Tazminat (Haksız Hacizden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,

TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... tarafından müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, örnek no: 7 ödeme emri 14/12/2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini,, müvekkili şirket tarafından 15/12/2022 tarihinde takibe ve borca itiraz edildiğini ancak borca itiraz edilmesine rağmen, alacaklı görünen tarafından takibin kesinleştirilerek müvekkilinin mallarının haczedildiğini, müvekkilinin bilgisi dışında müvekkilinin banka hesaplarına ve araçlarına da haciz konulduğunu, müvekkili şirketin yetkilisi ..., 1 Temmuz 2023 tarihinde davacı şirketin aracı ile ...'ten İstanbul'a gelirken araç ... girişinde yakalandığını ve çekici marifeti ile yediemine kaldırıldığını, 1 Temmuz 2023 tarihi cumartesi gününe denk geldiği için İcra Dairelerinin kapalı olması sebebiyle icra dosyasında işlem yapılamadığını ve müvekkilinin aracının yediemine çekildiğini, araç içerisinde 283 kilo kurban eti olduğunu, haksız haciz ve yakalama nedeniyle etlerin bozulduğunu, araçta bulunan düğün eşyalarının da nakliye aracılığıyla İstanbul'a gönderildiğini, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini, müvekkili icra dairesinde çalışan sorumlular hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... Soruşturma sayılı dosyasıyla şikayetçi olduğunu ve soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin itirazından sonra takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, İcra Müdürlüğü'nün ihmali ve alacaklının kötü niyeti ile takip durdurulmamış ve dosya kesinleştirilerek haciz işlemlerine geçildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun takip, haciz ve yakalama nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zarara karşılık, gerçek maddi zararın belirlendiğinde artırmak şartıyla şimdilik kısmen 1.000,00 TL'nin yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, manevi zarara karşılık, müvekkilin ticari itibarının sarsılması nedeniyle 100.000,00 TL'nin yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı icra dosyasında yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, icra memurlarının olayın oluşumunda kastının bulunmadığını, müvekkili idarenin İİK'nın 5. maddesine göre sorumluluğun olmadığını, İİK 5. maddesi uyarınca İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından dolayı idare aleyhine tazminat davası açmanın koşullarının oluşmadığını, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı olmadığını ve maddi veya manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak herhangi bir şart oluşmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını görevli mahkemelerin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI
Mahkememizin 23/01/2024 tarihli celsesinde davacı şirket yetkilisi ... beyanında; "Ben ... Dış Tic. ve Paz. Ltd Şti'nin 24 yıldır sahibiyim, şirket yetkilisiyim, şirketim yurt dışı ihracat üzerinedir, ben borca itiraz etmiş olmama rağmen icra dairesi evrakımı işleme sokmayıp gerekli işlemler yapılmamıştır, bunun üzerine kurban bayramı arefesi 01/07/2023 tarihinde ... ilinden İstanbul'a gelirken ... ilinde polisler çevirdi, tam olarak plakasını hatırlayamamakla birlikte aracıma yakalanma şerhi konulduğunu ve yediemin'e çekileceğini bana söylediler, bunun üzerine aracımda kurban bayramı arefesi olduğu için 350 Kg civarında et bulunmaktaydı ayrıca araçta çeyiz eşyaları (sandık, bohça, tencere, halı vs.) vardı, benim aracım şirket aracı olup ... tipinde araçtır, aracımda kurban eti olduğu için etler bozulmuştur ve zararım ortaya çıkmıştır, yediemin'e teslim süreci vs. 8 saat sürmüştür, bana çeyiz eşyaları ve et teslim edilmiştir ancak aradan geçen süre zarfında etler bozulmuştur, ben çeyiz eşyalarını nakliye aracıyla İstanbul'a gönderdim ancak nakliye etleri kabul etmemiştir zaten 8 saat süre sonra etler de çözülmüştür, benim hesaplarıma bloke konulmuştur daha sonra aracım yakalandıktan sonra haciz işlemini öğrendim bunun üzerine icra müdürlüğü bir yanlışlık olduğunu belirterek haciz işlemini kaldırmıştır hatta yediemin