İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu karşı taraf arasında süregelen ticari ilişki kapsamında borçluya müvekkili tarafından hazır yemek/gıda ürünleri tedarik/teslim edildiğini, ekli cari hesap ekstresi taraflar arasındaki ticari ilişkiyi belgelediğini, borçluya teslim edilen işbu ürün bedelleri için tanzim edilen ve tarih, sayı ve bedelleri belirtilen toplam 19 adet faturanın borçlu karşı tarafa tebliğ edildiğini, karşı tarafça işbu faturalara karşı hiçbir itiraz ve iptal talebinde bulunulmadığını ve fakat 30 günlük vadesi geçtiği halde müvekkiline ödeme yapılmadığını, buna karşılık mallar borçlu tarafa teslim edildiğini, borçlu tarafça imzalı irsaliyeleri bulunduğunu, borçlu tarafın da kabulünde olan ve 30 (otuz) günlük vadesi geçtiği halde ödenmemiş faturaların bir nüshalarını dosyaya sunduklarını, davalı borçlu şirket faturalara konu edilen toplam 492.322,17 TL bedelli ürünü müvekkili şirketten satın aldığını, müvekkilinin faturalara konu tüm malları borçlu karşı tarafa teslim ettiğini, bu husus, borç konusu faturaların irsaliyeli olması, bunlara karşı tarafça itiraz edilmemiş olması ile sabit olduğu gibi, malların teslim edildiğine dair borçlu tarafça imzalı irsaliyeleri ekte ayrıca ibraz ettiklerini, borçlu ürünleri teslim almasına ve borçlarının vadesi gelmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete borcunu ödemediğini, sürekli çeşitli vaatlerle oyaladığını ve ödeyeceğini defalarca kez taahhüt etmesine rağmen ödeme yapmadığını, hatta müvekkili şirketten gönderilen maillere ve telefonlara da kayıtsız kaldığını, iletişimini tamamen kopardığını, bunun üzerine, taraflarınca borçlu şirkete, 18.11.2025 tarihinde .... Noterliği'nden ...yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini ve "ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5(beş) gün içerisinde vadesi geçmiş 492.322,17 TL borcun ödenmesi" bir kez daha talep edildiğini, işbu ihtarnamenin de borçluya tebliğ edilmiş olmasına rağmen borçlu şirketin gönderilen ihtarnameye de herhangi bir cevap vermediğini ve borcunu ödemediğini, borçlunun başta düzenli olarak ödemekte olduğu borçlarını uzun zamandır ödeyememesi, verdiği taahhütleri yerine getirmekten kaçınması, iletişimini kesmesi ve piyasada yapılan araştırmalar neticesinde borçluyla ilgili edindikleri malumatlara göre borçlunun ödeme güçlüğü içinde olduğunu ve borçlardan kurtulmak gayesiyle hareket ettiğini öğrendiklerini ileri sürerek, borçlunun borcunu karşılamaya yetecek tutarda olmak üzere taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 12.01.2026 tarihli değişik iş kararıyla; "...İİK 257/1 maddesi gereğince muaccel bir borç için ihtiyati haciz verilebilir. Dosyaya sunulan belgeler bir alacağın varlığının ve miktarının kabulü için yeterli olmayıp, bu durumda muaccel bir alacağın olup olmadığı belirli olmadığı gibi, salt faturanın düzenlenmesinin de bu hususun delili olarak kabul edilemeyeceği, alacağı yargılamayı gerektirdiği ve İİK 257/1 maddesi koşullarının oluştuğundan söz edilemeyecektir. Somut olayda, talep edenin iddia olunan alacağının varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle, talep konusu alacak yargılamayı gerektirmekte olup İİK'nın 257. maddesinde aranan yasal şartları oluşmadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; talep dilekçesini aynen tekrarla, yasada aranan "yaklaşık ispat" ölçüsü aşılıp adeta "tam ispat" aranarak karar verildiğini, borçlu tarafça imzalı irsaliyeleri ibraz ettiklerini, vadesi geçen ve konus mallar teslim edilen faturaların;29.05.2025 tarihli, ... no'lu, 10.332,30 TL bedelli, 13.06.2025 tarihli, ... no'lu, 21.894,78 TL bedelli, 19.06.2025 tarihli, ... no'lu, 19.448,96 TL bedelli, 26.06.2025 