İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Davacı vekili mahkememize sunduğu 05/03/2025 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine -------- zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı --------- plakalı araç, 15.11.2022 tarihinde müvekkiline ait --------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda -------- plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası sigorta şirketi tarafından yaptırılan hasar eksper raporunda 26.710,00 TL tutarında hasar olduğu belirlendiğini, bağımsız eksperden alından ekspertiz raporunda müvekkiline ait araçta 55.665,28 TL hasar meydana geldiği tespit edilmiş olduğunu ancak müvekkilinin aracında belirlenenden daha fazla hasar meydana geldiğini ve araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline davalı tarafından 13.355,00 TL hasar ödemesi ve 3.743,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı -------- sayılı kararında ifade edildiğini ancak bu miktarlar gerçek hasar ve değer kaybını karşılamaktan uzak olduğunu, müvekkilinin uğradığı gerçek hasar ve değer kaybı zararının tazmin edilmesi amacıyla işbu davanın açıldığını belirterek HMK 107/1 maddesi gereğince belirsiz alacak davasının kabulüne, 100,00 TL hasar farkı bedeli ve 100,00 TL bakiye değer kaybı bedeli olmak üzere 200,00 TL tazminatın poliçe limitleri dahilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 02/04/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 15.11.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen --------- plakalı araç, müvekkil şirkete 06/09/2022 - 06/09/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---------- numaralı Yol Yardım Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile araç başı teminat limiti 100.000 TL limit ile sınırlı olarak sigortalı olduğunu, davacı yanın müvekkili olan şirkete yapmış olduğu başvuru neticesinde hasar dosyası açılmış olup davacı yan adına davacı vekiline 1.02.2023 tarihinde 3.743,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, yine davacı yan adına 15.12.2022 tarihinde 13.355,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili olan şirket aleyhine bir hesaplama yapılacak ise yapılan ödemelerin hesaplamadan ve poliçe teminat limitinden tenzilini talep ettiklerini, dosya kapsamındaki tüm bilinmezliklerin uzman bilirkişi marifeti ile giderilmesi gerektiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
------- Noterler Birliği'nin 14/03/2025 tarihli yazı cevabı
---------- Müdürlüğü'nün 17/03/2025 tarihli yazı cevabı
--------- 20/03/2025 tarihli yazı cevabı
-03/07/2025 tarihli bilirkişi raporu
-Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi ve Sigorta Hukuku Uzmanı Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 03/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı yan sigortalısı -------- plakalı otomobil araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 67'yi ihlal ettiği nedeni ile %50 oranında kusurlu olduğu, davacı yan --------- plakalı ticari taksi araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 57'yi ihlal ettiği nedeni ile %50 oranında kusurlu olduğu, dava konusu aracın davaya konu hasarının tamir edilmiş hali ile Yargıtay İçtihatlarına göre oluşan değer kaybının 15.000 TL olduğu, Yargıtay tarafından uyuşmazlık durumlarında kullanılan NİSBİ HESAP formülü ile yapılan hesaplamada da 15.000 TL çıktığı ve bu tutarın kabul edilebilir olduğu, davalı yan sigortalısı araç sürücüsünün kusuru olan %50'ye denk gelen tutarın 7.500 TL olduğunun kanaatine varılmış olup, davalı yan sigorta şirketi tarafından bahse konu değer kaybı tutarı için davacı yan 1.02.2023 tarihinde 3.743,00 TL ödenmiş olduğu, ödenmiş olan tutar tenzil edilmiş, 3.757 TL bakiye değer kaybı tazminatı kalmış, ve araç hasar bedeli için eksprer raporundaki 26.710,00 Tl' nin kadri maruf olduğu kusura denk gelen 13.355,00 Tl 'nin ödenmiş olması nedeniyle bakiye hasar bedeli bulunmadığı yönünde tespitlerde bulunulmuştur.-Davacı vekili 10/12/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde taleplerini 3.757,00 TL'ye arttırdıklarına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan bakiye hasar bedeli ve değer kaybına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada yer alan belgeler ve tescil kayıtlarının incelenmesi neticesinde ---------- plakalı aracın davacı adına kayıtlı olduğu, -------- plaka sayılı otomobil cinsi aracın dava dışı -------- adına hususi olarak kayıtlı olduğu ve kaza tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır..
