KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
KONYA
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 03.12.2024 tarihinde, davacı ... maliki olduğu ... plaka sayılı motosiklet ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle davacı müvekkilinin motosikleti hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araç, kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.' ye başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketi tarafından davacıya kısmi araç hasarı ödemesi ve kısmi değer kaybı ödemesi yapıldığını ancak davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin davacının uğradığı zararları karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğu gibi nedenlerle HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğindeki haklı davanın kabulü ile; müvekkili ... maliki olduğu ... plaka sayılı aracın hasarlanması neticesinde doğan HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttiğimiz talep arttırım hakkı saklı olmak üzere, şimdilik; 100,00 TL bakiye araç hasarı tazminatı, 100,00 TL bakiye değer kaybı, olmak üzere toplam 200,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den (Poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesini, her türlü yargılama harç ve gideriyle vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Yetkili Mahkemenin, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının aracındaki hasarı müvekkili şirketçe karşılandığını, aracın hasarına ilişkin 9.360,00 TL hasar tazminatı ve 1.000,00 TL değer kaybı tazminatı 18.03.2025 tarihinde müvekkili şirketçe ödendiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işlenmesi talebinin reddinin gerektiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte temerrüt tarihinden itibaren faize hak kazanılabileceği gibi nedenlerle haksız, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan varsa bakiye hasar bedeli ve bakiye değer kaybı bedelinin tazmini olduğu görülmüştür.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 20/06/2025 tarihli tensip zaptında dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Plakalı araç sürücüsü ... %100 (Yüzde Yüz) kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü ... kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın hasar bedelinin ödenerek mağdurun zararının karşılandığı, ek hasar ödemesi bulunmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 4,000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 1.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 3.000,00 TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye hasar bedeli ve bakiye değer kaybı bedelinin tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (hasar bedeli ve değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Mahkememize sunulan 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Plakalı araç sürücüsü ... %100 (Yüzde Yüz) kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü ... kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın hasar bedelinin ödenerek mağdurun zararının karşılandığı, ek hasar ödemesi bulunmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 4,000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 1.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 3.000,00 TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Raporun oluşa, kanuna ve hukuka uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 13/03/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
- Davacının 03/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 3.000,00 TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ŞİRKETİ'nden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
-Bakiye hasar bedeli talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40 TL peşin harç ve 47,82 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 68,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 47,82 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 1.278,62 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından karşılanan 127,50 TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50 TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.215,00 TL'nin haklılık oranına göre (3.000,00/3.100,00) 6.982,26 TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından karşılanan 87,50 TL vekalet harcının haklılık oranına göre (100,00/3.100,00) 2,82 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 08/01/2026