Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)

Mahkememizde görülmekte olan Bankanın Taraf Olduğu Banka Teminat (Garanti) Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 29/04/2014 – Davalı banka ile borçlu... Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) imzalandığını, sözleşmenin sahte ve geçersiz olduğunu, 04/05/2015 – 06-11-2015 de Borçlu ... Şti. vergi no ..., bankaya borcunu resmi belgelerle tamamen ödediğini ve ibralaştığını, 2022 – Davalı banka, sahte GKS belgesine dayanarak ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas sayılı dosyada dava açtığını, mahkeme...ve karşı taraf aleyhine 9.000.000₺ borç hükmettiğini, asıl borçlu şirket ... Şti. 2025 yılında iflas ettiğini, borcun ortadan kalktığını, ... 29. İcra Müdürlüğü,... Şti. iflası nedeniyle ... sayılı dosyada takibi başlattığını, kefil statüsündeki davacıya karşı cebri icra işlemleri halen devam ettiğini, bu nedenlerle; İİK184-193 (TBK) 94,100,598/3 ve delillerle borçtan kurtulma, acil tedbir, haksız icra işlemlerinin durdurulması ve mağduriyetin giderilmesine karar verilerek, davanın kabulünü talep ile dava ettiği görüldü.

09/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5'inci maddesinden, sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;
Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şarttır.
Yine 7155 sayılı kanunun 22. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3'ncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır." cümlesi ile arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur.
Yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanunun Dördüncü bölümünden sonra gelmek üzere; "Dava şartı olarak Arabuluculuk" başlığıyla eklenen Beşinci Bölüm ve maddeye göre;
"Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A-(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

2-Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; "...Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.
Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır..." şeklinde karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın niteliği itibariyle menfi tespit davası olduğu, davanın 7445 sayılı kanunla değişik TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olan davalardan olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağı sunmadığı, Mahkememizin 16/02/2026 tarihli ara kararı ile davacıya arabuluculuk son tutanağını sunması için 1 hafta süre verildiği, ara kararın davacıya tebliğine rağmen arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulsa dahi arabuluculuk dava şartının, yargılama aşamasında tamamlanabilir nitelikte olmadığı gözetilerek HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Davacının davasının zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 7155 sayılı kanunun 20 ve 23. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732 TL dava açılırken peşin olarak alındığından tekrar harç alınmasına gerek olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Mahkememize hitaben yazılmış, Mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.10/04/2026