masrafı vs. zararlarımı ödemek istediklerini söylemişlerdir, ben yaklaşık 2-3 gün aracımı kullanamadım, bankada bulunan tüm hesaplarıma da haciz ihbarnamesi gönderilmiştir ayrıca bu haciz nedeniyle ticari itibarım zedelenmiştir, ben bunun bir dolandırıcılık işlemi olduğunu düşünüyorum, haciz işlemini aracımın yakalanmasıyla fark etmeseydim daha büyük zararlara sebebiyet olacağını düşünüyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 23/01/2024 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben ... Dış Tic. Paz. Ltd. Şti'nde yaklaşık 6-7 yıldır çalışıyorum, 2023 yılı kurban bayramı dönüşünde yanında çalıştığım ... ve arabasıyla birlikte ... ilinden İstanbul iline doğru gidiyorduk, ... ilinde bizi polisler çevirdi, polisleri görünce birlikte gülmeye başladık daha sonra polis bizi durdurarak bekletti, bize trafik polisinin geleceğini ve aracın yediemin parkına götürüleceğini söyledi, aracın içerisinde düğün için çeyiz eşyaları ve yaklaşık 200-300 Kg ağırlığında et bulunmaktaydı, biz hepsini indirdik, yediemin'de bulunan görevliler eşyaları almamızı bize söyledi bunun üzerine eşyaların İstanbul'a götürülmesi için araç tutulmasına karar verdik bir araba tuttuk, tuttuğumuz araç yolcu aracıydı içinde yolcular da vardı yük aracı değildi, söz konusu araçta araca yükte konuluyordu anca kapalı kasa şeklinde değildi, söz konusu araç bize etleri alamayacağını söyledi etler çözülmeye başlamıştı söz konusu araç şoförü 24 saat yol gideceğini söyleyerek etleri araca almamıştır sadece çeyiz eşyalarını götürmüştür daha sonra ben de aynı araçla İstanbul'a geri döndüm, aracın yakalanması sabah 8-9 saatleri arasında olmuştur, aracın yediemin'e parkı ve işlemlerin bitmesi öğleden sonra saat 3-4'ü bulmuştur, yanında çalıştığım ... yaşanan bu olay sebebiyle çok üzülmüştür ticari kaybının ne kadar olduğunu bilmiyorum, ...'ın oğlunun düğünü olacaktı çeyiz eşyalarını taşıyordu düğün öncesi üzüntü yaşamıştır, aracı 1-2 gün sonra teslim aldığını biliyorum, başka bir zararının olup olmadığını bilmiyorum,Ben çeyiz eşyalarıyla birlikte İstanbul'a döndüm, ... yediemin otoparkında kalmıştır, nasıl geri döndüğünü bilmiyorum ayrıca aracın yakalandığı gün hafta sonuna denk gelmiştir, ben hesaplara bloke konulduğunu biliyorum ancak bundan dolayı şirketin mali açından bir zarara uğrayıp uğramadığını bilmiyorum, ... beyin pazartesi günü bloke konulduğundan haberdar olmuştur. Etleri araçtan çıkardıktan sonra yediemin'de bıraktık daha sonra muhtemelen çöpe atılmıştır, ben çeyiz eşyalarıyla birlikte İstanbul'a geldim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

.... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını 2023/... soruşturma sayılı dosyası, davacı ve davalı şirketin ticari sicil kayıtları, davacı şirketin banka hesap bilgileri, fatura, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı.

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın haksız haciz ve icra memuru işlemi nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlarının olup olmadığı, davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce verilen 18/02/2025 tarih ve ... sayılı karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 01/04/2026 tarih ve 2025/1609 Esas, 2026/1598 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava Mahkememizin 2026/290 Esasına kaydı yapıldığı anlaşıldı.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesi "İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır.Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3. fıkrasında; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.
Dosya kapsamından davalıların tacir olmadığı ve eldeki davanın da TTK 4. ve 5. maddelerinde sayılan ticari davalardan olmadığı anlaşılmış olup şu durumda, davanın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. Yargıtay içtihatları, istinaf ilamı, yasal düzenlemeler ve tüm bu açıklamalar uyarınca Mahkememizin görevli olmaması, eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme bulunmadığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

3- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026