanımları dikkate alındığında, her iki üründe yer alan aynılığın fikirler ve kurgu yönünden olduğu, FSEK çerçevesinde fikirler ve usullerin değil ifade tarzının korunacağı, hak ihlali için ifade tarzından başka, kitapçık ve içeriklerinden faydalanılması gerektiği, her iki kitapçıktaki tasarım farklılığı, kitap boyutları, yazı karakterleri, bazı görseller, kontrol kutusunun tasarım farklılığı,rengi, kutunun açma kısmının farklı tasarlanmış olması gibi farklılıklar göz önüne alındığında telif hakkı ihlalinin bulunmadığı beyan edilmiştir.Mahkemece alınan 18/10/2016 tarihli heyet raporunda; davacı kitabında kapak içinde yazar isimlerinin belirtildiği, davalı kitabında belirtilmediği, farklı karakter yada görseller kullanıldığı, davacı kitapçığında sayfanın üst köşesinde doğrulama grafiği davalı kitabında sayfanın alt köşesinde doğrulama grafiği bulunduğu, ... kitapçığında çizgi karakterler kullanıldığı, bu karakterlerin kitapçığın çeşidine göre farklılık içerdiği beyan edilmiştir. Bilirkişilerce ileri sürülen farklılıkların telif korumasında dikkate alınan unsurlar olmadığı, eğitici/öğretici oyun fikrinin ifade ediliş tarzının aynı olduğunun bilirkişi raporları içerisinde açıkça beyan edildiği, dikkate alınmaması gereken farklılıkların dikkate alınarak farklı hukuki sonuca varıldığı, bu hususun hükme esas alınan raporda daha önce davacı şirketin lisansörü şirkette 7 yıl çalışan davalıların, ambalaj ve oyun setindeki farklılıkları taklit etme görüntüsünden kaçmak için yaptıklarının anlaşıldığı şeklinde ifade ettikleri anlaşılmakla son raporun hükme esas alınmasında bir engel görülmemiştir.Davacıya ait ... Türkiye'deki karşılığı ...' ürünü ile davalıların üretip pazarladıkları ... ürünlerinin; mahkemece alınan rapordaki " ebat, renk ve şekil yönünden hemen hemen aynı olduğu, setler üzerindeki "..." ile "..." şeklindeki sloganların benzer olduğu, sete dahil "..." ile "..." olarak adlandırılan ek ürünün sunumunun benzer olduğu, ürünlerin tasarım ve ticari sunumlarının benzer olduğu yine oyunun içeriği ile setlerin kullanımın şeklinin de benzer olduğu dikkate alındığında davalının ürününün esinlemeden ya da benzerlikten öte, bir eseri neredeyse aynı şekilde üretip pazarlama durumunu ortaya koyduğu, taraflara ait setlerdeki zemin renginin farklı olması, kitapçıklara farklı alt başlıklar verilmesi gibi küçük farkların ayniyet boyutuna varan benzerliği ortadan kaldıracak farklılıklar olmadığı,davacının eğitici/öğretici oyun fikrinin ifade ediliş tarzı ile ayniyet derecesinde benzerinin üretilmiş olmasının iktibas oluşturduğu ve bu nedenlerle davalı ürününün FSEK kapsamında mali hakların ihlali teşkil ettiğine" yönelik tespit dikkate alınarak mahkemece telif hakkından kaynaklanan tecavüze yönelik davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ancak mahkeme karar gerekçesi düzeltilmekle davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerektiği kanaatiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.FSEK 70/2-3 maddesinde ;" Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere müteallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir.Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de isteyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir." düzenlemesi mevcuttur.Davacı mali hakların ihlali nedeniyle FSEK 70/2 ve 70/3 maddesine göre tazminat talep etmiştir. Davalıların eserin mali haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin,haksız fiil niteliğinde olduğu, davalıların, davacıların lisans verdiği iş yerinde, 7 yıl kadar çalıştıkları, davacı ürününden haberdar oldukları buna rağmen ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünü ürettikleri bu nedenle meydana gelen ihlalde kusurlu oldukları, davacının zararını tazminle sorumlu oldukları gibi ihlal suretiyle elde edilen kar ile de davacıya karşı sorumlu oldukları açıktır. Davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davada hükmedilen tazminata yönelik istinaf sebebinde; FSEK 70/2 ve 3 maddeleri ile haksız rekabete yönelik tazminat talebinde bulunmalarına rağmen mahkemece tek tazminat talebi varmış gibi hüküm kurulması ve eksik inceleme yapılmasının yerinde olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bilirkişilerce hükme esas alınan raporda davalı defterlerinin incelenmesi yerine önceki itiraz ettikleri rapordaki tespitlerle yetinildiğini ileri sürmüştür. Dosyanın incelenmesinde davacı tarafça FSEK 70/2 maddesine göre haksız fiil hükümlerine göre karar verilmesini ve FSEK 70/3 maddesine göre temin edilen karın da kendisine verilmesini talep ettiği, davacı ile dava dışı ... arasında yapılan Lisans Sözleşmesi 4.1.1 ve 4.1.2 maddelerinde, lisans alandan satış fiyatı üzerinden %8 ve %4 lisans ücreti ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının taklit ürün satışından ötürü davacı lisans verenin gelirinin azalacağının sabit