Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkiline ait ... plakalı otomobilin 15/12/2023 tarihinde ...idaresindeyken davalıların maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonetin arkadan çarpması sonucu hasarlandığını, müvekkilinin aracından 47 gün süreyle mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar... ve davalı ... cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir.

İlk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin davayı dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin yürütülmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddetmesinin usule aykırı olduğunu, arabuluculuk 2025/26773 başvuru ve 2025/215999 sonuç numaralı belgelerini dilekçe ekinde sunduklarını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355.maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı vekili tarafından maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyet bedeli zararının tazmini talebiyle İstanbul Anadolu 31.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/193 Esas sayılı dosyası ile açılmış olan davada 08/12/2025 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin 15/12/2025 tarihli talebi ile dosyanın nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi için 07/01/2026 tarihinde İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesince yazı yazıldığı, bu esnada istinaf dilekçesine ekli arabuluculuk son tutanağında davacı tarafın 26/12/2025 tarihinde arabulucuya başvuru yaptığının anlaşıldığı, İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/40 Esas sayılı dosyasında 20/01/2026 tarihli karar ile de "...davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı ve dava konusu tazminat talebi bakımından davanın açılış tarihi olan 10/03/2025 tarihi itibarıyle zorunlu arabuluculuğun söz konusu olduğu, dava şartının gerçekleşmediği, bu hususun da hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken ve eksikliği giderilemeyecek bir konu olduğu, 6100 sayılı HMK 114/2 maddesi gereğince özel kanunlardaki dava şartlarının da incelenmesi gerekeceğinden HMK 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle 15/01/2026 tarihinde asliye ticaret mahkemesine tevzi edilen dosyada davacı tarafa arabuluculuk tutanağının dosyaya ibrazına ilişkin süre verilmeden yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/04/2026