İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili 30/12/2025 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin, borçlu şirkete 1 adet ... ikinci el cihaz satmış olduğunu ve ödemesinin yasal süre içinde müvekkiline yapılmadığını, bunun üzerine cihaz bedeli olan 13.843 TL nin faiz miktarının, avukatlık ücretinin ve icra masraflarının borçlu şirketten tahsili talebi ile icra takibinin 02.11.2025 tarihinde başlatıldığını, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı/borçlunun basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkilinin iyiniyetli tüm çağrılarına rağmen cihaz bedelini ödemediğini, davalı tarafın icra takibi açıldığını öğrendiğini ve dosyada kapak hesabını yaptırdığını, lakin icra dosyasına hiçbir ödeme yapmadığını ve daha sonra müvekkilini şaşırtır şekilde müvekkilinin hesabına sanki hiç icra takibi yokmuş gibi, sadece ilk anlaşma bedeli olan 13.843 TL ödemeyi 18.11.2025 tarihinde yaptığını, davalı şirket eksik ödeme yaptığı için icra dosyasının açık olarak durduğunu ve şu an için icra dosyasının kapak hesabının 24.987 TL olduğunu, davalı/borçlunun kötüniyetli bu tutumu nedeniyle müvekkilin alacağının tahsili amacıyla yasal yollara başvurmaktan başka çaresi kalmadığını, davalının takip açıldıktan sonraki faiz, masraf, harç, icra takibi giderleri, vekalet ücretini ödememek adına müvekkili IBAN'ına sadece 13.843 TL ödemiş olduğunu, kalan bakiye bedeli ödemediğini beyanla davanın kabulüne, davalı/borçlunun, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyası nezdindeki haksız ve kötü niyetli vaki itirazının iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının asıl alacağın %20‘sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama harç ve giderleriyle, ücreti vekâletin davalı/borçlu yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edildiği, ancak henüz cevap süresi dolmadan görev yönünden yapılan inceleme neticesinde dosyanın karara çıktığı anlaşıldı.
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafın da tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın görev yönünden irdelenmesinde; Alım satım sözleşmesinden doğduğu beyan edilen alacağa dayalı talepler ile açılan eldeki davanın, TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, BAM 45. H.D nin 2021/702 esas ve 2021/716 karar nolu ilamında ''.. O halde ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen bilgiler ve açıklamalar doğrultusunda gerekli araştırmalar yapılıp, davacının dava tarihi itibariyle tacir sıfatını haiz olup olmadığının tespiti yapıldıktan sonra..'' denilmek suretiyle tarafların dava tarihinde tacir olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda mahkememizce, davacı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında görüleceği üzere davacının şahsına ait mükellefiyet kaydı bulunmadığı, her ne kadar davacı, dava dışı şirketlerin hissedarı ve yetkilisi görünmekte ise de İstanbul BAM 3. H.D nin 2023/3099 esas ve 2023/3932 karar sayılı ilamında ''..Ancak ticaret şirket ortağı olunması tek başına şirket ortağının tacir olduğu anlamına gelmez.. '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere ortağın veya yöneticinin değil şirketin tacir olacağı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca da davacının tacir olmadığı, böylece davacının dava tarihi itibari ile tacir olduğuna dair bir delil bulunmadığı, uyuşmazlığa konu icra takibinin tek bir telefonun satışına dayalı ilamsız takip olduğu, anılan gerekçelerle davanın nispi ticari dava da sayılamayacağı, bu nedenlerle Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli Mahkemenin, dava konusu talebin niteliği itibariyle genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine,
2-HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2026