KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
1-
VEKİLİ:
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
GEREKÇE YAZIM TARİHİ:
Davacı taraf vekilinin davalılar aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 10.07.2025 tarihinde müvekkil... adına kayıtlı ... plakalı 2008 model ... marka otomobili sevk ve idare eden ..., Konya İli, ... Mahallesi, ... Sokakta kendi yolunda hız limiti içerisinde seyir halinde iken davalı ... adına kayıtlı ... Plakalı aracı sevk ve idare eden sürücü davalı ...'nın Konya İli, ... Mahallesi ... Sokak istikametinden hız limitine uymayarak ve müvekkiline ait seyir halindeki aracı kusurlu şekilde görülmeyerek aracın sağ kısımından müvekkiline ait aracın ön kısmına çarpması neticesinde dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu bu maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araçta maddi hasar oluştuğunu, davalı ...' a ait ... plakalı araç davalı sigorta şirketi nezdinde ... nolu Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesiyle sigortalı bulunduğunu, karşı araç sürücüsü davalı ... meydana gelen işbu maddi hasarlı trafik kazası oluşumunda yüzde yüz kusurlu olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile bu aşamada gerçek zararın tespit edilmesi mümkün olmadığından davalılara ve üçüncü şahıslara karşı fazlaya ilişkin dava ve talep hakları bedel arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı karşılığı olarak 50,00 TL değer kaybı alacağının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı karşı araç sürücüsü davalı karşı araç işleteni ve davalı sigorta şirketinden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı müvekkile verilmesini, (HMK m.107 uyarınca Belirsiz Alacak Davasıdır.) bu aşamada gerçek zararın tespit edilmesi mümkün olmadığından davalılara ve üçüncü şahıslara karşı fazlaya ilişkin dava ve talep hakları bedel arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL araçtan yoksun kalma tazminatı alacağının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karşı araç sürücüsü/işleteni ve davalı karşı araç sürücüsünden müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkili davacıya verilmesini, (HMK m.107 uyarınca Belirsiz Alacak Davasıdır.) yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 07/01/2026 tarihli kısmi feragat dilekçesi ile özetle; Davalılardan ... ve ... açısından davadan feragat ettiklerini, davalılardan ... ve ...'dan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, davalılardan ... ve ... açısından işbu davadan feragat etmeleri nedeniyle davalılar ... ve ... açısından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyerek talepleri doğrultusunda işlem yapılmasına davalıların diğer davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ açısından davanın devamına karar verilmesini talep etmiştir.
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 10/07/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 10/07/2024 tarihinde meydana gelen kazada davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararları olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI
(1) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/04/2008 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Borçlar Yasası'nın 147/2. maddesi gereğince alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin vaziyetini iyileştirdiği takdirde bu fiilin sonuçlarına şahsen katlanır. Davacılar, müteselsil sorumlulardan sürücü hakkındaki davadan feragat ederek diğer sorumlu araç sahibinin, hakkındaki davadan feragat edilen sürücüye kusuru oranında rücu hakkını ortadan kaldırmışlardır. Müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki davadan feragat edilmesi diğer müteselsil sorumlu yönünden de teselsülden feragat niteliğini taşır ve böylece müteselsil sorumlu olan diğer davalı da sorumluluktan kurtulmuş olur. O halde müteselsil sorumlu olan işleten davalı şirket hakkındaki davanın da reddedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
(2) T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/10/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Karayolu motorlu araçlar zorunlu malî sorumluluk sigortasının teminat kapsamı KTK’nın 91. maddesinde “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere…” ifadesi ile düzenlemiştir. Bu maddeye göre sigortacının sorumluluk kapsamı işletenin motorlu aracın işletilmesi ile üçüncü kişilere verdiği zarar ile sınırlıdır. Bir başka anlatımla sigortacının sorumluluğu işletenin sorumluluğu ile sınırlıdır. İşleteni KTK’nın 85/1 maddesine göre bir zarardan sorumlu tutamıyorsak sigortacıyı o zarardan sorumlu tutma imkânı bulunmamaktadır. Keza işletenin sorumluluğunu ortadan kaldıran KTK’nın 86. maddesinde sayılan şartların bulunması durumunda işleten ile birlikte sigortacıda sorumluluktan kurtulacaktır." denilmiştir.
(3) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 15/11/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Davacı tazminat alacağı kalmasına rağmen davalı işleten ve sürücü yönünden davadan feragat ederek, bu davalının durumunu iyileştirirken diğer müteselsil borçlu konumundaki sigorta şirketini iç ve dış ilişkideki durumunu ağırlaştırmıştır. Şu halde, Mahkemece BK'nın 147. maddesi (TBK md. 168) ile Yargıtay İBK'nın 11/04/1940 gün - 70 sayılı ve YHGK'nun 21/11/1981 gün- ... sayılı kararları uyarınca davalı işleten ve sürücü hakkında davadan ve davaya konu alacak hakkından feragatin, müteselsilen zarardan sorumlu olduğu iddia edilen diğer davalı ZMMS sigorta şirketine sirayet edeceği ve bu davalının da feragatten yararlanacağı anlaşılmakla tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekir." denilmiştir.