olduğu, mahkemece hükme esas alınan raporda davacının 50.000 TL zararının ve mahkemece davalı şirketin işe başlangıç tarihi olan 21/03/2013 tarihinden, 03/06/2014 dava tarihine kadar olan dönemde, davacının maddi zararının dava konusu olan ... ... Setlerinden elde ettiği net karın 23.473,21 TL olarak hesap edildiği, TBK 50. Madde hükümlerine göre 25.000 TL tazminata hükmedildiği ancak mahkemece kararda gerekçesi açıklanmadan FSEK 70/3 maddesine göre tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. FSEK 70/3-son elde edilen karın istenmesi halinde "68. Madde uyarınca talep edilen bedelin indirileceğini" düzenlemiştir. Madde düzenlemesi ve Yargıtay uygulamasından, FSEK 70/3-son maddesindeki tazminatın varsayımsal bedel olduğunun kabulü gerektiği, bu istemin talep edilebilmesi için davacının maddi bir zarara uğraması ve bunu kanıtlaması gerekmediği, bu istemin bir tazminat türü yada bir tazminatın hesaplanması yöntemi olmadığı (bkz Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu, Levent Yavuz, Türkay Alıca, Fethi Merdivan, Cilt II, Gözden geçirilmiş 2. Baskı, sf 2216) bu durumda, FSEK 70/3 maddesi gereğince davalının elde ettiği 23.473,21 TL karın da dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacı tarafça haksız rekabete ilişkin tazminatın terditli olarak ileri sürüldüğü diğer talepleri kısmen kabul edildiğinden terditli talebinin değerlendirilmesine gerek olmadığı kanaatiyle davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Karşı Dava Yönünden Değerlendirme;Asıl davacıların karşı davacılara yönelttikleri ihlal ve haksız rekabet iddiaları ile haksız rekabete sebebiyet verildiği ileri sürülmüş ise de, asıl davada davalıların eserden kaynaklı mali haklara tecavüz ve başkasının iş ürünleri ile karıştırılmaya sebebiyet verecek, ticari dürüstlük kurallarına aykırı ihlal oluşturan kullanımları sebebiyle asıl davanın kabulü yönüne gidildiği bu itibarla davacı tarafın yasal haklarını kullanmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gözetildiğinde, karşı davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik söz konusu değildir.Birleşen Dava Yönünden Değerlendirme;Birleşen davada, davalılar adına tescilli ...numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talep edilmiş ise de, dava konusu faydalı model belgesinin yargılamanın devamı sırasında 10 yıllık koruma süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın konusuz kaldığına yönelik mahkeme kararına karşı taraf vekillerince istinaf sebebi ileri sürülmediğinden, HMK 355. Madde gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak inceleme yapıldığından, birleşen davanın esası incelenmemiştir.Davacı vekilinin müvekkilinin oyun setinin ... farklı olduğuna yönelik gerekçeye asıl ve birleşen davaya ilişkin kararda yer verilmemesi nedeniyle istinaf başvurusunda bulunmuşsa da, patent ve telif koruması farklı hukuki yararları koruduğundan ve farklı koşullara sahip olduğundan, patent ile telif korumasına tabi ürün karşılaştırması yapılmasının gerek olmadığı bu yönde gerekçeye yer verilmemesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı birleşen davada davalı vekilinin, birleşen davaya yönelik istinaf sebeplerinde;, davacıların faydalı model tesciline konu kontrol kutusunun müvekkilin ve lisans alanlarının önceki tarihlerde satışa sunulduğu sabit olan kontrol kutuları sebebiyle yenilik unsuru ihtiva etmediği hususunun da hükme bağlanmasını talep etmişse de, dilekçesinde davanın konusuz kalmasına yönelik karara karşı istinaf sebebi ileri sürmediği, kararın gerekçesinin düzeltilmesinde dava esastan neticelenmiş gibi gerekçeye yer verilmesinin yerinde olmadığı, davalının hukuki yararının bulunmadığı kanaatiyle birleşen davaya yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, yukarıda açıklanan gerekçelerle,Yargıtay bozma ilamında akıbetinin araştırılması istenilen İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/302 Esas sayılı dosyası ile görülen davanın, haksız rekabete dayalı olması, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması, konusunun farklı olması nedeniyle 2017/302 Esas sayılı dosyada alınan raporlar ile, bu dosyada alınan raporların karşılaştırılmasının, davanın sonucuna etkili olmaması, ayrıca Köln Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin kararı, mahkemece alınan 17/05/2019 tarihli bilirkişi kurul raporu göz önüne alındığında, çelişkilerin giderildiği, uyuşmazlığın çözümü yönünden aydınlatılması gereken hususlarda denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, hükme esas alınabileceği kanaatine varılmakla, Yargıtay ilamında açıklanan bozma gerekçelerine iştirak edilmemiş, Dairemizin 28/11/2024 tarihli 2024/761 E. 2024/1933 K Sayılı ilamında DİRENİLMESİNE, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Dairemizin 28/11/2024 tarihli 2024/761 E. 2024/1933 K. Sayılı ilamında DİRENİLMESİNE,

