Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında yapılan kurumsal hat abonelik sözleşmesine göre, davalı şirket Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos 2024 dönemine ait 4.677,55 TL'lik faturayı ödemediğini, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek aylık %4, yıllık %48 sözleşmesel faizi ile beraber ödenmesine, aksi halde fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle beraber ödenmesine, yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın ve icra takibinin yetkisiz yerlerde açıldığını, 11.12.2023 tarihinde müvekkili firmaya tanımlanan "2023 ..." paketinden altyapı yetersizliği nedeniyle hiçbir şekilde hizmet alınamadığını, 12.12.2023 tarihinde iptal formu düzenlenmiş ve davacıya sunulduğunu, davacı firmanın yetkilileri, altyapı sorununu kabul etmiş ve müvekkilinin haksız ödemelerinin iadesini talep ettiğini, davacı firmanın müşteri memnuniyeti kayıtları arasında, müvekkili şirketin hiçbir hizmet almadığına dair deliller bulunduğunu, davacının sunduğu pakette, müvekkilinin talep ettiği sanal hat hizmeti yer almadığını, paket detayları incelendiğinde, 50 GB internet, 10.000 dakika konuşma ve SMS gibi hizmetlerin bulunduğunu ancak sanal hat hizmetinin eksik olduğunu, davacının talep ettiği fahiş faizin hukuka aykırı olduğunu savunarak, haksız, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine, takibin iptali ile davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle alacağın %20 oranında icra inkar tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle istemin usulden reddine, Görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi Olduğuna, " kararı verilmiştir.

Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında "Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 40.000,00 TL 'dir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 4.677,55 TL olup, dava tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341,346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341,346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,

Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/04/2026