III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
İşbu davada davacı vekilinin 07/01/2025 tarihli feragat dilekçesi ile davalılardan ... ve ... yönünden davadan feragat ettiklerini mahkememiz dosyasına bildirmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde ...'un kazaya sebebiyle veren sigortalı ... plakalı aracın işleteni, ...'nın ise sigortalı araç sürücüsü, diğer davalı ... Sigorta A.Ş'nin ise ... plakalı aracın ZMM Sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki dava haksız fiilden kaynaklı olup meydana gelen zarardan en geniş anlamda sorumlu kişiler 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 49 ve devamı maddeleri gereğince kaza sebebiyet veren araç sürücüsü ile 2918 Sayılı Kanunun 3/1 ve 85/1 maddeleri gereğince araç işletenidir. Davalı sigorta şirketi ise akdedilen poliçe kapsamında davalı işletenin üzerine düşen hukuki sorumluluğu belirli limitler dahilinde üstlenmekte, sorumluluğu bu limitlerin azami miktarı kadar olmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/10/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere bir başka anlatımla sigortacının sorumluluğu davalı işletenin zarardan sorumluluğu ile sınırlıdır. Davalı işletenin 2918 Sayılı Kanunun 85/1 maddesine göre bir zarardan sorumlu tutulamadığı hallerde sigortacının da o zarardan sorumlu tutma imkânı bulunmamaktadır. Keza davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran KTK’nın 86. maddesinde sayılan şartların bulunması durumunda işleten ile birlikte sigortacıda sorumluluktan kurtulacaktır. Bu açıklamalardan hareketle davalı sigorta şirketinin sorumluluklarının, davalı işletenin sorumluluğunun bulunduğu hallerde var olduğunun kabulü sonucu ortaya çıkmaktadır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 166/1 maddesi gereğince müteselsil borçlulukta, borçlulardan birisinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde bu oranda diğer borçlular da borçtan kurtulmuş olacaktır. Nitekim yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/04/2008 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 15/11/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere alacaklı, diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin vaziyetini iyileştirdiği takdirde bu fiilin sonuçlarına şahsen katlanmak durumundadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, emsal mahiyetteki Yüksek Mahkeme ilamları ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı vekilinin Mahkememizin 07/01/2025 tarihli dilekçesi ile sürücü ve işleten açısından davalarından ve tüm taleplerinden feragat ettiği, davacı vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu vekaletnamesinde davadan feragata ilişkin olarak ayrıca ve açıkça yetkilendirildiği, feragatın muhakeme devam ederken süresinde yapıldığı, kayıtsız ve şartsız olduğu, davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluluğunun sınırının ise işletenin üzerine düşen hukuki sorumluluğu belirli limitler dahilinde limitlerin azami miktarı kadar olduğu, davacının işleten ve sürücüden davadan feragati sebebiyle bu davalıların durumunu iyileştirirken diğer müteselsil borçlu konumundaki davalı sigorta şirketinin iç ve dış ilişkideki durumunu ağırlaştırdığı, bu hususun yanı sıra davalı sigorta şirketinin yapacağı ödeme neticesinde davacı ile aralarında akdedilen sözleşme, 6098 Sayılı Kanunun 168/1-2 ve 6102 Sayılı Kanunun 1472/1-2 maddesi gereğince davacının halefi olarak yerine geçeceği ve zarardan sorumlu olan kişilere yasal şartların oluşması halinde yapmış olduğu ödemeyi rücu edebileceği, davacının haksız fiil sorumlusu sürücü hakkında açmış olduğu davadan feragat ederek davalı sigorta şirketinin rücu hakkına da mani olduğu, ezcümle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununu 168/1-2 maddesi, 6102 Sayılı Kanunun 1472/1-2 maddesi, T.C. Yargıtay İBK'nın 11/04/1940 gün - ... sayılı ve YHGK'nun 21/11/1981 gün- ... sayılı kararları uyarınca davalılar sürücü ve işleten hakkındaki davadan ve davaya konu alacak hakkından feragatin müteselsilen zarardan sorumlu olan diğer davalı sigorta şirketine de sirayet edeceğine kanaat edilmekle tüm davalılar yönünden davanın 6100 Sayılı Kanunun 311/1 maddesi gereğince davanın her bir davalı açısından feragat nedeniyle reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
KANUN YOLU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar dava değeri 100,00 TL olarak ifade edilmiş ise de eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 107/1 maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı, adı geçen kanunun 341/3 maddesi de nazara alınarak Mahkememizce verilen kararın miktar itibariyle kanun yolu incelemesine açık olduğuna kanaat edilmekle hükmün dava değer itibariyle kesin olmadığı kabul edilmiş ve hükme karşı istinaf kanun yolu açılmıştır.
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 311/1 maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE HER BİR DAVALI AÇISINDAN AYRI AYRI REDDİNE,
2-Peşin olarak alınan 615,40 TL karar ve ilam harcından alınması gereken 244,00 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 371,40TL nin talep halinde ve kararımız kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-İşbu dosyada arabuluculuk dava şartı olmadığından davacı tarafından başvurulan hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılanan 104,00 TL vekalet suret harcının davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.ye verilmesine,
6-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili yararına AAÜT' ye göre hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş. ye verilmesine,
7-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; Tarafların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 3. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere
verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026