İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davalının üstlendiği ... markasının reklam çekimleri için 1. Yönetmen yardımcısı teklifi üzerine kendisine belirli sürede verilecek hizmet için anlaştığını ve 19 Kasım 2025- 11 Aralık 2025 olarak belirlenen sürede hizmet vermiş bulunduğunu, ekte sunmuş olduğu mesaj kayıtlarında da yer aldığı üzere davalı şirket yetkilisi ile müvekkili arasında yapılan görüşmede müvekkilin hizmet bedeli 240.000 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin belirlenen süre zarfında 1. Yönetmen Yardımcılığı görevini yine dosyaya sunacağı kayıtlarda da yer aldığı üzere gereği gibi yerine getirdiğini ve belirlenen süreden 1 gün önce davalı şirket yetkilisinin setin devamı sırasında şiddet içerikli söylem ve davranışları sebebi ile teslim ederek tamamlamış bulunduğunu, hatta bu hususa ilişkin olarakcan güvenliği bulunmaması nedeni ile müvekkili tarafından şikayette bulunulmuş olduğunu, ilgili Savcılık dosya bilgisinin Mahkeme sunulacağını, setin ertesi gün tamamlanması üzerine müvekkili tarafından 1 günlük hizmeti süresi düşülmek sureti ile hizmet bedeli 221.000 TL olarak revize edilerek hak kazanılan tutar talep edilmiş ise de söz konusu bedelin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine ....İcra Müdürlüğü' nün 2026/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yöneltildiğini fakat borçlu tarafından bu takibe de itiraz edilmiş olduğundan bu sefer de... Arabuluculuk Bürosu' nun 2026/... E. sayılı dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapılmış ve süreç anlaşmama olarak sonuçlandığını, iş bu dava dilekçe ekinde sunmuş olduğu bilgi ve belgelerde müvekkilinin davalı firmanın ... reklam projesinde 1. Yönetmen yardımcılığı yapmış olduğu, anlaşılan hizmet süresinde aralıksız hizmet verdiği ve üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yaptığı aşikar olduğunu bildirip, davalı tarafından ....İcra Müdürlüğü' nün 2026/... E. Sayılı dosyası ile yapılan icra takibine haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazdan kaynaklanan Y 20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, vekalet ücretinin ve dava masraflarının davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... - (T.C.:...) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.
...Odaları Birliği Başkanlığı' na müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... - (T.C.:...) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarakgönderilmesi istenilmiştir.
...Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... - (T.C.:...) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.

Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2026/... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebine ilişkindir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Somut olayda dava konusu uyuşmazlık hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Davacı, hizmet sözleşmesinden doğan alacağının tahsili için başlattığı icra takibinde itirazın iptalini talep etmektedir. Davacı hakkında tacir araştırılması yapılmış ve davacının tacir sınırını aşan gelirinin bulunmadığı, tacir olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu itibariyle mutlak ticari davalardan değildir. Açıklanan sebeplerle dava, mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığından mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmış ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,

2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2026