DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 09/01/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket .... Turizm Yat ve Marina İşl. A.Ş.'nin karşı taraf .... sahil ... Şubesi Müdürlüğünden 20.000.000,00 TL kredi tahsisi aldığını, Halkbank nezdindeki 20.000.000 TL'lik mevcut kredi limitinin revize edilmesi talep edildiğini, müvekkili şirketin halen mevcut işletmede ... Yat Çekek Ve Yat Bağlama İşletmesini denizde 40 yat karada 58 yattan denizde 200 yat kapasitesine artırarak tali yat limanı için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile diğer ilgili bakanlıklar ve genel müdürlüklerinden aldığı ruhsat gereğince yat limanı inşaatı yapmakta olduğunu, bunun için mevcut kredinin 20.000.000 TL'den revize edilerek arttırılmasını istediğini, yatırımın devam ettiğini, on milyon liraya yakın harçları yatırılmış bulunduğunu, tesisin deniz yapılarının bitmek üzere olduğunu, bunun için müvekkili şirketin işletme kredisine değil, yatırım kredisine ihtiyacı olduğunu, 17/05/2023 tarihinde, 16/05/2023 tarihinde ekteki ekstreden de görüleceği üzere hesaplarından kesilmiş olan 49.500,00 TL tutarındaki kredi tahsis ücretinin iadesi için gerekli işlemlerin yapılmasının istenildiğini, bankanın teyitleri olmadan işletme kredisi tahsis etmekte olup bu nedenle mevcut hesaplarından resen müvekkilinin şirketin onayı alınmadan toplam 52.345,30 TL kredi tahsis ücreti tahsilatı yaptığını, müvekkili şirketin kabulü olmayan bu işletme kredisi ve kredi tahsis ücretinin borçlandırılmasının mevcut hesaplarından iadesi için ... Noterliğinden ... yevmiye numarası ile çekilen ihtarname 24/05/2023 tarihinde bankaya tebligat yapıldığını, bankanın talep ettikleri kredi tahsis ücretinin iade edilmesi taleplerini 25/05/2023 tarih ve ... sayılı cevabı ile reddettiğini, kullanılmayan kredi için yasalar ve mevzuat uyarınca kredi tahsis ücreti alınamayacağını, davalı ... Bankasından dava konusu işletmeye ait kredi kullanılmadığını, bankanın iade taleplerine olumsuz yanıt verdiğinden davanın açılması zaruretinin doğduğunu, ... Bankası A.Ş'nin ...Şubesinde mevcut müvekkiline ait ... müşteri numaralı .... hesap numaralı hesaptan alınan 52.348,30 TLkredi tahsis ücretinin haksız alındığının tespiti ile iadesine, 52.348,30 TL'nin ve bu tahsil edilen kredi tahsis ücretinin tahsil edildiği 17/05/2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bankalarından kredi limit revizyon talebinde bulunduğunu, akabinde usul ve yasaya uygun olarak tahsil edilen kredi tahsis ücretinin haksız olduğu iddiası ile işbu davayı ikâme ettiklerini, ancak davacının bu taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı firmanın bankalarına müracaatı akabinde firmaya ticari kredi limiti tahsis edilmesi nedeniyle toplam 52.348,30 TL komisyon tahsil edildiğini, kredi tahsis işlemlerinde masraf alınabileceğinin TCMB'nin ticari müşterilerden alınabilecek masraf ve komisyonların düzenlendiği tebliğ yanısıra bankaların müşterilere ilan edilen ücret ve komisyon tarifesinde açıkça belirtildiğini, söz konusu sözleşme koşullarının basiretli tacir olarak davacı tarafça da bilinerek akdedildiğini, bankacılık hizmetlerinin karşılığı olarak talep edilen bedellerin verilen hizmetlerin açık ve zorunlu gereği olduğunu, müvekkili bankanın tacir sıfatıyla vermiş olduğu hizmet karşılığında ücret isteme hakkı bulunduğunu, dava konusu ücretin, kredinin kullandırıldığı tarihte yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu, Bankacılık Kanunu ve alt mevzuatına uygun ve alınması gerekli bedeller olduğunu, vergi mevzuatından kaynaklı BSMV (banka sigorta muamele vergisi) tutarlarının iadesine hükmedilmesinin hiçbir şekilde mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacı şirket ile davalı banka arasında 21/10/2016 tarihinde 5.000.000,00 TL limit dahilinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı banka tarafından davacı şirket adına 05/05/2023 tarihinde 20.000.000,00 TL limit dahilinde kredi tahsis edildiği, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin Komisyon, Vergi ve Masraflar başlık 2.7 maddesinde bankanın davacıdan tahsil edebileceği ücret ve komisyonlara ilişkin düzenlemeye yer verildiği, yasal mevzuat, Yargıtay İçtihatları ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmü uyarınca davalı bankanın kullandırılan kredi kapsamında davaya konu ücreti tahsil etme hakkı ve yetkisi bulunduğu, dosyaya ibraz edilen 06/08/2024 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak netice itibariyle taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde tahsil edilecek masrafa ilişkin oran belirtilmemiş ise de yukarıda belirtilen Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı bankanın dava konusu ücrete ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranların bulunduğu, bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre bankanın ilan ettiği oranlar uyarınca hesaplanan tutardan 287,64 TL fazla tahsilat yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 287,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek kamu bankalarınca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesi beyanlarını tekrarla, müvekkili şirketin yatırım yaptığını, mevcut hesabından resen müvekkili şirketin onayı alınmadan toplam 52.345,30 TL kredi tahsis ücreti tahsilatı yapıldığını, müvekkili şirketin kabulü olmayan bu işletme kredisi ve kredi tahsis ücretinin borçlandırılmasının mevcut hesabına iadesi için ... Noterliğinden ... yevmiye numarası ile çekilen ihtarnamenin 24/05/2023 tarihinde bankaya tebliğ edildiği, bankanın, kredi tahsis ücretinin iade edilmesi taleplerini 25/05/2023 tarih ve ... sayılı cevabı ile reddettiğini, yine aynı şekilde ... Bankası ... Şubesi tarafından kredi tahsis ücreti kesildiğini, müvekkili talebi üzerine ... Bankası ... Şubesinin kesmiş olduğu 03/07/2023 tarihli kredi tahsis ücretlerinin iadesini yaptığını, davalı ... Bankasından dava konusu işleme ait kredinin kullanılmadığını, davalı bankaya kredi tahsis başvurusu yapılmadığını, yapılmış olsa bile ücret, komisyon ve diğer ücretlerin alınacağı konusunda bilgilendirme yapılmadığını, kredi başvurusu yapıldığının net ve kesin olarak kanıtlanması gerektiğini, böyle bir başvuru olsa dahi, başvuru yapılması halinde bu ücret, komisyon ve diğer ücretlerin alınacağı konusunda müvekkili şirket yetkililerinin bilgilendirdiğini ve onay aldığını kanıtlaması gerektiğini, davalı banka cevap dilekçesinde 17.03.2023 tarihinde başvuru yapıldığını ancak 05.05.2023 tarihinde kredinin tahsis edildiğini ifade ettiğini, 50 gün kredi tahsisi için çok uzun bir süreç olup, müvekkili kredi tahsisi başvurusu yapmış olsa dahi, bu 50 gün sonunda bu ihtiyacın karşılanması, makul ve olağan bir süreç olmaması nedeniyle de, bu nedenle komisyon ve ücretlerin tahsili için yasal gerekçe oluşmadığını, davalı vekilinin onaylandığı ifade edilen 20.000.000,00 TL kredinin müvekkili şirket tarafından kullanılmadığını, bu nedenle müvekkilinden komisyon ücret ve diğer tahsil edilen bedellerin tahsil edilmemesi gerektiğini, bankacı bilirkişi... tarafından düzenlenen 06.08.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, bilirkişinin ... Turizm A.Ş tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dava ile huzurdaki ... Turizm Yat.Ve Marina İşletmeciliği A.Ş vekili olarak açtıkları davaları karıştırdığını, huzurdaki ... Esas sayılı dosya için düzenlediği bilirkişi raporunun 6.ıncı sayfasında diğer dosyanın davacısı ... Turizm A.