SAKARYA

İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,

I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan alacağına karşılık 35.000,00 TL ve 5.000,00 TL'lik iki senet aldığını, senetler ödenmediği için davacı tarafından Sakarya 3. İcra Müdürlüğü 2025/11925 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, borçlunun itirazlarının kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptalini, takibin 40.000,00 TL olarak faizi ile birlikte devamını, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini talep ve dava etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, düzenlemeye yeri bulunmayan senetten kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

itirazın iptali için gerekli koşulların varlığı ve mahkememizin görevli olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2025/11925 Esas sayılı dosyası UYAP ortamında ilgili dosya olarak eldeki dosyaya eklenerek incelenmiştir.
Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2025/11925 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından ... aleyhinde 35.000,00 TL Miktarlı 15/01/2024 Tanzim Tarihli,15/04/2024 Vade Tarihli ve 5.000,00 TL Miktarlı 15/01/2024 Tanzim Tarihli,15/03/2024 Vade Tarihli düzenleme yeri yazılmayan senetlere istinaden 40.000,00.-TL asıl alacak ve takip tarihinden önce işleyen faizi için ilamsız icra takibine girişildiği, borçlu tarafından icra dairesine verilen 30/09/2025 tarihli itiraz dilekçesiyle borcun tamamına itiraz edilerek takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." belirtilmiştir.
TTK'nun 5. Maddesinde ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
TTK'nın 776/1. maddesinde, 'ödeme yeri' ile 'düzenleme yeri ve tarihi' bonoda bulunması gereken unsurlar arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 777. maddesinin 1. fıkrasında; "ikinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776. maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz" hükmüne yer verilmiş, 777. maddenin 3. fıkrasında; açıklık bulunmadığı taktirde senedin düzenlendiği yerin ödeme yeri sayılacağı, 777. maddenin 4. fıkrasında ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı belirlenmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk dairesi 25/04/2016 T. 2015/17972 E. 2016/7408 K. Sayılı ilamında "...Tarihli Takibe konu senette keşide yerinin bulunmadığı ve keşideci adresi olarak belirtilen yerin ise idari birim olmadığı, dolayısıyla zorunlu unsurlarından keşide yerini ihtiva etmeyen söz konusu belgenin kambiyo vasfında olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, belgenin kambiyo vasfında olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." belirtilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk dairesi 10/12/2019 T. 2017/2865 E. 2019/12307 K. Sayılı ilamında "... davalı yanca davacı aleyhine Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2014/6137 Esas sayılı takip dosyası üzerinden girişilen genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olan, 15.03.2010 vade tarihli, 25.000,00 TL bedelli bonoya dayanılmış ve bakiye 7.500,00 TL asıl alacak ile 2.716,88 TL işlemiş faiz talebinde bulunulmuştur. Takip konusu bono, üzerinde düzenleme tarihi ve düzenleme yeri belirtilmediğinden kambiyo senedi vasfını haiz bulunmamaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde kambiyo senetlerine ilişkin kuralların dolayısıyla Türk Ticaret Kanununa ilişkin hükümlerin tartışılması gerekmeyeceğinden davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu söylenemez. Tarafların tacir oldukları da iddia edilmediğine göre, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. O hâlde, mahkemece, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir...." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Takibe konu senette keşide yerinin bulunmadığı ve keşideci adresinin (il ilçe isimlerinin yer almadığından) eksik belirtildiği, dolayısıyla zorunlu unsurlarından keşide yerini ihtiva etmeyen söz konusu belgenin kambiyo vasfında olmadığı, tarafların da tacir olmadığı gibi talebin de ticari uyuşmazlıktan kaynaklanmadığı ve yapılan takibin de ilamsız takip olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kambiyo senedi vasfı taşımayan senetten kaynaklanmakta, taraflar tacir sıfatı ve dava ise mutlak ticari dava sıfatını taşımamaktadır. Bu itibarla davaya bakmakla görevli mahkemenin Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):

1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-Davaya bakmaya Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,

3-Görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluşacağından, yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine,

4-Vekalet ücreti harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.13/04/2026