tarihli, ...... no'lu, 19.828,02 TL bedelli, 03.07.2025 tarihli, ...... no'lu, 22.233,78 TL bedelli, 10.07.2025 tarihli, ...... no'lu, 17.816,40 TL bedelli, 18.07.2025 tarihli,.......no'lu, 24.886,40 TL bedelli, 25.07.2025 tarihli, ..... no'lu, 18.847,61 TL bedelli, 31.07.2025 tarihli, .... no'lu, 31.939,74 TL bedelli, 07.08.2025 tarihli, ........no'lu, 954,45 TL bedelli, 07.08.2025 tarihli, ...... no'lu, 28.834,49 TL bedelli, 14.08.2025 tarihli, ..... no'lu, 50.111,15 TL bedelli, 21.08.2025 tarihli,.......no'lu, 60.088,94 TL bedelli, 29.08.2025 tarihli, ....... no'lu, 37.756,83 TL bedelli, 04.09.2025 tarihli, ...... no'lu, 31.052,96 TL bedelli, 11.09.2025 tarihli, ...... no'lu, 40.079,33 TL bedelli, 18.09.2025 tarihli,...... no'lu, 15.240,90 TL bedelli, 26.09.2025 tarihli, ...... no'lu, 4.666,20 TL bedelli ve 26.09.2025 tarihli, ......no'lu, 37.733,60 TL bedelli faturalar olduğunu, davalının faturalara konu edilen toplam 492.322,17 TL bedelli ürünü müvekkili şirketten satın aldığını, malların borçlu karşı tarafa teslim edildiğini, bu hususun, borç konusu faturaların irsaliyeli olması, bunlara karşı tarafça itiraz edilmemiş olması ile sabit olduğu gibi, malların teslim edildiğine dair borçlu tarafça imzalı irsaliyeleri de ibraz ettiklerini, borçlunun ürünleri teslim almasına ve borçlarının vadesi gelmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete borcunu ödemediğini, borçlu şirketle iletişim kurulamadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/5431 Esas, 2012/7701 Karar sayılı kararının konuya emsal olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğu konusunda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterlidir. Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterli olup, somut olayda dosyada yer alan faturalara, teslim eden ile teslim alan isim ve imzası taşıyan irsaliye içeriklerine göre ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258. maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince, talebin yargılamayı gerektirdiği şeklinde bir gerekçe belirtilmiş ise de yasa da ihtiyati haciz konusunda talebin yargılamayı gerektirmesi veya gerektirmemesi gibi bir ifadeye yer verilmemiş olup bu yöndeki gerekçe de hatalı olmuştur. Bu sebeple alacaklının talep konusu 492.322,17 TL alacağının miktarı ve varlığı hakkında kanaat getirecek belgeleri sunduğunun ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kabulüne karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 12.01.2026 tarihli kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 12.01.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair değişik iş kararının kaldırılmasına, alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca teminat karşılığı kabulü ile karşı taraf borçlunun 492.322,15 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine,
2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 73.848,32 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekiline verilmesine,
3-Alacaklı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihindeki AAÜT uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin, esas hakkındaki takip veya dava sonucuna bağlı olmak kaydıyla, borçludan alınıp alacaklıya verilmesine,
4-Kararın yetkili icra müdürlüğünce yerine getirilmesine,
5-Alacaklı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince alacaklıya iadesine,
6-Alacaklı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf başvuru harcı gideri, 60,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.062,00 TL kanun yolu giderlerinin, esas hakkındaki takip veya dava sonucuna bağlı olmak kaydıyla, borçludan alınıp alacaklıya verilmesine,
7-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.04.2026