İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 02.09.2024 tarihinde, ... Şti.'ne ait ve ... idaresindeki ... plakalı tırın, davacıya ait ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı TIR'ın sürücüsü ... ilçesi ... yönünden ... yönüne doğru seyir halinde iken, ... kavşağına geldiği esnada, kavşakta kırmızı ışığın yanması sebebiyle durmakta olan ... plakalı davacı aracına dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kendi aracının sağ ön kısımları ile davacı aracının sol arka kısımlarına çarparak zarar verdiğini, davacının seçimlik hakkını kullanarak ikameti olan Almanya'ya dönmüş ve burada araç, ... yetkili firma tarafından incelendiğini, 21.09.2024 tarihinde düzenlenen teknik maliyet ekspertiz raporuna göre hasar miktarının KDV dahil 4.740,69 Euro, değer kaybı miktarının 1.157,00 Euro olarak belirlendiğini, aracın onarım süresi boyunca günlük kullanım kaybı 99,00 Euro olup, aracın onarım süresinin 2-3 gün olarak belirlendiğini, 198,00-297,00 Euro arası ikame araç bedeli söz konusu olduğunu, ekspertiz raporu için 1.117,53 Euro ücret ödendiğini, davalı sigorta şirketine, 30.01.2025 tarihinde bildirim yapıldığını, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle ZMMS teminat limitinin 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, şirket yönünden taleplerini 200.000,00 TL'yi aşmamak üzere sınırladıklarını, belirsiz alacak olarak şimdilik 30,00 Euro hasar ve 10,00 Euro değer kaybı tazminatının davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihi olan 02.09.2024 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, teminat limitleri (200.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 12.02.2025 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 Euro ikame araç bedelinin; sadece davalı sürücü ve davalı araç malikinden, kaza tarihi olan 02.09.2024 tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, Alman BVSK listesine göre orantılı olarak belirlenmiş, TTK 1426 gereği ve davacı tarafından ödenmiş olan 1.117,53 Euro ekspertiz rapor ücretinin, tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen karar tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerinden sayılmasına, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç davalı şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 24/03/2024 - 24/03/2025 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Poliçe teminat limiti araç başına 200.000,00 TL olup davalı şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, KTK, HMK ve genel şartlar gereği müvekkil şirkete usule Uygun başvuru yapılması dava şartı olup davanın talep ettiklerini, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kusur durumunun tespitini talep ettiklerini, genel şartlara göre hesaplama yapılaması gerektiğini, KDV ödediğinin ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza neticesinde kaza tespit tutanağı düzenlenmiş ve işbu tutanakta, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 56/1-c kuralını ihlal ettiği tespit edildiğini, söz konusu tespite katılmadıklarını, somut olay kapsamında davalı ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olmasının mümkün olmadığını, Davacı tarafın aracı, 2918 sayılı KTK M. 56/1-d "Sürücülerin; araçlarını zorunlu bir neden olmadıkça, diğer araçların ilerleyişine engel olacak şekilde veya işaretle belirtilen hiz sınırının çok altında sürmeleri, güvenlik nedeni veya verilen herhangi bir talimata uyulması dışında, başkalarını rahatsız edecek veya tehlikeye sokacak şekilde gereksiz ani yavaşlamaları yasaktır." kuralını ihlal ederek, önce hız sınırına aykırı şekilde hızlı ilerlediğini, ardından şehirler arası otobanda ani fren yaparak trafik güvenliğini tehlikeye soktuğunu, kaza tarihi dava konusu araca ait ZMMS poliçesi ile genişletilmiş kasko poliçesi sunulduğunu, müvekkilinin kusurlu olduğu kabulünde dahi sigorta şirketinin sorumluluk bedelleri aşılmamış olup müvekkiline yükletilebilecek herhangi bir alacak bulunmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, 02/09/2024 tarihli trafik kazası sonucu, hasar bedeli, değer kaybı ile ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 02/09/2024 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... Şti. ... plakalı aracın işleteni, ... sürücüsü, sigorta şirketi ise aynı aracın aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye (e-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davanın belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava olarak mı açıldığı hususunda dosya incelendiğinde;
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle; mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir, ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir. 6100 sayılı Kanun ile birlikte, yukarıda belirtilen çerçevede belirsiz alacak davası açma imkanı tanınarak, belirsiz alacaklar bakımından hak arama özgürlüğü genişletilmiş; bununla bağlantılı olarak da hukuki yarar bulunmadan kısmi dava açma imkanı sınırlandırılmakla birlikte, tamamen kaldırılmamıştır. Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür. Kanunun kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanunun 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir. Somut olayda, dava maddi tazminat istemi yönünden belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmeye uygun olup dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtildiği görülmekle, davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekmiştir.
