İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... ... otel mobilyaları işi yaptığını, davalının muhtelif zamanlarda davacı müvekkili şirkete otel mobilyalarında kullanmak üzere kaplama işi yaptırdığını, davacı müvekkilinin davalı şirketin muhtelif zamanlardaki siparişlerini tamamlayıp teslim ettiğini, yapılan işin karşılığında 2024 yılında iki 2025 yılında bir adet fatura düzenleyip tebliğ etmiş olmasına rağmen söz konusu faturaların ödenmediğini, akabinde söz konusu alacak için icra takibinin başlatıldığını ve davalı tarafından bu takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yapılan arabuluculuk toplantısında da anlaşılamaması nedeniye huzurdaki davanın ikame edildiğini, davalı şirketin otel mobilyalarında kullanılan bir kısım malzemenin kaplama işini davacı müvekkiline verdiğini, verilen siparişler nedeniyle yapılan işin karşılığında 17.01.2025 tarih numaralı 95.040,00 TL bedelli, 26.12.2024 tarih numaralı 34.680,00 TL bedelli, 18.10.2024 tarih numaralı 16.560,00 TL bedelli toplam 146.280,00 TL fatura düzenleyip davalı şirkete tebliğ ettiğini, davalı şirketin söz konusu faturalara itiraz etmediğini, davalının talep ettiği malların hazırlanıp teslim edildiği ve karşılığında düzenlenen faturaların ödenmesi için talepte bulunulduğunun görüldüğünü, arz edilen faturaların davalı şirkete gönderildikten sonra davalı şirket yetkilileri ile yapılan ... yazışmaları uyarınca davacı müvekkili şirkete ödeme yapılacağı söylenmişse de hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı tarafından verilen siparişlerin teslim edilip faturaları davalı şirket tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen davacı müvekkilinin alacağının ödenmediğini, davacı müvekkilinin ... muhasebe programını kullandığını, bu program bünyesinde düzenlenen söz konusu faturaların davalı şiket tarafından kabul ediliğini, programda durum kodunun kabul edildi olarak görüldüğünü, kabul edildi işleminin davalı şirket tarafından yapıldığını, ayrıca bu programda faturalara ilişkin gönderim zamanı, ettn no, gönderim zamanı, alıcı e-posta, gib evrak no ve durum kodu gibi bilgilerin yer aldığını, müvekkiline ait ... programında yapılacak inceleme neticesinde tüm bu bilgilere ulaşılabileceğini, söz konusu faturaların ödenmemesi nedeniyle 24.02.2025 ... 5. Genel İcra Dairesinde 2025/... Esas sayılı dosyada icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibine davalı şirket tarafından 27.02.2025 tarihinde itiraz edilmiş olup söz konusu takibin durduğunu, davanın konusu zorunlu arabuluculuk kapsamında olması nedeniyle 04.03.2025 tarihinde ... Adliyesi Arabulucuk Merkezine başvuru yapıldığını, 2025/... Nolu dosyada 19.03.2025 tarihinde yapılan toplantıda anlaşmaya varılamadığını, davalının hukuka aykırı bir şekilde söz konusu faturalara ve borca itiraz ettiğini, davacı müvekkilinin alacağını hukuka aykırı bir şekilde ödemekten kaçındığını, davacı müvekkilinin ve davalının ticari defterlerinde yapılacak olan incelemede davaya konu alacağın açıkça hukuka aykırı bir şekilde itiraz edildiğinin görüleceğini, bu sebeple huzurdaki davayı açma zarureti doğduğunu, davalının borcunu ödemediği gibi takibe itiraz ederek süreci kötü niyetli şekilde uzatmasının müvekkiline zarar vermekte ve alacak tahsilini geciktirdiğini, haksız itirazı nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; davanın kabulüne, davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına duruşmasız ve teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, davalının haksız itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine, davacı şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan faturalara ilişkin borcun ödenmediğinden bahisle ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyasında ilamsız takip başlatılmış olup taraflarınca bu haksız talebe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, mahkemeye ait dosya ile işbu icra dosyasına ilişkin itirazın iptali ve takibin devamı talepli dava açıldığını, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeğe ve hukuka aykırı olup kötü niyetli olduğunu, müvekkili açısından borcun muacceliyeti bulunmadığını, TBK m. 117 gereği muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini, alacaklının müvekkiline herhangi bir ihtarı bulunmadığından müvekkili açısından borç muacceliyetinden bahsedilemeyeceğini, her ne kadar faturalarda muhatap olarak davalı müvekkilinin isminin yer alsa da bu faturaların müvekkiline tebliğ edildiğine, tebliğ edilip de davalı müvekkilince itiraz edilmeyip kesinleştiğine dair hiçbir delil olmadığını, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince faturaların tebliğ edildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğinden dava dilekçesi ekinde sunulan ve tebliğ şerhi içermeyen faturaların davacının davasında haklı olduğunu göstermeyeceğini, TTK 'nın18 maddesinin "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." şeklinde olduğunu, faturaların dahi müvekkiline tebliğ edilmediğinden müvekkilinin temerrüde düştüğüne dair herhangi bir emare de bulunmadığını, muacceliyet ile temerrütün farklı kavramlar olup hukuki sonuçlarının da birbirinden farklı olduğunu, borçlunun muaccel bir borcu ifa yükümlülüğünün alacaklının talep etmesi halinde doğacağını, ancak böyle bir talep veyahut ihtarın mevcut olmadığından müvekkilinin muaccel bir borcunun söz konusu olmadığını, bunlara ek olarak taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi de yapılmadığını, hukuken geçerli bir cari hesap sözleşmesi olmadığı gibi davacı tarafından cari hesap mutabakatı dahi yapılmadığını, dolayısıyla cari hesap alacağı konusu edilen alacağın varlığının, var ise borcun doğup doğmadığının yargılamayı gerektirdiğini, dolayısıyla mutabakat yapılmaksızın haksız ve kötüniyetli olarak başlatılan bu takibin iptali gerektiğini, asıl alacak bakımından borç muacceliyeti doğmadığından likit olmayan borca itiraz etme mecburiyeti hasıl