İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı ... Şirketi tarafından hileli işlemle müvekkiline eksik token tanımlanmasına yol açılmış hukuka ve akde aykırı şekilde zarara uğratılan müvekkilinin zararının bilirkişilerce alınacak rapor ile tespit edilmesi ve müvekkilinin alacağının yasal faiziyle beraber giderilmesi için davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, neticeten izah edilen ve resen gözetilecek hususlardan dolayı fazlaya ilişkin hak ve alacakları ve buna dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile müvekkilinin eksik verilen tokenlerinin miktar ve değerlerinin tespiti ile zararlarının hesaplanması sonucu fazlaya ilişkin hak ve alacakları ve buna dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 Sayılı Yasanın 107. Maddesi uyarınca müvekkilinin zararlarından doğan alacağına ilişkin şimdilik 1000,00 TL alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yargılama harç, masraf ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacının Türkiye'de kurulu bir tüzel kişilik olan davalı müvekkili şirket ile hiçbir ticari yahut tüketici ilişkisi bulunmadığını, davacının taleplerini Malta’da kayıtlı olan Socıos Servıces Lımıted unvanlı şirkete yönlendirmesi gerektiği, bahse konu davadaki hak iddialarının taraf yokluğu sebebi ile usulden reddedilmesi gerektiğini, hiçbir suretle ve hiçbir nam altında kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir anlığına davacının tarafı olduğu kullanım koşullarının diğer tarafının davalı müvekkili şirket olduğu kabul edilse dahi sözleşmeden doğan tahhüdünün yerine getirildiğinin davacı tarafın mahkemeye sunduğu delillerden anlaşıldığını, bu taahhüt sayesinde davacı tarafın elindeki değerin parasal karşılığı fazlası ile arttığını, davacı tarafın zarara uğramadığı, aksine kar elde ettiğini, davacı tarafın tamamen kötü niyetli bir şekilde dava açtığını, neticeten; ve izah edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle davanın reddini, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
.... Asliyle Hukuk mahkemesinin 18/07/2024 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile "Davacının davasının HMK 114/1d ve 115 gereğince pasif husumet yokluğundan usulden REDDİNE " şeklinde karar verilmiş, dosya istinaf sunulması sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2024 tarih, 2024/3846 Esas, 2024/2313 Karar sayılı ilamında: "6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olup, bu husus mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalı, dava şartının bulunmaması halinde HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmelidir.
Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 4. maddesi uyarınca, bu kanundan doğan ve bu madde de belirtilen hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Hükme göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem davanın her iki tarafının tacir olması hem de uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi gerekir.
TTK'nun 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir.
TTK'nın 4/1-e maddesi uyarınca "borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde öngörülen hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğinde olup, somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu nedenle göreve ilişkin kurallar yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden ve kararı veren mahkeme davaya bakmaya görevli olmadığından, Mahkemece dava şartı olan görev hususunun değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine hükümde yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ' gerekçesiyle kaldırılarak .... Asliyle Hukuk mahkemesine gönderilmiş, .... Asliyle Hukuk Mahkemesi 23/01/2026 tarih ... sayılı dosyası Görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş. Mahkememizin 2026/231 esas sayılı numarasına kaydı yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibari ile alacak istemine ilişkindir.
26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5 maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
HSK'nın 25.11.2021 gün 1232 sayılı kararı ile İstanbul ilinde Finans İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçtiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla;
1)13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2)22/11/2011 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 maddelerinden,
3)19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142 Maddesinde düzenlenenler hariç)
4)23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan,
5)23/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan,
6)06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan,
7)20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunu'ndan,
Kaynaklanan ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere 15/12/2021 tarihinden itibaren İstanbul 6,7,8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ihtisas mahkemeleri sıfatıyla tevzi edilmesine karar vermiştir.
Finans İhtisas mahkemelerinin görev alanının tayininde uyuşmazlığın yukarıda belirtilen kanunların ilgili maddelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınır. Somut olayda uyuşmazlığın banka tarafından kullandırılan kredi taksitlerinin ödenmesi esnasında, yaşanılan mağduriyette bankanın kusurunun tespit ile uğranılan maddi zararın tazmini talebinden kaynaklandığı görülmekle dosyanın İstanbul 6,7,8 ve 9. Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmek üzere İstanbul Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilerek esasın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1-İş bu davanın İhtisas Mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6,7,8 ve 9.Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi10/04/2026