Davalı işleten vekilinin arabuluculuk dava şartının kendileri yönünden gerçekleşmediğine ilişkin dava şartı itirazları değerlendirildiğinde; Müteselsil sorumlu davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması ve HMK'nın 58.maddesinde değinildiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olmasına göre, her bir davalı yönünden açılan davanın zorunlu arabulucu kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Sigorta şirketi yönünden dahi arabulucuğa tabi olmayan dava, davalı sürücü ve işleten yönünden mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmamakla, ticari davalarda, davalar açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvuru dava şartı olan, zorunlu arabuluculuğa ilişkin yasa hükümleri bu davalılar yönünden uygulanamayacaktır.
Davalı işleten vekilinin vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın Uşak ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin Almanya olduğu, ancak davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan ... plakalı araç 24/03/2024-2025 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 02/09/2024 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden (bu davalıdan ikame araç tazminatı talep edilmemiştir.) davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ... E. - ... K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve ... E. - ... K.).
Davalı ... Şti. ve ... 'in sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... Şti. ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
Dava konusu aracın yabancı plakalı araç olması nedeniyle Almanya ülkesi koşullarına göre gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerekmektedir.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur, hasar, değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 30/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında göre; "Dosyanın tetkiki neticesinde, 02/09/2024 tarih ve saat 20: 35 sıralarında davacı tarafa ait ... yabancı plaka sayılı araç ile davalıların işleten, sürücü ve ZMMS olduğu ... plaka sayılı çekici araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,
1- KAZANIN OLUŞU VE İHLALLER Bakımından;
* ... plaka sayılı davalı araç sürücü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b ve 56/e maddeleri 1 ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
* ... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü ... meydana gelen kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI,
2- Davaya konu ... plakalı ... marka ... model aracın, ONARIM BEDELİ ile ilgili olarak,
A- Almanya'da bulunan Der Kfz Gutachter Hannover-Abduhrahman Gedikli Bilirkişi Bürosu ekspertiz raporuna göre; Kaporta/Mekanik/Elektrik vs işçilik 527,80 €, Boya ve işçiliği 1.285,20 €, Yedek Parça 2.021,77 € olmak üzere toplam 3.983,77 EUR+kdv, KDV dahil 4.740,69 EUR olduğu,
B- İşbu Raporda HEYETİMİZ GÖRÜŞ KANAAT ve TESPİTİNE GÖRE;
Kaporta/Mekanik/Elektrik vs işçilik 755,80 €, Ek masraflar 149,00 €, Boya ve işçiliği 1.285,20 €, Yedek Parça 1.174,07 € olmak üzere toplam 3.364,07 EUR+kdv, KDV dahil olduğu,
Kaza ile hasarın uyumlu olduğu, rayiç değer onarım bedeli kıyaslaması yapıldığında, onarımın ekonomik olacağı, PERT-TOTAL işleme gerek olmadığı,
3- DEĞER KAYBI Bakımından;
* Davaya konu ... model, ... marka ve 35.475 km'deki aracın 02.09.2024 kaza tarihli hasarının onarımı nedeniyle 950.00 EUR Değer Kaybı oluşacağı,
4- ARAÇ MAHRUMİYET ZARARI KAYBI Bakımından;
* Davaya konu aracın makul onarım süresinin 3 gün olduğu,
* Davaya konu 2023 model aracın, aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yerine ikame araç olarak kullanılması durumunda, aynı, özellik, segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük kira bedelinin 02.09.2024 kaza tarihi itibarıyla Almanya koşullarında 99,00 €/gün, (3 gün x 99,00 EUR) toplamda 297,00 EUR olduğu,
5- EKSPERTİZ HİZMET BEDELİ Bakımından;
A- Almanya Bilirkişi Motorlu Taşıtlar Araç Bilirkişi faturasına göre; 781 € temel ücret, 32+8 € fotoğraf ve sureti, 35 € yol masrafı 15 € haberleşme, 30,60+8,50 € yazım olmak üzere toplam 939,10 EUR+KDV, %19 KDV dahil 1.117,53 EUR ekspertiz hizmet bedelinin Almanya koşullarında (4.740,69 EUR onarım masrafı bakımından) makul ve rayiç olduğu,
B- Heyetimiz görüş ve kanaat tespiti 4.003,24 EUR onarım masrafı bakımından ise; Almanya koşullarında 700 € temel ücret, 32+8 € fotoğraf sureti, 35 € yol masrafı, 15 € haberleşme, 30,60+8,50 € yazım olmak üzere toplam olmak üzere 858,30 €+KDV, %19 KDV dahil 1.021,37 EUR olduğu görüş kanaat ve tespitine varılmıştır.
