KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KONYA
İtirazın İptali
Ereğli(Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş olmakla dava mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin davalı aleyhine Ereğli İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin kasap olduğunu, etler verdiğini, davalıya verdiği etler karşılığında fatura kestiğini ve davalıya bu faturayı teslim ettiğini, davalının da bu faturayı gider olarak vergi dairesine teslim edildiğini, davalının bir kısım için ödeme yaptığını, bu ödemenin ise başkaca yaptığı alış verişler için olduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle itirazın iptalini, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ereğli(Konya) . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen ... Karar sayılı görevsizlik kararı verilerek Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizin 11/09/2025 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 13/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... İşletmesinin 2024 yılına ait ticari Defterlerinin açılış tasdiklerinin ve Yevmiye Defteri Kapanış tasdikinin T.T.K.69. ile 213. Sayılı V.U.K. 220. ve 222. Maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, muhasebeleştirme işlemlerinin Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı kanaatinde olduğunu, davacı ...'nın bilanço usulüne göre defter tuttuğu, davacı ticari defterlerinde, takibe konu faturanın, 37 nolu yevmiye maddesinde kayıtlı olduğu, 31.12.2024 tarihli kapanış kaydına göre davalının ödeme yapmadığı, takibe konu fatura ile ilgili BS Formunun olduğu, davacı ticari defterlerine göre, Takip tarihi itibariyle davacının 200.000,00 TL alacağının olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki davacının defterlerinde takip konusu faturanın yer aldığı, bu durumda ticari defter kayıtları ve diğer kayıtlar ile alacağın ispatlandığı değerlendirilmiştir.
Bu nedenlerle davacının talep ettiği bedel gözetilerek Davanın KABULÜ ile; Davalının Konya Ereğli İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 146.657,00 TL ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte DEVAMINA dair karar verilmiştir.
Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile;
-Davalının Konya Ereğli İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 146.657,00 TL ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 146.657,00 TL'nin %20'si olan 29.331,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.018,14 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 1.451,28 TL peşin harç ve 1.053,26 TL icra harcının mahsubu ile bakiye 7.513,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 427,60 TL başvurma harcı, 1.451,28 TL peşin harç, 1.053,26 TL icra harcı, 870,00 TL posta ve tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri ve 60,80 TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.862,94 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 08/01/2026