İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/01/2017 tarihinde ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı, dava dışı ...' ın kullandığı ... plakalı araçta yolculuk ederken meydana gelen kazada müvekkili ...'ın yaralandığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin birden fazla hastanede tedavi gördüğünü, vücudunun çeşitli bölgelerinde kırık tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda sağlık raporu ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle başvurularının reddedildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, sürekli sakatlık oranının belirlenmesinde mevzuata uygun şekilde hazırlanacak sağlık kurulu raporunun dikkate alınması gerektiğini, kusur oranının belirlenebilmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesini talep ettiklerini, geçici iş göremezlik teminatının tedavi gideri teminatı içerisinde yer alması nedeniyle bu talebin reddinin gerektiğini, tedavi ve bakıcı giderinin SGK tarafından karşılandığını, ZMMS şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesabında müteveffanın bireysel özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, davacının kazaya karışan araçta hatır taşımasına binaen bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini açıklayarak haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceği değerlendirmesi ile aktüerya raporunda TRH yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz üzerinden yapılan hesaplamaya değer verilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dava tarihi olan 07/07/2017 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte geçici iş gücü kaybı olarak 16.954,89 TL, sürekli iş gücü kaybı olarak 36.247,04 TL olmak üzere toplam 53.201,93 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi üzerine, ... Esas, ... Karar sayılı, 04/11/2024 tarihli karar ile, mahkemece kusur raporu aldırılması gerektiği, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının derdest davalara da uygulandığı, Sigorta Genel Şartları ile düzenlenen 1,8 teknik faiz uygulamasının Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği gerekçeleri ile kusurun belirlenmesi, ardından dosyanın aktüerya bilirkişisine gönderilerek TRH 2010 yaşam tablosu ile, hesaplama yapılırken bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yöntemi (prograsif rant yöntemi) kullanılması ilkeleri gözetilerek hesaplama yapılması istenip, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan yargılama sonunda; “… olay günü sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüs ile ... istikametinden ... yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalli özelliklerini ve aracın teknik özelliklerini dikkate alarak hızını her an tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürüp, kontrollü bir şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyirle olay mahalline geldiğinde sevk ve idare hatası ile aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafından yol dışı kalarak takla attığı ve davacının yaralanmasına neden olduğu kazada %100 kusurlu olduğu, yolun bakımından sorumlu kurum, kuruluş, kişi veya kişilerin, kusurunun olmadığı, dava dışı ...ın kullandığı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğu, poliçenin kaza tarihi itibariyle geçerli olduğu, bu itibarla davacının uğradığı bedensel kaybı için sigortacı olan davalıya başvurusunda haklı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce istinaf sonrası yapılan yargılamada aktüer uzmanından alınan ek raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli görünmesi sebebi ile %3 lük sürekli iş gücü kaybına dayalı yapılan hesaplamaya göre davacının sürekli iş göremezlik zararının 438.582,97 TL olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 12 ay olup talep edebileceği zararın 16.954,89 TL olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf öncesi ıslah dilekçesi dikkate alınarak taleple bağlılık gereği …,” gerekçeleri ile; “Davanın kabulü ile 16,954,89 TL geçici iş göremezlik, 45.438,43 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 62.393,32 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 07/07/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın hesaplamaya esas alınan verilere yönelik herhangi bir itirazı bulunmamasına rağmen güncel verilere ve güncel asgari ücret kullanılarak yeniden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kararın geçici iş göremezlik tazminatı yönünden de hukuka aykırılık taşıdığını, nitekim davacının kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu, kararda poliçe teminat limitinin belirtilmediğini, kaldırma kararından sonra hesaplanan bakiye tazminat yönünden sekiz yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece hükmedilen tazminat miktarın sigorta teminat limiti altında kalmakla, hüküm fıkrasına teminat limitinin yazılmamasının infazda tereddüt yaratmayacağına, bakiye hesaplanan tazminat miktarına taleple bağlı kalınarak hükmedilmediğinden karar konusu olmayan miktara ilişkin zamanaşımı itirazının incelenmesine yer olmadığına, kaldırma gerekleri yerine getirilmek suretiyle verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.262,08 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.065,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.196,56 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/04/2026
...