6-SİGORTA POLİÇESİ ve TEMİNATLARI bakımından
* KTK ZORUNLU MALİ MESULİYET (TRAFİK) SİGORTASI, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.91 gereği, işletenlerin, KTK nun 85.maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yasaca yaptırmaları zorunlu kılınan ve yine KTK kapsamında motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu BELLİ LİMİTLER ve KUSUR ORANI dahilinde ve GERÇEK ZARAR MİKTARI ile karşılamayı amaçlayan sorumluluk sigortası olup
* Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel şartları A.5. KAPSAMA GİREN TEMİNAT TÜRLERİ hükümleri ile kaza nedeniyle zarar gören araçtaki yedek parça ve işçilik hasarı ile değer kaybı zararları gerçek zarar kapsamında kabul edildiği,
* İkame araç/ Aracın kullanılamaması nedeniyle meydana gelen zararların ise teminat kapsamında olmadığı, davacı yanında bu zarar kalemini davalı sigorta şirketinden talep etmediği,
* İş bu kazaya karışan ... plakalı aracın dosya kapsamında mevcut olduğu Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası, davalı ... Şirketi tarafından, 24.03.2024-2025 tarihleri arasında geçerli ... numaralı poliçe ile yapıldığı,
* KTK ve BK gereği araç malik ve sürücüsüne kaza tarihinden itibaren sorumluluk yüklenmiş olduğu,
* ZMM sigortacısı olarak, Karayolları Trafik Kanunu Madde 99 ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi Hükümleri dikkate alınması gerektiği, davacı yanca davalı sigorta şirketine kargo yolu ile ilettiği talep dilekçesi 30.01.2025 tarihinde ulaşmış olmakla bu tarihe 8 iş günü sonrası 12.02.2025 tarihine ettiği,
* Kaza 02.09.2024 tarihinde meydana gelmekle, 2024 yılı araç başında maddi teminat limiti 200.000,00 TL olarak belirlendiği,
* Temerrüt tarihi 12.02.2025 Günü Saat 15: 30'da Belirlenen Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kurları dikkate alınarak, 200.000 TL sı teminat limiti / 37.4900 = 5.334,75 € ya isabet ettiği
* Heyetimiz teknik ekibi tarafından DAVACININ (4.003,24 € hasar ve 950,00 € değer kaybı olmak üzere toplam olarak tespit edilen 4.953,24 € zararının iş bu 5.334,75 € teminat içinde kaldığı, ancak davacı tarafından davalı sigorta şirketinden, fiil ödeme tarihindeki ana para sigorta teminat limiti olan 200.000,00.-TL sını aşmamak üzere talebinde bulunduğu,
*Ekspertiz ücretinin yargılama gideri olup olmadığı hususu da Sayın Mahkeme takdirinde olduğu
DAVALI ... plakalı aracın maliki şirket tarafından
* Konu aracın, ayrıca KASKO SİGORTASI içinde SINIRSIZ İHMM teminat limit ile 19.09.2023- 2024 tarihleri arasında geçerli sürede ... numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile genişletilmiş kasko sigorta teminatları altına alındığının bildirildiği,
Dolayısıyla, NORMAL KOŞULLARDA;
Kaza sebebiyle zarar görenin belirlenen 4.953,24 € hasar ve değer kaybı zararından oluşan toplam zararının giderimi,
- Öncelikle kazanın oluşumunda etken bulunan aracın ZMM Trafik Sigortacısı ... AŞ tarafından bakiye üst teminat limiti karşılanacak
Bu bedel 3. kişinin zararı karşılamaya yetmediği için
- Bu kere aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sorumluluk sigortacısı olarak yine ... AŞ tarafından, davacı aracında meydana gelen ZMM Trafik Sigortasının karşılayacağı limitin üzeri de SINIRSIZ oradan karşılanacağı,
LAKİN DAVACI taraf davası sadece ZMM sigortacısı olarak davalı ... AŞ aleyhine açılmış olup, bu hususun hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olduğu, hususlarındaki tespitleri içeren rapor, nihai taktiri ve hukuki değerlendirmeler Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, kolluk görevlilerinin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli;
-Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olduğundan (Yargıtay ... HD 05.06.2014 tarih ve ... E. - ... K. sayılı ilamı),
- Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Davacının aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerektiğinden (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih ve ... E. - ... K.) ve mahkememize sunulan bilirkişi raporunda da hasar gören parçalar tek tek belirtilerek Almanya ülkesi koşullarına göre hesaplama yapıldığı görüldüğünden,