2-Taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı KISMEN KABULÜ ile,

3-İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/07/2023 tarih, 2021/69 E., 2023/128 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

4-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
-Davalıların eyleminin; davacıya ait esere dayalı FSEK ten doğan haklarına TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABET OLUŞTURDUĞUNUN TESPİTİNE, MENİNE, REF'İNE
- Asıl davada maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ;
-FSEK 70/2 maddesi kapsamında maddi tazminat miktarı net olarak belirlenmediğinden TBK' nın 50 - 51. maddeleri gereğince takdiren 25.000 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-FSEK 70/3 maddesi gereğince; davalının elde ettiği 23.473,21 TL karın 03/06/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,
-Mütecaviz kontrol kutusu ve kitapçıkların üretilmesi, çoğaltılması, satılması, herhangi bir şekilde ticaret alanına çıkarılması, kullanılması, stoklanması, dağıtılması vs. her tür ticarete konu edilmesinin, tanıtımının reklamının yapılmasının önlenmesine, mütecaviz ürünlerin ... internet sitesinde ve sair her türlü mecrada kullanımının, yayımlanmasının, çoğaltılmasının, satılmasının, satışa arzının, dağıtımının, reklam ve tanıtımının yapılmasının önlenmesine, mütecaviz ürünlerin her türlü sosyal medya hesabında ve web sayfalarından kaldırılmasına,
-Mütecaviz kontrol kutusu ve kitapçıkları üretmeye, çoğaltmaya yarayan araç, cihaz, makine, kalıp gibi vasıtalara el konularak karar kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına,
-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline,

5-KARŞI DAVANIN REDDİNE,

6-BİRLEŞEN 3. FSHHM'NİN 2014/254 E. SAYILI DAVASINDA:
- Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı faydalı model belgesinin 10 yıllık koruma süresinin dolduğunun bildirildiği görülmekle dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

7- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
A)1- Asıl dava yönünden ;
-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL+ 3.311,20 olmak üzere toplam 4.043,20 TL karar harcından peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile 2.335,45‬ TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
A)2-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 25,20 TL başvurma harcı, 1.707,75 peşin harç, 3,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.736,75‬ TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
A)/3- 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 348,30 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 7.348,30 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 3.561,72 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
A)/4- İlk derece mahkemesinde davalılar tarafından yapılan 3.700,00 TL bilirkişi ücreti ile 510,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 4.260,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre 2.169,41 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
A)/5- Esere vaki tecavüz ve haksız rekabet yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
A)/6- Kabul edilen toplam (23.473,21 TL+25.000,00 TL) 48.473,21 TL Maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
A)/7- Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,
B)/1-Karşı dava yönünden;
-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 13,10 TL'nin mahsubu ile 718,90 TL harcın karşı - davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
B)/2Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacılardan müteselsilen tahsiliyle karşı-davalıya verilmesine,
C)/1- Birleşen dava yönünden;
-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 karar harcından peşin alınan 25,20 TL'nin mahsubu ile 729,80 TL harcın davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre ; davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
C)/2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
C)3-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 25,20 TL başvurma harcı, 25,20 peşin harç olmak üzere toplam 50,40‬ TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,

8-İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
8/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden taraflarca yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
8/b-İstinaf yargılaması için davacı karşı davalı tarafından yapılan 3.508,20 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 100,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.608,20 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacı karşı davalıya verilmesine,
8/c-İstinaf yargılaması için davalılar karşı davacılar tarafından yapılan 3508,20 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 412,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.920,2 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsiliyle davalılar karşı davacılara verilmesine,
8/ç-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacı karşı davalıya verilmesine,
5/d-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 22.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan tahsiliyle davalılar karşı davacılara verilmesine,
5/e-Temyiz yargılaması için taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/11/2024 tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026