İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ile davalı/borçlu arasında 01.01.2023 - 01.12.2023,01.01.2024 - 30.04.2024 tarihleri arası için "Abonelik Sözleşmeleri" akdedildiğini, işbu abonelik sözleşmelerine konu otopark abonelik bedeli karşılığında davalı/borçlunun kullanımına bırakıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin bitiş tarihinden önce davalıya sözleşmenin 30.04.2024 tarihinde sona ereceğini, sözleşmenin yenilenmeyeceğini, 30.04.2025 tarihinde sözleşme konusu alanın boş ve eksiksiz bir şekilde şirkete tesliminin gerektiği hususunda 12.03.2024 tarihli .... Noterliği ... Yevmiye Numaralı ihtarname gönderildiğini, ancak sözleşmenin bitmiş olmasına ve kullanılan alanın tesliminin gerekmesine rağmen davalı tarafından bu alan bedel ödenmeksizin haksız bir şekilde kullanılmaya devam edildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından sözleşmenin bitiş tarihinden sonra davalının kullanmış olduğu alan için haksız işgaliye bedeli adı altında faturalar kestiğini, bu faturalar davalıya tebliğ edilmiş ve davalı tarafından da hiçbir itirazda bulunulmadığını ve ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalı/borçlu tarafından gerek sözleşme süresi içinde kullandığını, otopark bedeline ilişkin gerekse de sözleşmenin bitiş tarihinden sonra haksız işgaliye bedeline ilişkin olarak kesmiş olduğu faturaların tahsili amacıyla .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyası aracılığıyla sözleşme ve faturaya dayalı cari hesap alacağı kapsamında 1.917.668,82 TL bedelli icra takibi başlattığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamını, haksız davalı borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu talepleri, zamanaşımına ve hak düşürücü süreye uğramış olduğundan huzurdaki davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini, davaya bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından sözleşme süresince kira bedelleri fahiş olarak arttırıldığını, davacı takip talebinde yer almayan belgeler ve sebeplere dayanamayacağını, davacı tarafından fatura edilen aylarda otoparkın müvekkili şirket tarafından kullanıldığı ispatlanamadığını, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için yasal şartların oluşmadığını, takibin iptali ile davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.

Dava, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İİK 67 maddesi kapsamında taraflar arasında düzenlenen dava konusu otoparkın abonelik sözleşmesinden kaynaklı kullanım ücretinden dolayı açılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 01.01.2023 - 01.12.2023,01.01.2024 - 30.04.2024 tarihleri arası için düzenlenen sözleşmeden kaynaklı davacı tarafından davalının kullanımına bırakılan İstanbul, ..., 1439 Lokasyon Kodlu ... Katlı Otoparkı'nda 120 araç park alanının ücretinin ödenmemesinden kaynaklı açılan icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşulları oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davacı tarafından davalıya tahsis edilen yerin kullanılmasına dayandığı yani kira sözleşmesine dayandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda; davaya dayanak olan Abonelik Sözleşmesinin 3.1. Maddesinde " İş bu sözleşmeye konu otopark 62.400,00 TL//150.000,00 +KDV aylık abone ücreti karşılığında ABONE'ye, üyelerine çalışanlarına ve müşterilerine ücretsiz olarak kullandırmak üzere bırakılacaktır." hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin 3.3 maddesinde "ilgili alanın işbu sözleşme süresi boyunca ABONENİN kullanımına bırakıldığı hükmünün bulunduğu, yine sözleşmenin 3.4 maddesinde " ABONE otoparkın temizliği ve çevre düzenlemesi hususlarında gerekli titizliği göstermek zorundadır. ABONE, ilgili alanda görevli alanda bulunacak personelinin kılık- kıyafet, hal ve hareketlerini denetim altında tutacak ve herhangi bir olumsuzluğu sebebiyet verilmesini engelleyecektir" " hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır.
Sözleşme içeriğine göre; dava konusu otoparkın zilyetliğinin davalıya devredildiği, davacının aylık 62.400,00 TL//150.000,00 +KDV bedeli karşılığı otoparkı kullandığı, buna göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. Maddesinde düzenlenen kiralama ilişkisi olduğu, her ne kadar sözleşmenin isminin abonelik sözleşmesi olsa da içeriğindeki düzenlemeler dikkate alındığında sözleşmenin kira sözleşmesi niteliğini değiştirmeyeceği, davalı tarafın araçlarına yönelik belirli ve sabit bir yerin kullanımının ücret karşılığında davalı tarafa bırakılmasına konu sözleşmenin kira sözleşmesi olarak kabulünün gerekeceği, sözleşmede aynen kira sözleşmelerinde olduğu gibi bir yerin kullanımının, zilyetliğinin karşı tarafa verildiği anlaşıldığından sözleşme içeriğine göre; davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 19.12.2019 tarih ve 2019/3254 E. 2019/2370 K. Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 29.03.2022 tarih ve 2022/345 E. 2022/888 K. Sayılı ilamı.)

Dava konusu olayda taraflar arasındaki ihtilaf davacı ile davalı taraf arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı olup, taraflar arasındaki ihtilafın kira ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle HMK 4. madde gereğince kira ilişkisinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığa bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olup, bu özel düzenleme gereği davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 4. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1-Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,

2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, talep halinde HMK nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı yasanan 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,

3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.