İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline ... Poliçesi ile sigortalı konutun bulunduğu binanın giriş katında yaşanan patlama nedeniyle sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle sigortalıya 40.727,25 TL sigorta tazminatı ödendiğini, işyerinin bodrum katındaki işyerinde bulunan davalı şirkete ait ... marka tüplerden sızan gazların patlaması sonucu hasarın gerçekleştiğini, bu nedenle sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tazmini için davalı aleyhine İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, takip talebinde borçlu olarak ... Genel Müdürlüğü'nü göstermişlerse de kasıtlarının ... AŞ olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında özetle; müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi için öncelikle olayın LPG tüpünden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini, akabinde tüplerde imalat hatası bulunduğunun ve tüplerin ayıplı olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, tüplü LPG kullanıcısının uyması gereken yükümlülükleri yerine getirmediğini ve tüpleri herhangi bir havalandırmanın olmadığı bodrum katta bulundurduğunu, kullanıcının tüpü cihaza kendisinin bağlaması veya daha sonra kullanılmak amacıyla birden fazla tüpü muhafaza etmesi durumunda bayinin işi ifa etmesini engellendiğini, bu durumda müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının zararı ve miktarını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı ...'ın TBK'nın 71. maddesi gereğince meydana gelen olaydan kusursuz sorumlu olduğu, davacının sigortalıya yaptığı ödemenin somut olaya uygun ve kadri maruf bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin 40.727,25 TL alacak yönünden devamına, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA İLAMI
Dairemizin 14.03.2014 tarih ve 2020/1932 Esas, 2024/348 Karar sayılı ilamı ile; "İlk alınan raporda, tüplerde imalat hatası bulunmadığından davalının sorumlu olmadığı,... Gıda'nın sigortalı konutta hasara neden olan LPG tüpünü havalandırmanın temin edilmediği bodrum katta muhafaza ettiği, LPG tüpü kullanıcısının mevzuatın kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği belirtilmiş iken, ikinci raporda, LPG üreticisi davalının hasarda kusursuz sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir.Bunun yanında mahkemece konuya ilişkin ikincil mevzuat hükümleri de gözetilerek, usulüne uygun LPG tüpü depolama ve bağlantı hususlarına uygun olarak tüplerin kullanılıp kullanılmadığı, ortamda yeterli havalandırma olmadığı halde tüplerin bu alanda kullanılıp kullanılmadığı ve tüpün bulunduğu yerde herhangi bir gaz kaçağı durumunda bunu tespit eden ve alarm veren cihazın sağlanıp sağlanmadığı gibi hususlar değerlendirilmeli, buna göre dava dışı işyeri sahiplerinin bir kusurunun bulunup bulunmadığının saptanması, ayrıca usulüne uygun tesisat ve depolama alanı olmamasına rağmen tüp tedariği yapmaya devam eden davalının kanunun kendisine yüklediği teknik açıdan eğitim, bilgilendirme ve kalite artışı yönündeki hususlarda yeterli özeni gösterip göstermediği gözetilerek, davalı ... A.Ş.’nin olaydaki hukuksal sorumluluğunun bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.Öte yandan patlama ile ilgili yürütülen ceza soruşturması bulunduğu anlaşılmasına rağmen, soruşturma neticesinde herhangi bir dava açılıp açılmadığı, açılmışsa neticesi de araştırılmadan hüküm kurulması da doğru değildir...Buna göre LPG tüplerini bulunduran işyeri sahipleri veya üçüncü kişiler hakkında, sigortalı konutta hasara neden olan patlama nedeni ile açılmış ceza davası var ise, sonucunun beklenmesi, ceza dosyası getirildikten sonra kimya, yangın ve sigortacı bilirkişilerden, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve yukarıda belirtilen hususlarda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
