Zayi Belgesi Verilmesi

Mahkememizde görülmekte olan zayi belgesi verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kooperatif statüsünde olduğunu, davacı şirketin Ocak 2025 döneminde ticari faaliyetlerini sonlandırmaya ve işlettiği dükkanı tahliye etmeye kadar verdiğini, kooperatifin faaliyetlerini sonlandırıp dükkanı tahliye etmesinin ardından çok sayıda ortak kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, bunların KOOPBİS sistemine kaydedildiğini ve pay defterine de kaydedilmesi gerektiğini ancak kooperatif yönetim kurulu tarafından pay defterinin yapılan bütün çalışmalara rağmen bulunamadığını, pay defterinin müvekkilinin işlettiği dükkanın tahliyesi sırasında kaybolduğunu, müvekkil kooperatifin genel olarak faaliyetlerini sürdüremediğini ve ekonomik açıdan sıkıntıya düştüğünü, kooperatifin piyasadan yaklaşık 36.000,00 TL kadar alacağının olduğunu ve bunların takip edildiğini, toplanan tutarlarla mevcut borçlar ve vergilerin ödendiğini, Ocak ayı sonu itibariyle kooperatifin kasasında yaklaşık 3.000 TL kaldığını, kooperatifin avukatlık hizmeti alacak parasının da bulunmadığını ve adli yardım talebinde bulunduklarını, sonuç olarak; adli yardım talebinin kabul edilmesini ve pay defterinin zayi olduğuna ilişkin olarak zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Talep, 6102 sayılı Yasanın 82 ve devamı hükümlerine göre zayi belgesi verilmesine ilişkindir.
Yasal dayanağını 6102 sayılı Yasanın 82/7 maddesinin oluşturduğu "tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayi olması halinde kendisine bu hususta belge verilmesi" isteminin kabul edilmesi için aşağıdaki koşulların tamamının gerçekleşmiş olması gerekir;
- Zayi belgesi isteyen defter tutmakla ve/veya saklamakla yükümlü olmalı
- Zayi edilen defter ve belgeler tacirin saklamakla yükümlü olduğu ve kullanılmış ticari defter ve belgeler olmalı
- Defterler mücbir sebep sonucunda zayi olmalı
- Defter ve belgeler saklama süresi içerisinde zayi olmalı
- Zayi belgesi isteyen tacir usulüne uygun defter tutmuş olmalı
- Başvuru otuz günlük hak düşürücü süre içerisinde yapılmalı dır
Defter ve belgeler için zayi belgesi alınması imkanının tanınması, ileride açılacak davalarda tacirin defterlerini ibraz edememesi nedeniyle olumsuz bir durumla karşılaşmasını önlemeyi amaçlamaktadır.Talep, mutlak bir ticari dava olduğundan (TTK 4) asliye ticaret mahkemesinde görülür. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ticari davalara bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesi zayi belgesi talebinin değerlendirilmesi bakımından görevli mahkemedir. Yetkili mahkeme bakımından kanun, delillerin daha kolaylıkla toplanabilmesi amacıyla ticari işletmenin bulunduğu yerden zayi belgesi için talepte bulunulması gerektiğini belirtmektedir. Burada, esnafların defter tutmak zorunda olmadıklarını belirtmek gerekir. 6102 sayılı Yasanın 15 inci maddesi, Yasanın 82 vd. hükümlerine herhangi bir gönderme yapmamıştır. Bunun sonucu olarak esnafların defterlerinin zayi olduğu gerekçesiyle mahkemeden zayi belgesi almak olanağı yoktur. Dolayısıyla mahkemenin öncelikle zayi belgesi almak için başvuranların tacir sıfatını haiz olup olmadıklarını belirlemesi gerekir.
Saklanması zorunlu olan ticari defter ve belgeler dışındakiler için, zayi olduğu iddiasıyla mahkemeden zayi belgesi istenemez. Ayrıca ticari defter ve belgelerin zıyaı nedeniyle zayi belgesi alınabilmesi için, bu defter ve belgelerin kullanılmış olması da zorunludur. Henüz kullanılmamış defter ve belgeler, bu madde kapsamında sayılmazlar. Dolayısıyla bu tür belgelerin kaybı nedeniyle, zayi belgesi alınamaması gerekir.Öte yandan 6102 sayılı Yasanın 82/7 maddesine göre, zayi belgesinin verilebilmesi için, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zıyaa uğraması gerekmektedir. Kanun koyucu, bu düzenlemeyle sadece mücbir sebep teşkil eden olayların söz konusu olması halinde zayi belgesi istenebileceğini ifade etmeye çalışmaktadır. Gerçekten de buradaki haller (yani yangın, su baskını ve deprem), hukukta mücbir sebep olarak sayılan durumlardır. Bu durumlarda öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü olaylar söz konusudur. Bu nitelikte olmayan olaylarla defter ve belgelerin zayi olması halinde, zayi belgesi verilemez.