Ayrıca TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.(Yargıtay ... HD'nin 17.05.2018 tarih ve ... E. - ... K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verildiğinden,
Değer kaybı ise; yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, değer kaybı tazminatı hesaplamasının aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre hesaplanması gerekmekte olup, dava konusu aracın yabancı plakalı araç olması nedeniyle kaza tarihinde Almanya ülkesindeki piyasa rayiç değerine göre inceleme yapılarak, hasarsız 2. el piyasa rayiç değeri ile onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değerleri belirlenerek arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması ve Almanya ülkesi koşullarına göre gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerektiğinden ve bilirkişi tarafından bu hususta inceleme yapıldığı görüldüğünden,
rapor hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile 4.003,24 EURO hasar ve 950,00 EURO değer kaybı tazminatının tüm davalılardan, 297,00 EURO ikame araç tazminatının ise davalı işleten ve sürücüden tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 02/09/2024 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi ve işleteni davalı sürücü ...' ın kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' ın tam kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 4.003,24 EURO hasar ve 950,00 EURO değer kaybı bedelinin bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından ödemenin yapılmadığı, davacının maliki bulunduğu aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 297,00 EURO olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM .... H.D. ... Esas, ... Karar, Yargıtay .... H.D. 09/09/2024 tarih, ... Esas ... Karar).
İstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K.)
Davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalılara yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K.)
1-Davanın KABULÜNE,
-4.003,24 EURO hasar ve 950,00 EURO değer kaybı olmak üzere toplam 4.953,24 EURO tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi yönünden (davalının kaza tarihindeki poliçe limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 12/02/2025 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 02/09/2024 tarihinden itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-297,00 EURO ikame araç tazminatının davalılar ... ŞTİ. ve ... 'den 02/09/2024 tarihinden itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Hasar ve değer kaybı bedeli yönünden alınması gereken 14.611,15 TL karar ve ilam harcının yatan 5.080,99 TL peşin ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 9.530,16 TL' nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,,
3-İkame araç bedeli yönünden alınması gereken 876,09 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ŞTİ. ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 5.080,99 peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 1.157,50 TL posta ve diğer giderler, 18.000,00 TL bilirkişi masrafı ile 56.317,58 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 81.171,36 TL yargılama giderinin 76.579,59 TL' sinin tüm davalılardan (davalı Sigorta Şirketi yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (200.000,00 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 4.953,24 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına) oranı dahilinde sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 4.591,77 TL' nin ise davalılar ... ŞTİ. ve ... 'den müştereken ve müteselsilen Aslan' dan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hasar ve değer kaybı bedeli yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 vekâlet ücretinin tüm davalılardan (davalı Sigorta Şirketi yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (200.000,00 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 4.953,24 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına), müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-İkame araç bedeli yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 12.825,29 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ŞTİ. ve ... 'den müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı ve davalı ... ŞTİ. vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/01/2026