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. madde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" hükmünü içermektedir.Davacının değer kaybı zararına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde tazminat kapsamının ne olduğu konusunda TBK'daki genel hükümlerde bir açıklık yoktur. Bu konuda, Yargıtay'ın müstakar hale gelmiş içtihatları bulunmakta olup, yüksek yargı kararlarında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki fark olarak tanımlanmakta ve araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra 2. el satış değerinin tespiti ve arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği yerleşik hale gelmiştir. Nitekim, --------- sayılı kanun yararına bozma ilamında da, değer kaybının, işaret edilen bu esaslar dahilinde yapılacak inceleme ile belirlenmesi gerektiği yönünde içtihatta bulunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce değer kaybının, objektif değer kaybı esasına göre belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiş ve dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 03/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı yan sigortalısı -------- plakalı otomobil araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, davacı yan --------- plakalı ticari taksi araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, dava konusu aracın davaya konu hasarının tamir edilmiş hali ile Yargıtay İçtihatlarına göre oluşan değer kaybının 15.000 TL olduğu, davalı yan sigortalısı araç sürücüsünün kusuru olan %50'ye denk gelen tutarın 7.500 TL olduğunun kanaatine varılmış olup, davalı yan sigorta şirketi tarafından bahse konu değer kaybı tutarı için davacı yan 1.02.2023 tarihinde 3.743,00 TL ödenmiş olduğu, ödenmiş olan tutar tenzil edilmiş, 3.757 TL bakiye değer kaybı tazminatı kaldığı ve araç hasar bedeli için eksprer raporundaki 26.710,00 Tl' nin kadri maruf olduğu, kusura denk gelen 13.355,00 Tl 'nin ödenmiş olması nedeniyle bakiye hasar bedeli bulunmadığı yönünde tespitlerde bulunulmuştur. Bilirkişi raporundaki kusur tespitinin olayın oluş şekli ve trafik kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu,Mahkememizce alına bilirkişi raporunun --------- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi ve 92. maddesinin ilgili bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerektiğinden dava konusu aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile aracın onarıldıktan sonraki piyasa rayiç bedeli arasındaki farkı değer kaybı olarak belirlemiş olması ve davacıya ait aracın daha önce hasar kaydının bulunmaması nedeniyle değer kaybı hesaplamasının yerinde olduğu yine dava konu araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesinde hasarlı parçaların tespit edildiği, ekspertiz raporunda tespitlerin ve bedelin kadri maruf olduğu anlaşılmış olup hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile; 3.757,00 TL bakiye araç değer kaybı bedelinin KTK 99. maddesi gereğince davacının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 19/01/2023 tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde ödenmemesi nedeniyle temerrüte düşmüş sayılacağından temerrüt tarihi olan 01/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bakiye hasar talebi bulunmadığından 100,00 Tl hasar bedeli talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KISMEN KABULÜ İle
1-a-Dava konusu 3.757,00 TL bakiye araç değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 01/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacının bakiye hasar talebi bulunmadığından 100,00 Tl hasar bedeli talebinin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harcın ve 70,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 46,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 3.757,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı 12.000,00 Tl bilirkişi ücreti, 125,00 Tl posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam12.125,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 11.810,63 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmen davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 615,40 TL, mahsup edilen peşin harç 615,40 TL ile tamamlama harcı 70,00 TL olmak üzere toplam 1.300,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.480,73 TL'sinin davalı taraftan, 119,27 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda yokluğunda HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026