İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, davalıya ait ... plakalı aracın, 13.09.2021-13.09.2022 vadeli, ... numaralı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, davalının maliki olduğu, müvekkili şirkete sigortalı aracın, 26.01.2022 tarihinde, dava dışı ...'ün sevk ve idaresinde iken, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak karışmış olduğu kazada, hasar gören ... plakalı araç için 08.08.2022 tarihinde 50.000,00 TL, hasar gören ... plakalı araç için 09.09.2022 tarihinde 24.000,00 TL olmak üzere hak sahiplerine toplam 74.000,00 TL ödeme yapıldığını, meydana gelene kazada, sigortalı araç sürücüsünun kaza sonrası durmadığını ve kaza yerini terk ettiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre, müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu ve kaza sonrası kaza yerini terk ettiğinin sabit olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile davalının, .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan iddiaları kabul etmediklerini, yapılan icra takibinin tamamen kötü niyetli olduğunu beyan ederek müvekkili aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyası, hasar dosyası, eksper raporu, kolluk ifade tutanakları Dekont, poliçe, trafik kaza tespit tutanağı, araç tescil özet raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 21/07/2023 tarihinde 74.000,00 TL alacak ve 6100,00 TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takiplerine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı sigorta yapığı ödemenin rücu koşullarının oluştuğundan bahisle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla icra takiplerini başlatmış olup; ödeme emirleri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emirlerine itiraz ettiğinden takiplerin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve dosya kapsamından 26/012022 tarihinde dava dışı sürücü ..., mülkiyeti davalıya ait olan ve olay tarihinde davacı sigorta şirketinin poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı aracın sevk ve İdaresini (direksiyon hakimiyetinin kaybolması sonucu) kaybederek ... plakalı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmakla ... plakalı araç sürücüsünün Karayolları trafik kanunun 84/d kuralını ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün alabileceği bir tedbir bulunmadığından kusursuz olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ... Şirketi nezdinde davalı ...'ın maliki / işleteni bulunduğu ... plakalı aracın 13/09/2021 başlangıç ve 13/09/2022 bitiş tarihli, ... poliçe numaralı ZMMS sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğu anlaşılmıştır.
KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2 maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. Maddesi (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali" rücu sebebi olarak düzenlenmiştir.
Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B-4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut ehliyetsiz olması gibi durumun varlığını kanıtlaması istenemez.
Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Söz konusu maddeki bedeni hasar ibaresi ile kastedilen olay yerinin terk edilmesi için zorunlu hallerin neler olduğunun açıklanmasıdır. Dolayısıyla; olay yerini terk nedenine dayalı rücu sebebinin maddi hasarlı trafik kazalarında da uygulanmasına engel bir hal bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalardan yola çıkarak somut olaya bakıldığında; davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 13/09/2021 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınmasının gerekli olduğu, davacı sigorta şirketinin, davalıya ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği ve kaza sonrasında araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava dışı sürücü kollukta verdiği ifadesinde kazadan sonra kız arkadaşının panik atak geçirdiğini bu sebeple durmadan hastaneye gitmek için hareket ettiğini, kız arkadaşının kendine gelmesi sebebi ile geri dönmek istese de kaza yerini bulumadığını, en yakın polis karakoluna müracaat ettiğinden bahisle olay yerinden uzaklaştığını ikrar etmiştir. Uyuşmazlık, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrılmış olmasının tek başına rücu için yeterli olup olmadığı, terkin yanında alkollü araç kullanmak yahut ehliyetsiz araç kullanmak gibi şartların gerekip gerekmediğine ilişkin olup Sigorta Genel Şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerine terk eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi, olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceğinin düzenlendiği, Genel Şartlar B-4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut ehliyetsiz olması gibi durumun varlığını kanıtlaması istenemez. Bu kapsamda davacı taraf zorunlu sebeplerle uzaklaştığına dair bir ispata yarar delil sunmadığı, savunmasının farkında olmaması sebebi ile yoluna devam ettiği yönünde olduğundan sigortanın rücu hakkının bulunduğu, sigorta şirketinin kaza başı teminat limitinin 50.000,00 TL olduğu ve ... plakalı araçta eksper raporu ile de tespit edildiği üzere 173.869,36 TL hasar meydana gelmiş ise de davacı sigorta şirketinin araç başı teminat limiti olan 50.000,00 TL ödeme yaptığı, yine ... plakalı araçta ise eksper raporu ile 24.000,00 TL hasar meydana geldiği tespit edilmiş olup mahkememizce kazanın meydana geliş biçimi ve hasar durumu itibari ile hasar bedelinin ve yapılan ödemelerin makul olduğu anlaşılmakla davalının, davacıya davaya konu icra takiplerindeki dosya alacağı yönünden borçlu olduğu, ancak yapılan 24.000,00 TL ödeme yönünden 1.864,11 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmakla davacı tarafın başlattığı takiplere vaki itirazın kısmen iptaline, takiplerin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı:%99,85)
1-Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 74.000,00 TL asıl alacak ve 5.986,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 79.986,11 TL üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 14.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 5.463,85 TL olup, peşin alınan 1.367,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.095,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından harcanan 1.367,91 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 2.180,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre 2.176,73 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ret olunan değer üzerinden AAÜT gereği hesaplanan 113,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davlıya verilmesine,
8-davalı tarafında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin, 2.076,88 TL sinin davalıdan, 3,12 TL sinin davacından 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10- Artan gider avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine resen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
09/01/2026