İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İhtiyati Haciz
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
İhtiyati Haciz Talep Eden vekili talep dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talep edenin alacağa yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, tazminatlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "İİK’nun 258/2 maddesi gereğince tarafları dinleme gereği duyulmaksızın evrak üzerinde karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden taraf, ihtiyati hacze itiraz edenin alacağa yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, tazminatlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre, ihtiyati hacze itiraz edenin takipte borcu itiraz ederek borcu kabul etmediği, borcun varlığının ve miktarının yargılama sonunda tespit edilecek olması, bu haliyle dosyada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği ve ihtiyati haciz talep eden tarafın iddialarının yargılamayı gerektirdiği kanaatiyle şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebin reddine, ..." karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talep edenin alacağı muaccel hale geldiğini ve rehinle temin edilmediğini, ihtiyati haciz talep eden ürünleri eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde ihtiyati hacze itiraz edene teslim ettiğini, borçlu şirketin de faturaya itiraz etmediğini, ihtiyati haciz talep eden tarafından borçluya teslimi yapılan mallara ilişkin vadesi gelen faturalara konu ürünlerin tamamının imzalı sevk irsaliyelerinin ekte mevcut olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin satım ilişkisine dayalı olarak tüm görevlerini yerine getirdiğini fakat buna rağmen borçlunun borcunu ödemekten kaçındığını, ihtiyati haciz talep eden şirket, borçlu firma ile uzun süredir yapmış olduğu ticarete güvenerek bu güne kadar hiçbir hukuki sürece başlamadığını, borçlu firma sanki borçlu taraf ihtiyati haciz talep eden şirketmiş gibi bir üslupla vadesi dolan faturaların ödemelerini sürekli geciktirdiğini ve oyaladığını, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi için "borcun itirazsız kabulüne dair belge" aranmasının hangi kanuni ve hukuki esaslara dayandığı ve bu kavramın içeriği de açıklanmadan ret kararına gerekçe yapılmasını doğru bulmadıklarını, piyasadan, borçlu şirketin başka firmalara da yüklü miktarda borcu olduğunu, çok sayıda icra takibiyle muhatap olduğunu ve mal kaçırma hazırlığında olduğunu, hukuken satım ilişkisi gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getiren ihtiyati haciz talep eden şirketin alacağı, borçlu şirketin muvazaalı davranışları sebebiyle tahsil kabiliyetini kaybetmek üzere olduğunu, borçlunun icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ederek vakit kazandığını, ihtiyati haciz talep eden tarafından açılan itirazın iptali davası sonuçlanana kadar ihtiyati haciz talep edenin alacağının tahsilinin imkansız hale geleceğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Talep, fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin derdest davada, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir.İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir. Salt fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir.Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafça dava dilekçesi ekinde e-fatura ve sipariş formunu dayanak olarak sunulmuş ise de ihtiyati haciz talep edenin dayandığı faturaya konu ürünlerin ihtiyati hacze itiraz edene teslim edildiğine ilişkin söz konusu faturalarda ihtiyati hacze itiraz edenden sadır olmuş bir kayıt/imza bulunmamaktadır. Bu haliyle ihtiyati haciz talebi hakkında karar verildiği aşama itibariyle alacağın varlığı ve miktarı tespite muhtaç olup, ihtiyati haciz verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati haciz talep edenin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 10/04/2026