DAVACI: ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI:
1- ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI:
2- ........
VEKİLLERİ: Av..... Av.....

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 19.07.2023 tarihinde müvekkilinin, ........ plakalı aracı ile seyir halinde iken park hâlindeki ........'e ait ........ plakalı çekici ve ........ plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını belirtmişti. Kazanın meydana gelmesinde, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ifade etmiştir. Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 25,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL bakıcı gideri ve 25,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 100,00 TL'nin davalı ........ için kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ........ A.Ş'ne usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusur oranı ve teminat limitiyle sınırlı sorumlu olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusurun araştırılması ve davacının maluliyetinin belirlenmesi gerektiği, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinin teminat kapsamında olmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ........'e usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, asliye ticaret mahkemelerinin değil iş mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilin yerleşim yerinin Konya diğer davalının kuruluş merkezinin İstanbul olduğunu, yetkili mahkemenin Ereğli/Konya olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkilinin lehine zaman aşımı defi'nde bulunduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "...Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun 25/12/2023 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin 12/01/2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten, işleten/sürücü açısından ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ve;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
(CİSMANİ ZARARLAR YÖNÜYLE)
Davacının 19/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı sürekli iş göremezlik maddi zararı bulunmadığından 25,00 TL üzerinden açmış olduğu davasının tüm davalılar yönüyle AYRI AYRI REDDİNE,
Davacının 19/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tıbbi tedavi süresince mahrum kaldığı 25.655,22 TL geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALI ........ A.Ş(kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ......../0) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Sağlık/Tedavi Limiti: 1.200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 22/12/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ........'TEN(Kaza tarihi olan 19/07/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacının 19/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tıbbi tedavi süresince mahrum kaldığı 10.060,50 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALI ........ A.Ş(kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ......../0) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Sağlık/Tedavi Limiti: 1.200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 22/12/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ........'TEN(Kaza tarihi olan 19/07/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacının 19/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tıbbi tedavi süresince mahrum kaldığı 3.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının DAVALI ........ A.Ş(kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ......../0) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Sağlık/Tedavi Limiti: 1.200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 22/12/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ........'TEN(Kaza tarihi olan 19/07/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacının 19/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 100.000,00 TL manevi zararının DAVALI ........'TEN kaza tarihi olan 19/07/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(HASAR/ONARIM-DEĞER KAYBI-İKAME ARAÇ BEDELİ YÖNÜYLE)
Davacının 19/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı değer kaybı maddi zararı bulunmadığından 50,00 TL üzerinden açmış olduğu davasının tüm davalılar yönüyle AYRI AYRI REDDİNE,
Davacının 19/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 70.125,00 TL hasar/onarım bedeli maddi zararının DAVALI ........ A.Ş(kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ......../0) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 120.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ........'TEN(Kaza tarihi olan 19/07/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacının 19/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 7.500,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının DAVALI ........'TEN Kaza tarihi olan 19/07/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.

Davalı ........ A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; 19/07/2023 tarihinde, müvekkil sigorta şirketinin ........ no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı, ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın ile ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ve ........ plakalı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, tedavi giderleri, geçici bakıcı ve geçici iş göremezlik giderlerinden müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, Yerel mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi tarafından tanzim edilen kusur tespiti raporunda müvekkil sigorta şirketine sigortalı ........ plakalı araç sürücüsü ........'in %75 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsü ........'in de %25 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmesinde bulunulduğunu, müvekkil sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, Bilirkişi raporunda yer alan onarım bedeli, rayiç değer, mahrumiyet süresi ve kusur oranı tespitlerinin aşırı yüksek ve hukuka aykırı olduğunu, bakıcı gideri hesaplamasının net asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacının hastanede kaldığı günlerin tespit edilmesi ve hesaplama dışı bırakılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/12/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı usul ve yasaya aykırı olan kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, neticede talepleri gibi karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesine davalının hatalı park yapması ve gerekli önlemleri almamasının sebep olduğunu, Yerel mahkemece hükme esas alınan raporda müvekkile, hızlı olması ve kazayı önlemeye yönelik tedbir almadığı, dikkat ve özeni göstermediği gerekçesi ile kusur atfedilmişse de müvekkilin, normal hız sınırları içinde seyretmekte olup, gereken tüm dikkate ve özeni göstermişse de davalı tarafın hatalı şekilde ve durma ya da duraklamanın mümkün olmadığı yerde park yapması nedeni ile kazanın oluşumuna engel olamadığını, bu doğrultuda müvekkile atfedilen kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, itirazlarının dikkate alınmaksızın hatalı maluliyet raporunun hükme esas alındığını, hüküm altına alınan hasar ve araç mahrumiyet bedelinin de müvekkilin gerçek zararının oldukça altında olduğunu, aracın piyasa rayiç değerinin tespit edilenin oldukça üzerinde olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararının müvekkil aleyhine olan kısımlar yönünden istinaf incelemesinden geçirilerek kaldırılmasına ve istinaf talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasına, bu mümkün değilse yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, davacı ile davalı sigorta tarafından aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanma nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İstinaf eden tarafların kusura itirazında;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Bu itibarla, mahkemece benimsenen ayrıntılı, gerekçeli, tüm beyan ve delillerin, tespit tutanağının usule uygun biçimde değerlendirildiği trafik bilirkişi raporu ile kaza sonrası düzenlenen Trafik Tespit Tutanağının benzer mahiyette olup davacının hız kurallarına aykırı hakereti nedeniyle tali derecede % 25, davalının ise asli olarak % 75 kusurlu olduğu, benimsenen kusur raporunun dosya kapsamına, dosyadaki mevcut delillere, kazanın gerçekleşme biçimine ve oluşa uygun olup, herhangi bir somut delile dayanmayan kusur itirazlarının reddine karar verilmiştir.
- Tarafların aktüer ve maluliyet raporuna yönelik itirazlarında;
ANAYASA MAHKEMESİ NİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS, 2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİ NİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİ NİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİ NİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,

DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİ NİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE AKTÜER HESABININ PMF YAŞAM TABLOSUNA ve ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK DAİREMİZİN 2024/1471 VE 2024/1331 ESAS SAYILI DOSYALARINDA BUNA YÖNELİK VERİLEN DİRENME KARARLARIMIZIN YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN 08/04/2016 TARİHLİ 2025/488 ESAS 2026/223 KARAR VE 2025/489 ESAS VE 2026/224 SAYILI DOSYALARIYLA BOZULMAKLA VERİLEN, BU BOZMA KARARLARI ESAS ALINARAK, DAİREMİZİN YERLEŞİK UYGULAMASINDAN DÖNÜLMEK SURETİYLE BU ÇERÇEVEDE;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler;
- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”,
- 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,
- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi)
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,
- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.
Buna göre somut olayda, Mahkemece yukarıda anlatıldığı biçimde usul ve yasaya uygun şekilde uzman Adli Tıp Heyeti'nce kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı rapora göre sürekli maluliyetinin bulunmaması nedeniyle sadece aynı raporla belirlenen geçici iş göremezlik süresi nazara alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından buna yönelik itirazların reddine karar verilmesi gerekmiştir.
-Davalı sigortanın bakıcı giderine ilişkin itirazlarında;
Bakıcı giderine ilişkin de, bakım konusunda aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararının olduğu belirlenerek hüküm verilmesi gerekmektedir. Buna göre; olayda BK.’nun 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 52) gereğince hakkaniyet indirimi şartları bulunmamaktadır ve geçici iş göremezlik döneminde bu şekilde bakıcı gideri hesaplanması da yerindedir. (YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2014/21822 E, 2017/5957 K, 2017/1726 E 2017/11442 K)
Davacının geçici iş göremezlik döneminde başkasının yardımına muhtaç olduğu süre de uzman heyet raporu ile belirlenmiş olup bu nedenle brüt asgari ücretle bakıcı gideri hesaplanması doğrudur.
-Davalı tarafın geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin yapılan istinaf incelemesinde:
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,

1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,

2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,

3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;

1-Bakıcı giderleri

2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)

3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.
ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİ NİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 E 2019/40 K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Bu halde davalı tarafın geçici işgörmezlik, tedavi giderleri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik istinaf itirazları yerine değildir.
- İstinaf eden tarafların faturasız tedavi giderine yönelik itirazında;
Genel olarak sağlık hizmeti giderleri, fatura ile ispat edilmelidir. Ancak bazı giderlerin belge ile ispatlanması zordur. Biz bunlara faturalandırılmayan giderler olarak adlandırıyoruz. Örneğin yol giderleri gibi. Bu gibi giderler için hakimin belgelendirilmediği gerekçesi ile reddedilmesi doğru değildir. Çünkü TBK 50/2 maddesi gereği uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyecektir. Bu nedenle kişinin haksız eylemden zarar gördüğünün ve bedensel zarara uğradığının ispatlaması yeterli olup, ayrıca iyileşme harcamaları için fatura ve makbuz gibi belgeler bulup getirmesi şart değildir. Hiçbir belge sunulmasa bile, hakim, görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlüdür. (HGK.26.04.1995, E. 1995/11-122 K.1995/430)
Bu kapsamda, uzman doktor bilirkişiden faturasız tedavi ve bakıcı gideri konusunda rapor alınmak suretiyle değerlendirme yapılarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İtirazlar yersizdir.
- İstinaf eden tarafların araç hasarına ilişkin itirazın incelenmesinde;
Davalı oluşan gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2.el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği,Yargıtay 17.HDın İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabihde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmiştir.
Son derece ayrıntılı, kaza tarihindeki gerçek piyasa koşulları göz önüne alındığı bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle aracın marka model, yılı ve kullanım şekline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağı ve değişen parçalar nedeniyle, hurda amortisman ve kıymet kazanma tenzili uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmiş ve aracın onarımının ekonomik olmadığı, sovtaj bedeli ve değişen parçalar nedeniyle kıymet kazanma tenzili, hurda ve amortisman uygulanması gerektiği, davacı aracının pert total işlemi görmüş olması nedeniyle belirtilen şekilde belirlenen hasar miktarının uygun da göz önüne alınarak araç rayiç değerine ve hasar tazminatına yönelik itirazın yerinde olmadığı görülmüştür.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı ve davalı ........ A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı ........ A.Ş vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı ........ A.Ş'nin istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 7.434,90 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 3.694,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.740,35 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden taraflar üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda HMK nun 361.maddesi gereğince kararın davacı yönünden kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK, davalılar yönünden KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.13/04/2026