İkinci olarak buradaki sayımın sınırlayıcı olmadığı, aksine örnekseme suretiyle yapıldığı, düzenlemede yer alan “gibi” ifadesinden anlaşılmaktadır. Böylelikle kanun koyucu bu hallere benzeyen ve mücbir sebep teşkil eden başka durumlar için de zayi belgesi alınabileceğine işaret etmektedir. Bu çerçevede örneğin savaş, isyan ya da ihtilal gibi, diğer mücbir sebep sayılabilecek olaylarla defter ve belgelerin zayi olması halinde de zayi belgesi verilmelidir.Ayrıca zayi belgesi istenebilecek olan olay, tacirin faaliyet ve işletmesi dışında kalan, harici bir olay olmalıdır. Dolayısıyla defterlerin zıyaına neden olan olayla, bu olayın cereyan ettiği işletme arasında bir bağlantı olmamalı, mücbir sebep teşkil eden olay, kaynağını işletme dışında bulmalıdır. Diğer bir anlatımla, olay ile olayın meydana geldiği işletme arasında, fonksiyonel bir bağ olmaması gerekir.Bir mücbir sebepten söz edebilmek için en önemli unsur kaçınılmazlıktır. Kaçınılmazlık, mutlak ve objektif bir kavramdır. Yani alınan tüm tedbirler, sahip olunan her türlü imkâna ve araca rağmen, mücbir sebep teşkil eden olayın defterlerin zıyaına neden olması engellenememelidir. Özellikle bu noktada "basiretli bir iş adamı gibi davranma" yükümü büyük bir önem taşıyacaktır. Bu çerçevede bilhassa tacir, basiretli bir iş adamına düşen özeni göstererek defterlerini iyi saklamalı ve onların zayi olmaması için kendine düşen yükümlülükleri yerine getirmelidir. Aksi taktirde zayi belgesi alınması olanağı yoktur -----Bu yasal düzenleme ve bilgiler göz önünde bulundurularak somut olay değerlendirildiğinde; talep edenin hakkında zayi belgesi verilmesini talep ettiği pay defterinin, talep eden kooperatifin işlettiği dükkanın tahliyesi sırasında kaybolduğunun değerlendirildiğini belirttiği, talep eden kooperatifin, kanunen saklamakla yükümlü olduğu belgeleri muhafaza etmek için basiretli bir tacirin alması gereken tedbirleri aldığını, özen görevini yerine getirdiğini, belgelerin zayi olmasında kusuru olmadığını ispat edemediği anlaşıldığından yasal şartları gerçekleşmeyen talebin reddine karar verilmiştir.
"... Zayi belgesi verilmesini düzenleyen TTK'nın 82/7.maddesinde:"...Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmü düzenlenmiştir. Zayi belgesi talep eden davacı öncelikle bir ziyaa olayının vuku bulduğunu ve bu ziyaanın TTK'nın 82/7. maddesinde belirtildiği hallerden veya benzeri bir olay sonucu meydana geldiğini, defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş olduğunu, ziyaanın onun iradesi dışında meydana geldiğini, yasa gereği tutmak ve saklamak zorunda olduğu şirkete ait karar defterini emin koşullarda saklayıp, muhafaza ettiğini ispatlamak zorundadır.Bu durumda davacı şirket, kanunen saklamakla yükümlü olduğu belgeleri muhafaza etmek için basiretli bir tacirin alması gereken tedbirleri aldığını, özen görevini yerine getirdiğini, belgelerin zayi olmasında kusuru olmadığını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi doğru olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir"----

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Yasal şartları oluşmayan talebin REDDİNE,
2.-Alınması gerekli 732,00.-TL karar ve ilam harcı dava açılırken peşin olarak alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
3.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.-Karar kesinleştiğinde Kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.