Mahkemece; davacının sigortalı veya 3. kişilere ödemiş olduğu sigorta tazminatlarını TTK m. 1472 ve m. 1481 gereği davalıya rücu edebileceği, davalı üreticinin zorunlu tüpgaz sorumluluk sigortası yaptırmasının kusur veya kusursuzluğunu etkilemeyeceği, davalının tüp patlamasından kaynaklı hasarda kusursuz sorumlu olduğu, davacının ödemesi sabit olduğundan sigortalıya ödenen 40.727,25 TL'nin davalıdan rücuen tazmininin talep edebileceği, davacının işlemiş faiz ile birlikte toplam 42.015,76 TL alacağın tahsili için takip başlatmışsa da, itirazın iptali davasının 40.727,25 TL asıl alacak üzerinden açıldığı, davacının dava açmadığı işlemiş faiz yönünden takibin durdurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 40.727,25 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 40.727,25 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, %20 oranında 8.145,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; tüplerde imalat hatası veya ayıp olduğunu gösteren somut bir delil bulunmadığını, ceza dosyasında da müvekkilinin sorumlu olduğuna dair somut bilgi bulunmadığını, müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi için tüplerde imalat hatası ve tüplerin ayıplı olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, tüplerin bodrum katta bulunduğunu ve bodrum katın havalandırmasının bulunmadığını, bu nedenle dava dışı sigortalının mevzuat hükümlerine aykırı davrandığını, tüplü LPG kullanıcısının uyması gereken yükümlülükleri yerine getirmediğini ve tüpleri herhangi bir havalandırmanın olmadığı bodrum katta bulundurduğunu, kullanıcının tüpü cihaza kendisinin bağlaması veya daha sonra kullanılmak amacıyla birden fazla tüpü muhafaza etmesi halinde bayinin işi ifa etmesini engellediğinden, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, takibe itirazın kısmen iptal edildiğini, bu durumda davanın kısmen kabulü söz konusu olacağından reddedilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Dava, davacı sigortacının konut sigorta poliçesi ile sigortalısına ödediği hasar tazminatının davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı sigortacıya ... Poliçesi ile sigortalı konutun bulunduğu binanın giriş katında yaşanan patlama nedeniyle sigortalı konutta hasar meydana geldiği, hasar nedeniyle davacının sigortalıya 40.727,25 TL sigorta tazminatı ödediği ve ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; davalının LPG tüpü imalatçısı olarak, önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden doğan zarardan kusursuz sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının kısmen iptaline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.
1-6100 sayılı HMK'nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26/1 maddesi "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmünü içermektedir.Somut olayda davacı sigorta şirketi, sigortalısına ödediği 40.727,25 TL asıl alacak ile 1.288,76 TL işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine takip başlatmış olup, davalının takibe itirazı üzerine, sadece asıl alacak yönünden davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Eldeki dosyada, takibe itiraz üzerine duran işlemiş faiz tutarı yönünden takibin devamını sağlamaya yönelik, usulüne göre harçlandırarak açılmış bir talep bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemenin talep dışına çıkarak, dava konusu edilmeyen ve takibe itiraz üzerine zaten duran işlemiş faiz yönünden, takibin durdurulması gerektiği gerekçesiyle takibin kısmen iptaline karar vermesi doğru olmamıştır.Diğer taraftan bir yandan "davanın kabulüne" karar verilmesi, diğer yandan "takibin kısmen iptaline" karar verilerek çelişki oluşturulacak şekilde karar verilmesi de doğru değildir.Bu nedenle talep dışına çıkarak ve çelişkili bir şekilde oluşturulan karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Bununla birlikte yargılamada eksiklik bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı gözetilerek işin esasının incelenmesi uygun görülmüştür.Davalı üretici şirket, patlamada kusurları bulunmadığını savunmuştur.İlk derece mahkemesinde alınan 30/07/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dosyada, hasarın tüpün imalat hatası veya yarılması nedeniyle gerçekleştiğini ispatlar herhangi bir belgeye veya ifadeye rastlanmadığı, dava dışı ... Gıdanın tüpleri işyerinin bodrumunda konuşlandırması ve zaman içinde alması gereken önlemleri almayarak gaz sızıntısına ve bu suretle patlamaya neden olduğu, davalı ... AŞ'nin hasarın oluşmasında kusurunun olmadığı belirtilmiştir.05/08/2019 tarihli raporda; davalı ...'ın kusuru olsun ya da olmasın LPG dolum, taşıma, kullanımı gibi süreçlerde emtianın tehlikeliliği ve işletmesinin tehlikeliliği gözetilerek meydana gelen riskler ve bunun yol açtığı zararlardan kusursuz sorumlu olduğu, sigortalıya ödenen hasar tazminatının piyasa rayiçlerine uygun olduğu belirtilmiştir.İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra alınan 07.01.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davalı ... A.Ş.'nin Zorunlu Tüpgaz Sorumluluk Sigortası yaptırmış olmasının kusur veya kusursuzluğunu etkilemeyeceği, ...Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Sigortanın Kapsamına ilişkin 1. maddesi gereğince; tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin (tüpün tesliminden sonra) kullanılmak üzere bulundurdukları yerlerde, LPG tüpünün infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu kusur ne olursa olsun (kusurları olsun veya olmasın) oluşacak bedeni ve maddi zararların sigorta teminatı kapsamında olduğu, dolayısıyla kusursuz sorumluluğun söz konusu olduğu, somut olayda ise zararın bu 3 halinden birisi olan infilak olayının meydana gelmiş olduğu, kusur yönünden bilirkişi incelemesine dahi gerek duyulmadan taleplerin kabulü gerektiği belirtilmiştir.Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/620 Esas, 2019/490 Karar sayılı kararında; sigortalı konutun bulunduğu binanın alt katında bulunan ... Gros şirketi yetkilisi ...'ın işyeri deposunda depo bulundurarak ve deponun havalandırmasını sağlamayarak taksirle bir kişinin ölümüne, birden fazla kimsenin yaralanmasına neden olma suçunu işlediğinden cezalandırıldığı, hükmün istinaf incelemesinde düzeltilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.Sonuç olarak ceza dosyasında tespit edilen maddi olaya göre, dava dışı işyerinin bodrum katında bulunan LPG tüplerinde çıkan gazın ortamda birikmesi ve ark ve kıvılcım sonucu patlaması sonucu çıkan yangın nedeniyle işyerinin üst katında yer alan sigortalı konut zarar görmüş ve davacı sigorta şirketi sigortalısına ödeme yapmıştır.Dosya kapsamı ve toplanan delillere göre; davacının sigortalısının tüp patlamasında hiçbir kusurunın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava dışı ... şirketi, yeterli havalandırma bulunmayan işyeri deposunda LPG tüpü bulundurması nedeniyle olayda kusurludur. Bunun yanında usulüne uygun tesisat ve depolama alanı olmamasına rağmen tüp tedariği yapmaya devam eden davalı ... AŞ'nin de kanunun kendisine yüklediği teknik açıdan eğitim, bilgilendirme ve kalite artışı yönündeki hususlarda yeterli özeni göstermemesi nedeniyle olayda kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda emsal Yargıtay 11. HD'nin 2012/5012 Esas, 2013/4613 Karar sayılı kararı gözetildiğinde, davalı tüp üreticisi ve dava dışı tüpü kullanan şirkete nazaran üçüncü kişi konumunda bulunan davacı şirketin sigortalısının hiçbir kusuru bulunmadığı ve davalı ile tüp kullanıcısının davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı üretici şirketin patlamada kusurları bulunmadığı yönündeki savunması yerinde olmayıp, davalı tüp üreticisi ile dava dışı tüpü kullanan şirketin kusur durumu, davalı ile tüpü kullanan arasındaki iç ilişkide önem arzedecektir. Ayrıca zarar miktarı yönünden herhangi bir uyuşmazlıkta bulunmamaktadır. Buna göre davacının sigortalısına ödediği hasar tazminatının rücuen tahsili için başlatılan takibe davalı itirazında haksız olduğundan, takibe itirazın iptaline karar verilmesi gerekir.Ayrıca davalı şirket ilk derece mahkemesinde hükmolunan icra inkar tazminatı yönünden hükmü istinaf etmediğinden, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek hükmolunan miktarın % 20'si tutarında icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekir.Açıklanan nedenler ile HMK'nın 355 ve 353/1.b.2 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/248 Esas, 2025/573 Karar ve 18/09/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-a)Davanın KABULÜ ile İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 40.727,25 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacak 40.727,25 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
b)Asıl alacağın %20'si oranında 8.145,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.782,08 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 485,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.296,64 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
d)Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 485,44 peşin harç ve yapılan 16.892,60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 17.409,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e)Davalı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
f)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 40.727,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 900,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 168,00 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davada haksız çıkması nedeniyle davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.08/01/2026