İNCELENEN KARARIN:

İtirazın İptali (Hizmet Alım Sözleşmesi)

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. Madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.

Davacı vekili özetle: Müvekkilinin lösemili çocuklara ve ailelerine ücretsiz sağlık ve eğitim hizmetleri vermek amacıyla kurulduğunu, vakfın iktisadi işletmesi tarafından işletilen ... ile davalı arasında akdedilen kredili çalışma sözleşmesi gereğince cari hesap oluşturulduğunu, davalı tarafından otelde konaklama yapılması için temin edilen müşterilerin konaklama bedellerinin fatura karşılığında ödeneceğini, davalı tarafından temin edilen müşterilerin konaklama bedelleri ödenmediğinden icra takibi başlatıldığını ve icra takibine itiraz edildiğini, mali durumunun bozulduğu öğrenilen davalının dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak müvekkilinin alacağının tahsilini imkansız hale getirebileceğini, tüzel kişiliği olmayan ... Vakfı İktisadi İşletmesi’nin taraf ehliyeti bulunmadığından, huzurdaki davanın müvekkili adına açıldığını, davalı şirketin temin ettiği müşterilerin otelde konaklamaları sebebiyle faturalar düzenlenip gönderildiğini, davalının 26.06.2024 tarihinde 20.000 TL ve 12.07.2024 tarihinde 75.000 TL ödeme yaptığını, kesilen fatura bedelleri eklendikten ve yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye cari borcun 287.010 TL olduğunu, davalı için düzenlenen faturalara kredili çalışma sözleşmesi gereğince 7 gün içinde itiraz edilmemesi, karşılıklı anlaşma yolundan sonuç alınamaması, ihtarnameye cevap verilmemesi ve ödeme yapılmaması sebebiyle icra takibi başlatıldığını, fatura alacağının 30 gün içinde ödenmemesi sebebiyle kredili çalışma sözleşmesi gereğince aylık %12 faiz işletilmesi ve BK 100. madde gereğince yapılan ödemelerin öncelikle faizden düşülmesi gerektiğini, davalının tarafların arasındaki sözleşmeye, açık cari hesap kayıtlarına, faturalara, mail ve telefon görüşmeleriyle yapılan borç ikrarlarına ve ödeme taahhütlerine rağmen halen müvekkili vakfın iktisadi işletmesine herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ... Vakfı'nın kamu yararına çalıştığı ve vergi muafiyeti tanınan vakıflardan olduğu gözetilerek duruşma yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulüne, Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/64715 sayılı dosyaya yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davacı tarafça Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2024/64715 sayılı dosyasına konu edilen borcun niteliği göz önüne alındığında görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, aynı zamanda yetkili mahkemenin ise icra takibinin yapıldığı yer olan Ankara mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili ile arasında mevcut ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin kendisine borçlu olduğunu iddia ederek, müvekkili aleyhinde Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nin 2024/64715 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili aleyhinde başlatılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmaması sebebiyle davanın reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Somut olayda davacı, genel yetki kuralı çerçevesinde davasını İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olup, HMK 6 uyarınca İzmir Mahkemesi yetkili mahkemedir, yetkili mahkemenin yetkisine itiraz mümkün olmamasına rağmen, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince davacıyı özel yetkili mahkemede davaya devam etmeye zorlayan yetkisizlik kararında isabet görülemediğinden, yetkili mahkemenin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ..." olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: HMK 22. madde uyarınca ilk derece mahkemeleri arasında çıkan yetki uyuşmazlığının çözümü için Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurulacağı, huzurdaki dosyanın davalının yetki itirazları nedeniyle yaklaşık iki yıldır yetkili mahkemenin belirlenmesi sebebiyle sürüncemede kaldığı, yargı yerinin belirlenmesi gerektiği, dosyaya sunulan belgelere göre davalı tarafından temin edilen müşterilere konaklama ve otel ekstra harcaması hizmetleri verilmesine rağmen, verilen hizmetlerin tamamının bedelinin alınamadığı, icra takibi başlatılmasına rağmen itiraz edildiği, arabuluculuk aşamasının anlaşmama olarak sonuçlandırıldığı, dolayısıyla davanın yaklaşık ispat edildiğine ilişkin sunulan belgelerin yeterli olduğu, müvekkilinin kamu yararına çalışan vakıf statüsünde bulunması nedeniyle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, konaklama hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplidir.
Dava, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış, davalının yetki itirazı kabul edilerek mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş, karar istinaf edilmeksizin 03.06.2025 tarihinde kesinleşmiş ve davacı vekilinin HMK 20. madde gereğince süresinde verdiği gönderme talepli dilekçesiyle Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin esasına kaydedilmiştir.
Hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemenin yetkisi kesin ve kamu düzenine ilişkin değildir. İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisizlik kararı istinaf edilmemekle, taraflarca Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisi benimsenmiş olduğundan mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken hatalı gerekçeyle resen mahkemenin yetkisinin incelenmesi ve bilhassa aynı derecedeki İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/1.a.3 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) HMK 353/1.a.3 madde gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/424 E., 2025/764 K. sayılı 13.11.2025 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.c gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 10.04.2026