ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/839 - 2026/1164
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İhtiyati Haciz Konulmasına Karar Verilmesi
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile verilen 05.12.2025 günlü ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.06.2025 günü müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile seyir halinde iken davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpmamak için sola doğru manevra yaparak devrilmesi neticesinde yaralanmalı ve tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay sonrası 28.06.2025 tarihli trafik kazası bilirkişi raporunda davalı ...'in asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve birçok ameliyat geçirdiğini belirterek maddi ve manevi zararının davalılardan tanzimini amacı ile davalılar menkul, gayrimenkul mallar, banka hesapları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ NİN 05.12.2025 GÜNLÜ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece mevcut dosya kapsamına göre uyuşmazlık konusu alacağın yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, tarafların kusur durumunun belli olmadığı gerekçesi ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; olay sonrası alınan bilirkişi raporu ile davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalıların sorumluluklarının bulunduğunun farkında olup, alacağın tahsili kabiliyetini engellemek, sorumluluğu olan tazminatları ödememek ve mal kaçırmak maksadı ile üzerlerinde bulunan taşınır, taşınmaz malları satmaya çalıştıkları ve aynı zamanda banka hesaplarını boşaltma gayreti içerisinde olduklarının harici olarak öğrenildiğini, ihtiyati haciz için gerekli olan yasal koşulların somut olayda mevcut olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi ve manevi zararın tazmini amacı ile davalılar adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir.
Mahkemece 05.12.2025 günlü ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir.
İİK'nun 257/1.maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Yargıtay 'nin 28.11.2022 tarih E. K sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı ile " ...Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup... haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat istemli davalarda İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesine, UYUŞMAZLIĞIN BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE.." karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi yönünden verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın incelenmesinde;
Davalı sigorta şirketinin anonim şirket olarak faaliyet gösterdiği, faaliyetlerinin halen kısıtlanmadığı, tasfiye süreci gibi bir durumun söz konusu olmadığı, söz konusu şirketin yetkili devlet kurumları tarafından ve vergi müfettişleri tarafından düzenli olarak denetiminin sağlandığı, sigorta şirketinin bir güven kuruluşu niteliğinde olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin mal kaçırma, mallarını gizleme, hileli işlemde bulunma gibi ihtimalinin bulunmadığı dikkate alındığında davalı sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceğinden mahkemece davacının sigorta şirketi yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalılar ... ve ... yönünden verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın incelenmesinde ise;
Mahkemesince davalılar ... ve ... yönünden her ne kadar alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği ve tarafların kusur oranlarının belli olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de, tarafların iddia ve savunmaları, mevcut delil durumu ve kazanın hemen akabinde düzenlenen kaza tespit tutanağı bir arada incelendiğinde, davalı sürücü ...'in sola dönüş kuralını aykırı eylemi nedeni ile kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiği dosya içerisindeki tedavi evraklarına göre davalının kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde davacının yaralandığının sabit olduğu, buna göre geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ekli belgelere göre davacının bir miktar maddi ve manevi tazminat alacağının doğduğunun kabulü ihtimal ve ispat dahilinde olduğundan, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken dairemizin ve Yargıtay'ın yekleşik içtihatlarına aykırı olacak şekilde "alacağın yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğ" şeklindeki soyut gerekçe ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin 05.12.2025 günlü ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, davalılar ... ve ... adına kayıtlı araç ve taşınmazlar (banka hesapları, maaş hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hariç) üzerine dava dilekçesinde belirtilen 500.400,00 TL miktar ile sınırlı olmak üzere %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 05.12.2025 günlü ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının HMK 353/1-b-2 md gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına; dosya içeriğine, toplanan delillere göre, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü, davalılar ... ve ... adına kayıtlı araç ve taşınmazlar (banka hesapları, maaş hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hariç) üzerine dava dilekçesinde belirtilen 500.400,00 TL miktar ile sınırlı olmak üzere %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE;
-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile verilen 05.12.2025 günlü ara kararını yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,
2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜ İLE;
a)-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,
b)-Davalılar ... ve ... adına kayıtlı araç ve taşınmazlar üzerine (banka hesapları, maaş hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları hariç) dava dilekçesinde belirtilen 500.400,00 TL miktar ile sınırlı olarak kabul edilen miktarın %15'i oranında (75.060,00 TL) nakdi teminat yatırılması veya süresiz banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
3-Davacı tarafça teminat sunulduğunda ihtiyati hacze ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
4-İlk Derece mahkemesince kararın taraflara tebliğine, İİK'nın 261/1 maddesi uyarınca, kararın davacı tarafa tebliğinden itibaren 10 günlük kesin süre içerisinde ilk derece mahkemesine teminatın yatırılmaması/teminat mektubu sunulmaması halinde ihtiyati haczin kendiliğinden kalkmış sayılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,
6-İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına,
7-Kararın tebliği, ihtiyati hacze ilişkin işlemler ile harç tahsil ve harç iadesine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı 362. maddesi (1-f) bendi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13.04.2026