KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KONYA
Tespit
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Konya Ticaret Müdürlüğü sicilinde ... numarası ile kayıtlı davalı ...’nde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 18 Ağustos 2017 tarih ve 9392 sayıdaki şirkete ait 521-522. sayfalarında yer alan bölüme göre 10 paya ayrılmış toplam hissesinin toplam 5 adet payına sahip iken (1/2 pay) ekte yer alan Bursa . Noterliği’nin 09/06/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı “limited şirket pay devri sözleşmesi” ile ilgili şirkette olan 5 payımın tümünü şirketin yetkili müdürü ve diğer hissedarı olan davalı ... ...’a devrettiğini, şirket iki ortaklı olup davacı ile davalı haricinde başka bir ortak olmadığını, ilgili şirket ticaret sicilinde hala aktif olarak göründüğünü, ticari faaliyetlerini faal olarak devam ettirmediğini, müvekkilinin noter devir sözleşmesiyle tüm payını devretmesine ve ortaklıktan çıkmasına rağmen; payı devralan ve aynı zamanda davalı şirketin şirket müdürü olan davalı ... ... pay devri işlemlerini gerçekleştirmediğini, ortaklar kurulu kararı almadığını ve ticaret sicile bildirimde bulunmadığını, işbu dava açılmadan hemen önce müvekkile şirketin borçları için telefon yoluyla ulaşılması üzerine pay devrinin şirket müdürü tarafından ticaret sicile bildirilmediği, ve noter pay devri sözleşmesinin tescil edilmediği öğrendiğini, müvekkili tarafından 13/05/2025 tarihinde Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne iadeli-taahhütlü posta yoluyla başvuru yapıldığını, 15/05/2025 tarihinde başvuru evrakları teslim alındığını, müvekkiline Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirket müdürü olan diğer davalı ... ...'a tebligat çıkarıldığını, ancak davalı ... ...'a ve davalı şirkete çıkarılan tebligat iade edildiğini, dolayısıyla müvekkil tarafından üzerine düşen tüm görev ve sorumluluklar yerine getirilmesine rağmen gelinen süreçte şirket müdürü tarafından halen daha noter pay devri sözleşmesinin tescili için ticaret sicile başvurulmadığını şirket müdürü ve payların tümüne devralarak tek ortak haline gelen ... ... tarafından yapılması gereken devrin pay kayıt defterine işlenmesi ve genel kurul kararı alınması işlemleriyle son pay durumunun ticaret sicile tescili işlemi yapılmadığını, bu işlemler yapılmadığından müvekkilinin mağduriyeti oluştuğunu, söz konusu şirket iki ortaklı olduğundan ve bir ortak diğer ortağa tüm hissesini devrettiğinden şirket tek ortaklı hale geldiğini, bu durumda şirketin genel kurul onayına ihtiyaç duyulmadan noter devir sözleşmesi muvafakat anlamına geleceğinden devrin tescili ve müvekkilin sicilden silinmesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığını, ancak ticaret sicil müdürlüğü tarafından pay devri işlemi için pay defteri üzerinde kayıt ve silme işlemlerin yapılarak sicil müdürlüğüne sunulması gerektiğini, ayrıca ortaklar kurulu kararının şirket defterlerine işlenerek yine bir örneğinin sunulması gerektiği ifade edildiğini, müvekkili davalı şirketin pay defterlerine erişim imkanına sahip olmadığı gibi, ortaklar kurulu kararı alınmasını da sağlayamadığını, ayrıca pay defterlerinin veyahut diğer şirket defterlerinin nerede bulunduğu dahi bilinmediğini, şirketin iki ortaklı olması ve ortaklardan birinin tüm paylarını diğer ortağa devretmesi nedeniyle şirket tek ortaklı hale geldiğini, bu işlemin iki tarafı da noter pay devri sözleşmesinde taraf olup ayrıca bir muvafakat veyahut ortaklar kurulu kararı alınması gerekmeden ve pay defterine kayıt gerçekleşmeden pay devri işleminin zaten gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulüne, Bursa . Noterliği’nin 09/06/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile müvekkilin ortaklıktan çıktığının tespiti ile pay devrinin pay devir sözleşmesi tarihi itibariyle ticaret siciline tescil ve ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle;Müdürlüklerinde ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ...'nin müdürlüklerinde tescilli iki ortağı bulunduğunu, ortakların ... ... ce ... olduğunu, şirket ortaklarından ...'in Müdürlüklerinde 13/05/2025 tarihinde başvuru dilekçesi ile pay devri yapıldığını, ancak ticaret sicilinde tescilin yapılmadığı bilgisi yer aldığını, ilgili şirket ve davaya konu pay devri sözleşmesinde bahsi geçen ortak ... ...'a şirket ortaklarından ...'e ait bulunan 5 adet hisse ... ...'a devredildiğini, ... ...'a devredilen 5 adet hissenin ilgili kanun maddesi çerçevesinde genel kurul kararı alınarak tescil edilmesi gerektiğine yönelik tescile davet prosedürü başlatılmışsa da ilgililere ve şirkete yapılan tebligatın bila iade gelmesi sebebiyle müdürlüklerince başlatılan prosedür sonuca ulaşamadığını, tüm bu nedenlerle davacı lehine hüküm kurulması halinde Müdürlüklerinin yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle Müdürlükleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın limited şirkette hisse devrinin tespiti, sicile tescili ve ilanı istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 595. maddesinde "(1)Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2)Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş ise esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. (3)Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. (4)Şirket sözleşmesi ile sermaye payının devri yasaklanabilir. (5)Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır. (6)Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. (7)Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır." hükmünü içermektedir.