Ş.' den bahsettiğini, 2023 yılında gerçekleşen bir olay için, 21.10.2016 tarihinde yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, matbu sözleşme metnine dayanılarak, 2023 tarihinde yapılan kesintinin yasal kabul edilmesinin mümkün olmadığını, sözleşme metnindeki yazıların puntolarının büyütülmesinin tek başına sözleşmenin geçerli olduğu sonucunu doğurmadığını, aynı zamanda sözleşmenin geçerli olması için tarafların tam bir anlama ve kabulle sözleşmeyi imzaladığının kabulü gerektiğini, sözleşmenin 2.7.1 ve 2.7.2 madde metinlerine bakıldığında muğlak ifadeler yer aldığını, müvekkili şirketin dilekçeyi revize edilsin diye verdiğini, ancak hesaptan çekilen parayı kabul ettiğine dair bir onayı bulunmadığını, davacı firmanın tahsis edilen limitleri kullanmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 06.08.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, her yıl güncellenen kredi limitleri için önceki yıllarda bu ad altında bir bedel ödenmediğini, davalı bankanın aldığı komisyona ait krediyi, verecek kaynaklarının olmadığı gerekçesi ile kullandırmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarında da; öncelikle, davalı bankaya, talep edilen kredinin neden kullandırılmadığının sorulmasına, daha önce güncellenen kredi limitleri için neden ücret talep edilmediğinin sorulmasına ve gelecek cevaplar doğrultusunda dosyanın tekrar bilirkişilere teslimini talep ettiklerini, taleplerinin gereği gibi değerlendirilmeden 27/11/2024 tarihli duruşmada itirazları reddedilerek istinaf yolu ile itiraz ettikleri kararın verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, ticari nitelikteki kredi sözleşmelerine istinaden davacıdan alınan masrafların iadesine istemiyle açılmış alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi üzerine reddedilen kısım yönünden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında, 24/10/2016 tarihinde (sözleşme öncesi bilgilendirme ve mutabakat formu ve kredi çerçeve sözleşmesinin müşteriye teslim tarihi 21/10/2016) 5.000.000 TL limit dahilinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2.7. maddesinde “….her nevi komisyon, kesinti, masraf, hesap işletim ücreti, fon ve BSMV, KKDF gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve giderler ile bunların gider vergilerini müşteri bankaya derhal ödemekle yükümlüdür…” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, davacı tarafından davalı bankaya revizyon talebinde bulunulduğu, banka tarafından davacıya 05/05/2023 tarihinde 20.000.000 TL genel limit dahilinde kredi tahsis edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporuna göre genel kredi sözleşmesi ile ilgili olarak davalı bankanın TCMB'ye bildirip kamu oyuna açıkladığı ücret ve komisyon tarifesinde kredi tahsis komisyonunun kararlaştırıldığı, davalı banka tarafından alınması gereken kredi tahsis komisyonunun 52.500,00 TL olması gerekirken 52.787,64 TL alındığı, 287,64 TL fazla tahsilat yapıldığı rapor edilmiştir.
Davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazında da; her yıl güncellenen kredi limitleri için önceki yıllarda bu ad altında bir bedel ödenmediğini, davalı bankanın aldığı komisyona ait krediyi, verecek kaynaklarının olmadığı gerekçesi ile kullandırmadığını ileri sürdüğü, ancak mahkemece bu hususta inceleme ve araştırma yapılmadığı, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacı tarafın rapora karşı itirazlarına karşın ek rapor alınmadığı ve de itirazların karşılanmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın itirazları kapsamında bankaya müzekkere yazılarak (her yıl güncellenen kredi limitleri için önceki yıllarda bu ad altında bir bedel ödenip ödenmediğini, davalı bankanın aldığı komisyona ait krediyi, verecek kaynaklarının olmadığı gerekçesi ile kullandırmadığı hususlarına ilişkin) yazı cevabı akabinde ek rapor alınarak hasıl olacak kanaate göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2024 tarih,.... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.08/01/2026