BİRLEŞEN ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NİN
... ESAS SAYILI DAVADA;

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili 02/02/2026 tarihli dilekçesi ile; müvekkili ...'un muris ...'un evlilik dışı çocuğu olduğunu, davalı gerçek kişilerin muristen intikal eden şirket paylarını kendi üzerlerine geçirdiklerini, davalı Antalya ... A.Ş ortaklarından olan Antalya ... Ltd.Şti paylarının iptaline yönelik açılan eldeki davada muris ...'un bıraktığı taşınır ve taşınmaz mal varlığı değerinin ... TL olduğunu, müvekkilinin miras hissesinin güncel değerinin ise ... TL olarak hesap edildiğini, bu hesaplamaya muristen intikal eden güncel değeri ... TL olan OSB'deki taşınmaz ve fabrikanın dahil edilmediğini, müvekkilinin 14 yaşında olduğunu, miras hakkı olan bu zenginlikten davalıların dosyaları uzatma telaşları nedeniyle faydalanamadığını, müvekkilinin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının acil karşılanması gerektiğini, müvekkilinin maddi olarak zarara uğratıldığını, dava sonunda haksız çıkacak taraftan alınması şartıyla davalı Antalya ... A.Ş tarafından müvekkiline aylık 100.000,00 TL maaş ödemesi yapılması yönünde ara karar kurulmasını talep etmiştir.

Mahkemece 09/02/2026 tarihli ara karar ile; "... her ne kadar davacı vekili tarafından davacıya davalı şirketten aylık 100.000,00 TL tedbir mahiyetinde maaş ödemesi yapılması talep edilmiş ise de dava, davalı şirketteki hisselerin davacının miras hissesi oranında iptali ile davacı adına tescili davası olup henüz yargılamanın devam ettiği, davacının kesinleşmiş bir hissedarlığının bulunmadığı, ayrıca şirketten kar payı ve saire herhangi bir ödeme yapılması genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında bulunduğu, davacıya ödeme yapılması gerektirir yasal bir düzenleme bulunmadığı gibi dava sonunda elde edilecek faydayı sağlar nitelikte tedbir kararı verilemeyeceğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen tedbir talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.

Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirket paylarının tesciline dayanak yapılan Antalya 1. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 20/05/2015 tarihli mirasçılık belgesinin iptali ile müvekkilinin mirasçı olduğuna dair verilen Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararının 29/03/2022 tarihinde kesinleştiğini, davalı Antalya ... ... A.Ş ortaklarından olan Antalya ... ... Ltd. Şti. paylarının iptaline yönelik açılan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasına konu edilen muris ...'un taşınır ve taşınmaz mal varlıklarının değerinin ... TL olduğunu, müvekkilinin miras hissesinin güncel değerinin ise ... TL olarak hesap edildiğini, bu hesaplamaya muristen intikal eden güncel değeri ... TL olan OSB'deki taşınmaz ve fabrikanın dahil edilmediğini,müvekkilinin 14 yaşında olduğunu, miras hakkı olan bu zenginlikten davalıların eylemleri nedeniyle faydalanamadığını, müvekkilinin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının acil karşılanması gerektiğini, mahkemece taleplerinin reddine karar verildiğini, müvekkilinin sabit olan haklılığı dikkate alınarak dava sonunda haksız çıkacak taraftan alınması şartıyla davalı Antalya ... A.Ş tarafından müvekkiline aylık 100.000,00 TL maaş ödemesi yapılması gerektiğin istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, ara kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı ile 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce YAZILMASINA,

3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 13/04/2026
...