olduğunu, faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin faturaya konu siparişleri tamamlanıp müvekkiline teslim edilmediğini, bizzat davacının sunmuş olduğu mesajlarda dahi siparişe konu ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğinin açıkça görüldüğünü, teslim edilmeyen mallar yönünden müvekkilinin borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davacıya takipteki miktar kadar borcu bulunmadığını, davacı tarafın haksız şekilde siparişlerin tamamlanıp teslim edildiği iddiasında olduğunu, malın teslim edildiğinin teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edileceğini, ancak karşı tarafça işbu iddiasını ispata yarar herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığını, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmaması halinde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğacağı, yani faturanın verilmesine sebep olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafın birtakım ... yazışmaları ve ürün fotoğrafları sunarak malların hazırlanıp teslim edildiği ve karşılığında düzenlenen faturaların ödenmesini talep ettiğini iddia ettiğini, ancak bu konuşmaların da gerçeği yansıtmadığını, yazışmalarda ... isimli bir şahıs ile iletişim kurulduğunun görüldüğünü, şirketin bu isimde bir yetkilisi bulunmadığını, nitekim müvekkili şirket yetkililerinin işbu yazışmalardan haberi olmadığını, dolayısıyla bahsi geçen yazışmaların delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, sunulu yazışmaların delil olarak kabul edilse dahi malların teslim edildiği yönünde herhangi bir mesaja rastlanmadığını, bu doğrultuda da ne dosyaya sunulu faturalar ne de yazışmaların faturalara konu malların teslim edildiğini göstermediğinden; teslim edilmemiş mallar yönünden doğmuş bir borçtan bahsedilemeyeceği için muaccel hale gelmiş alacağın bahsinin de mümkün olmadığını, aleyhe talep edilen icra inkar tazminatının hukuki olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu faiz başlangıcının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı dava dilekçesinde alacağın reeskont avans faizi ile birlikte müvekkili şirketten tahsiline karar verilmesi talebinde bulunduğunu, davacının söz konusu faiz talebi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, zira işbu alacak kalemi yönünden talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğunu, davacının işbu davayı hak düşürücü süreler içerisinde ikame etmemiş olup, ayrıca taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre içerisinde dava açılmamış olup, işbu haksız ve usule aykırı davanın reddi gerektiğini, arz olunan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla; cevap dilekçesinin kabulü ile davanın reddine, haksız ve kötüniyetli başlatılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyası, fatura, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,

Dava; ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır.Mahkememizce, ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine, 24/05/2025 tarihinde, faturadan kaynaklı alacağına yönelik toplam 146.280,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 27/02/2025 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda davalı taraf kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiş olup, davacı tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi sonucu bilirkişinin 22/07/2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın mobilya kaplama işine yönelik davacı tarafça davalı tarafa düzenlenen18.10.2024 tarih 16.560,00 TL bedelli, 26.12.2024 tarih numaralı 34.680,00 TL bedelli ve 17.01.2025 tarih numaralı 95.040,00 Tl bedelli olmak üzere toplam 146.280,00 TL bedelli fatura alacağıdır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Davalı taraf özetle, davacı tarafla olan akdi ilişkiyi kabul etmekle beraber faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğini, takipteki miktar kadar davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar tacir olup, ticari defterler ile alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılmaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılmaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. " hükmü gereği, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemiş olup, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenen takibe konu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olup, davacı tarafın, davalı şirketten 146.280,00 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, dosya kapsamına göre davalı tarafından takibe konu faturalara süresinde herhangi bir itiraz bulunmayıp, fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, aksinin davalı tarafından yazılı delillerle ispat edilemediği, Mahkememizce davalı tarafa yemin delili hatırlatılmış olup, davalı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı görülmüştür. Sonuç olarak takibe konu alacağın sübut bulduğu anlaşılmakla; Mahkememizce dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kabulü ile, davalının ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takibe itirazının iptali ile takibin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte devamına karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile davalının ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takibe itirazının iptali ile takibin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte devamına,

2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla alacağın %20 si oranında hesap edilen 29.256,00 TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 9.992,38 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.766,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.225,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-Davacı tarafından yapılan 2.469,60 TL harç, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 166,00 TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 7.635,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/01/2026