İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketine ... no'lu "..." ile 24.06.2022-24.06.2023 tarihleri arasında sigortalı olan dava dışı ...'na ait kiracı ...'ın kullanımındaki "..." adresinde, 03.10.2022 tarihinde sigortalı konutta bulunan mutfaktaki LPG tüpünün plastik borusunun yarılması sonucu alevlenerek çıkan yangın sonucunda söz konusu konutta ciddi hasarlar oluştuğunu, hasarın meydana gelmesinde davalının/borçlunun sorumluluğu bulunduğunu, sigortalıya ödenen hasar tutarının rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, asıl alacağa ve ferilerine haksız olarak itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı ilamsız icra takip dosyasına karşı yaptığı tüm haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptalini, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesi (...Poliçesi) gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddeleri (halefiyet) uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 19/02/2019 tarih ve ...E. ... K. Sayılı ilamı ile benzer içtihatlarında da işaret edildiği üzere: 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava tarihi itibariyle de Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Huzurdaki dava; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına TTK..nun 1472.maddesi gereğince yasal halefi konumunda olduğu açıktır. Bu nedenle görev hususu belirlenirken sigortalının hukuki durumu incelenmelidir.
03/07/1944 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun ... E. İle ... K. sayılı kararında da işaret edildiği üzere, davada, dava dışı sigortalı ...'nun sahip olduğu tüm haklara halefiyet gereği davacı da sahiptir. Huzurdaki dava, dava dışı sigortalı ... tarafından davalı aleyhine açılmış olsa idi nasıl aradaki ilişkinin ticari bir iş olmadığını ve sorunların çözüm yerinin de Asliye Ticaret mahkemelerinin olmadığını, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu söyleyebiliyorsak, halefiyet prensibi gereği de aynı şeyi düşünmek zorunludur. Değişen tek şey davacının taraf sıfatındadır. Bu da halefiyet prensibi gereği davada davacıya aktif husumet ehliyeti tanımaktadır. Diğer bir anlatımla sırf davanın taraflarına bakarak her iki tarafın da ticaret şirketi olmasından dolayı davanın ticari nitelikli bir dava olduğu kabul edilemeyeceği gibi, taraflar arasında da zaten meydana gelmiş bir haksız fiil ilişkisi yoktur. Diğer bir anlatımla davacı taraf kazanın tarafı değildir. Davacı sıfatını yasal halefiyet (TTTK.nun 1472.maddesi) gereği taşımaktadır. Bu nedenle dava dışı sigortalı ...'nun davacı ile aralarındaki sigorta poliçesi yönünden değerlendirme yapılmalıdır.
Davacı sigorta şirketi tarafından ... no'lu "Doğa Konut Paket Sigorta Poliçesi" ile ... tarihleri arasında sigortalı sigortalı bulunan, dava dışı sigortalı ...'nun ikamet ettiği "..." adresindeki konut sigorta güvencesi altına alınmıştır. Güvence altına alınan yer iş yeri değildir, konuttur. Bu poliçe dava dışı sigortalı tacir olsa bile işletmesiyle ilgili değildir. Bu nedenle taraflar arasındaki dava, nispi veya mutlak bir ticari dava değildir. Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir (Emsal; İstanbul BAM 17. HD.nin 29.12.2022 tarih ve ... E. ...K.).
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davacı sigorta şirketine sigortalı yerin konut olduğu, işyeri olmadığı, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının haklarına halef olduğu anlaşıldığından huzurdaki davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13.04.2026
KATİP - HAKİM -