Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının faturaya dayalı 2.080.087,50 TL tutarındaki alacağının tahsili amacıyla Çumra İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının, aleyhine başlatılan icra takibine dair ödeme emrine ve işbu takibe 31.12.2021 tarihinde haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile taraflarınca itirazın iptali ve ve icra inkar tazminatı talepli dava açıldığını, davacı müvekkilinin toplam alacağının 1.786.197,50 TL olduğu belirlendiğini, yargılama içerisinde yapılan ıslah doğrultusunda Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı hükmü ile davanın 946.272,50 TL üzerinden kabulü ile takibin devamı yönünde hüküm kurulduğunu, ilk davadan bakiye kalan 839.925,00 TL'lik kısmının icra takibinin başladığı tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde açıkça tespit edilecektir ki, huzurdaki davada müvekkilinin borçlu değil, bilakis davacı tarafından alacaklı olduğunu, davacı tarafın kesin hüküm iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olup, huzurdaki dava zamanaşımı, hakkın esası ve hakkın kötüye kullanılmaması yasağı gerekçeleriyle bağımsız bir yargılama niteliği taşıdığını,dava konusu alacak iddiaları, kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımına uğradığı gibi nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davada müvekkili malvarlıkları üzerine konulan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı olduğu görülmüştür.
Çumra Vergi Dairesine, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğüne ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Dava, aynı taraflar arasında görülen ve aynı konuya ilişkin itirazın iptali davasında Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile tespit edilen toplam 1.786.197,50 TL alacaktan işbu mahkemece hüküm kurulan bedelin mahsubu ile kalan 839.925,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebine ilişkindir. Bahsedilen davada verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır.
Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir.

Yani kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur.
Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtayca re'sen göz önünde tutulmalıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2015 gün ve ... Esas, ... Karar., 15.02.1980 gün ve ... E. ... K., 02.06.1982 gün ve ... Esas ... Karar ve 09.11.1988 gün ve ... Esas ... K. sayılı kararları)
Eldeki dava; yukarıda bahsedilen dosya kapsamında belirlenen bedelden bakiye kalan kısım için ek dava mahiyetinde açılmış olup, taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen toplam bedel taraflar için kesin hüküm niteliğinde olup önceki davada kesinleşen bedel esas alınmak suretiyle davacının davalıdan 839.925,00 TL daha alacağı olduğu değerlendirilmiş ve davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar işbu dava bakiye alacağın tahsili amacıyla açılan bir alacak davası ise de mahkememizce, taraflar arasında ilk görülen davanın itirazın iptali davası olması, eldeki davanın bakiye bedel yönünden açılan bir ek dava olması, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın itirazın iptali olarak belirlenmesi ve taraflarca da bu belirlemeye ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmaması nedeniyle sehven davanın itirazın iptali davası olduğu düşünülerek bu yönde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının KABULÜ ile; Çumra İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine davalı ... tarafından yapılan İTİRAZIN, asıl alacağın 839.925,00 TL.'lik kısmı yönünden İPTALİ ile TAKİBİN asıl alacağın 839.925,00'lik kısmı yönünden de DEVAMINA, asıl alacak olan 839.925,00 TL'ye icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine,

2-Hükmedilen 839.925,00 TL.'nin %20'si olan 167.985,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 57.375,28 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 14.343,82 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 43.031,46 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafından karşılanan 615,40 TL başvurma harcı, 14.343,82 TL peşin harç, 380,00 TL posta ve tebligat gideri, 1.013,90 TL ihtiyati haciz harcı, 87,50 TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 16.440,62 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 131.998,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren iki hafta içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 08/01/2026