İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı arasında 19.04.2024 tarihinde .....’de bulunan ... mağazasının mobilya imalat ve montajına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme tarihi itibariyle 35 günde montaja hazır hale gelecek şekilde bir anlaşma yapıldığını, istenen ek işlerle beraber iş sözleşmeye uygun olarak tamamlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği, müvekkilinin üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında belirtilen ürün ve malzemelerin işin yapımında aynen kullanıldığını ve montajlarının yapılarak teslim edildiğini, iş teslim edilmeden önce davacı tarafça talep edilen tüm düzeltmelerin yapıldığını, bunun haricinde müvekkilinin iş sözleşmesinde yer almayan ve davacı tarafça temin edilen ürünler için istenen bir çok ekstra montaj işinin de müvekkilince ücretsiz olarak yapıldığını ancak karşı tarafın üzerine düşen ödemeyi yapmadığını, 19.07.2024 tarihinde müvekkilinin hak etmiş olduğu bedel için makbuz düzenlediğini ancak davalı tarafın bu bedeli ödemeyerek faturayı reddettiğini, hak edilen ücreti ödeme yükümlülüğünü yerine getirmek istemeyen davalının, bu süreçten sonra asılsız ithamlarla müvekkilini mağdur ettiğini, buna karşılık davalı tarafın mevcutta halen yapılan malzemeleri kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafından işin gereği hak edilen meblağı ödememek için haksız olarak bir hukuki süreç başlatıldığını, davalı şirket hakkında ..... E. sayılı dosyası ile takip başlatılmışsa da, borçlu şirket anılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı tarafın üzerine düşen borcu ödememek için, sözleşmeden döndüğünü bildirdiğini ve buna dayalı olarak çeşitli hukuksal süreçlerle müvekkilini oyaladığını ve halen ..... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının devam ettiğini, davaya dayanak söz konusu sözleşmenin karşılıklı iki tarafa borç yükleyen nitelikte olduğunu, kendi edimini yerine getirmeyen tarafın, karşı tarafın edimini yerine getirmesine rağmen sırf kalan bedeli ödememek için haksız olarak talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının müvekkilinin haklı alacağını sürüncemede bırakmak için kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini beyan ederek; fazlaya ait talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İşbu dosyamız 13/01/2026 tarihinde .....Esas sayısı ile..... Esas sayılı dosyası ile tarafların aynı olması ve her iki dosyadaki dava konusu ile uyuşmazlığın aynı sözleşmeden kaynaklandığı görülmekle ..... Esas sayılı dosyası sayılı dosyasındaki dava ile birleştirilmesine karar verilmiş ve dosya ..... Mahkemesi'ne gönderilmiş ve anılı mahkemece ..... Esasına kaydı yapılmıştır.
....., 20/02/2026 tarihli kararı ile; ..." 25 Eylül 2025 tarihli 33028 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ..... sayılı ve 17/06/2025 tarihli karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı gerekçesiyle yapılan iptal başvurusu incelemesinde, "Davaların Birleştirilmesi" başlıklı Madde 166- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” şeklindeki düzenlemede yer alan “ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” ibaresinin “ Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İptal kararının gerekçesinin ilgili birleştirme kararlarının müstakil olarak kanun yolu denetimine tabi olmaması olduğu ve Yüksek Mahkeme'nin esasa ilişkin hükümle birlikte kanun yolu denetimine tabi olmanın yeterli güvenceyi sağlamadığı görüşünde olduğu dikkate alındığında, birleştirme kararı veren Mahkemenin öncelikle Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gereğince, kesinleştirme işlemi yapması gerektiğinden birleştirilen dosyanın Mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir....1-Birleştirilen ..... Esas sayılı dosyasının usulünce kesinleştirme işleminin yapılması için Mahkemesine iadesine, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, " şeklinde karar verilerek, dosyanın Mahkememize kesinleştirme işleminin yapılması için iade ettiğinden dosyanın mahkememizin ..... Esasına kaydı yapılmıştır.
17/03/2026 tarihinde Mahkememizce ..... Esas dosyasının kesinleştiği ve sair işlemlerinin işbu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla, Mahkememizin..... esas sayılı dosyasının bu hali ile esasının kapatılması gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1- Mahkememizin esasının KAPATILMASINA,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 09/04/2026