Anılan hüküm uyarınca, pay devrinin geçerli olarak yapıldığının kabulü için noterde devire ilişkin işlem yapılması, devir işleminin şirkete bildirilmesi, ortaklar genel kurulu tarafından devire onay verilmesi ile devir şirket yönünden tamamlanmış olmakta, devir işlemi ticaret sicile tescil edilmekle de 3. kişiler yönünden geçerli hale gelmektedir.
Somut olayda davacı, davalı şirkette bulunan 5 payını limited şirket pay devri sözleşmesi ile davalıya devretmiştir. Devir sözleşmesinde devralan davalı, devir sözleşmesini şirkete ibraz ederek ticaret sicili müdürlüğünde ve ilgili diğer kurumlarda kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağını kabul ve beyan etmiştir.
Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarından davalı şirketin 5 adet hissesinin davacıya kalan 5 adet hissesinin ise davalıya ait olduğu, davalının şirketi münferiden temsile yetkili olduğu görülmüştür. Bu durumda taraflar arasında noterde yapılan hisse devir sözleşmesi sonucu davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi davalı olmuştur.
Hisse devir sözleşmesinde davacıdan davalı şirketteki hissesini devralan davalı hisse devir sözleşmesinde açıkça devir sözleşmesini davalı şirkete ibraz ederek ticaret sicili müdürlüğünde ve ilgili diğer kurumlarda kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağını kabul ve beyan etmiştir. Anılan sözleşmede davalının yüklendiği edim karşısında hisse devir sözleşmesini davalı şirkete ibrazı ile ticaret sicil müdürlüğünde gerekli tescillerin yaptırılmaması TMK'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir. Öte yandan devralan davalı tek ortak olduğundan şirket yönünden hüküm ifade etmesi için ortaklar genel kurul kararına da gerek bulunmamaktadır. Davalı devirden sonra tek ortak olduğundan devre onay vermemesi de TMK'nun 2. maddesine aykırı olacaktır.
Hal böyle olunca, hisse devir sözleşmesi ile davalının davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, hisse devir sözleşmesinde anılan davalının açıkça hisse devir sözleşmesini davalı şirkete ibrazı ile ticaret sicil müdürlüğünde gerekli tescilleri yaptırmaya yönelik edim yükü altında bulunduğunun düzenlendiği, davalının hisse devir sözleşmesindeki edimini ifa etmemesinin TMK'nun 2. maddesine aykırı bulunduğu gözetilerek davanın kabulü ile pay devir tarihinden itibaren davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, pay devrinin Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmesi gerekmiştir (Emsal karar: Ankara BAM . HD ... E ... K.).
Ticaret Sicil Müdürlüğüne aslında bir husumet yöneltilmediğinden ve yasal hasım olduğu düşünülerek dava açıldığı anlaşılmakla bu davalı aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile;
2-Davacı ...'in pay devir tarihi olan 09/06/2022 tarihinden itibaren davalı şirket ortağı olmadığının tespitine,
3-Davacı ...'in ...NDEKİ %50 hissesini ...'na (TC: ...) 09/06/2022 tarihi itibariyle devrettiğinin Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce ticaret siciline tescil ve ilanına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalılar ... Dış Tic. Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 1.322,50 TL posta tebligat gideri ve 87,50 TL vekalet harcı ücreti olmak üzere toplamda 1.410,00 TL yargılama davalılar ... Tic. Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Tic. Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 08/01/2026