Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----tarihinde davalı ---- sahibi ve sürücüsü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracın; müvekkile ait, -------- plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağına göre davalının aracı, tam ve asli kusurlu, müvekille ait araç ise kusursuz olarak tespit edildiğini, mezkur kaza dolayısıyla müvekkile ait araçta kazanç kaybı meydana geldiğini, kazanç kaybının tazmini hususunda kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumlu olduğunu, kazada hasara uğrayan aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen kazanç kaybı bedeli (iş kaybı bedeli) zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, sigorta şirketlerinin bu zarardan sorumlu tutulması mümkün olmadığını, kaza sonucu müvekkilin maliki olduğu araçta, hak mahrumiyeti (kazanç kaybı) bakımından uğradığı zararın tahsili gerektiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; müvekkile ait araçta meydana gelen kusuru oranına göre şimdilik ----kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili, alacağımızın teminat altına alınması bakımından davalıya ait-------plaka sayılı aracın aynına ve kaydına ve davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına, belirsiz alacak olarak açmış olduğumuz davamıza konu alacakların belirlenmesi amacı ile eksper Bilirkişisine usul ekonomisi açısından tevdii edilerek rapor alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davacı vekili talep artırım dilekçesinde özetle; Açılan davanın kabulü ile dava değerimizi---- çıkardıklarını kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz.

Davalı asil kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir. Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında meydana geldiği iddia edilen kazaya ilişkin olarak davacı tarafından tüm kusurun müvekkile ait araç şoförüne atfedilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsü ASLİ KUSURLU olduğundan müvekkil şirkete ait araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, müvekkil şirkete ait---- plakalı araç, dava dışı ----- kapsamında sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın zararının karşılanması için öncelikle ilgili sigorta şirketine başvurarak zararının karşılanmasını talep etmesi gerektiğini, müvekkil şirkete ait araç şoförünün olayda kusurlu bulunması ihtimalinde davaya konu aracın tamiri boyunca meydana geldiği iddia edilen araç mahrumiyetine ilişkin bedel, sigorta şirketleri tarafından karşılanacağını, davaya konu kaza neticesinde, davacının aracını 7 GÜN boyunca kullanamadığı ifade edilmiş ise de davacıya ait aracın onarım işlemlerinin hangi nedenlerle 7 gün sürmüş olduğuna ve araçta hangi onarımların yapılmış olduğuna ilişkin hiçbir açıklamada bulunulmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın---- ihbarına, Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; ----plakalı araç sürücüsü ---- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu ---plakalı kamyonet sürücüsü ------ meydana gelen kazada kusursuz olduğu, Araç mahrumiyet kaybına baz araç makul onarım süresinin 5 gün olduğu, Araç mahrumiyet bedelinin --- olduğu, Kazaya etken ----plakalı aracın trafik sigorta poliçesinin araç mahrumiyet kaybını kapsamadığı (trafik sigortaları teminatları içinde araç mahrumiyet kaybı kapsam dışındadır) Kazaya etken ----- plakalı aracın kasko sigorta poliçesinin karşı araçları teminat kapsamına almadığı,---- ise trafik sigortası teminatlarının bittiği noktada başladığı, trafik sigortasının araç mahrumiyet kapsamını kapsamaması nedeni ile araç mahrumiyet kaybının ------- teminatı kapsamında olmadığı nedenleri ile: Karayolları Trafik kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı ----- sürücüsünün kusuru oranında, %100, sürücüsü ------ birlikte Müştereken ve müteselsilen talep edilecek araç mahrumiyet bedeli --- sorumlu oldukları, Temerrüt tarihinin kaza tarihi ---- olduğu, hususları beyan ve rapor edilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda kural olarak araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olarak kabul edilmiştir.Anılan Kanunun 85/I.maddesine göre;“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”Bu fıkradan çıkan sonuç şudur ki; motorlu araç işleten, motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan kusuru olmasa bile sorumludur. Buradaki sorumluluk kusura dayanmayan ağırlaştırılmış objektif sorumluluktur (tehlike sorumluluğu).Bu sorumluluktan kurtuluş beyyinesi ise aynı Kanunun 86/I.maddesinde şöyle belirlenmiştir.“İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.”Yine aynı Kanunun 85/son fıkrasında, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” denilmiştir. Bu fıkrada eylemlerinden sorumlu olduğu kişiler, “araç sürücüsü” ve de “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişiler” ortaya çıkmış bulunmaktadır. Şu var ki, “araç sürücüsü” ve “aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin”, “işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin” kapsamında yer aldığı su götürmez. İşte araç işleteninin sorumluluktan kurtulması için, eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, yasanın deyimi ile kusurları bulunmadığını da kanıtlaması gerekecektir.Somut olayda, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen ek bilirkişi raporuna göre; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalıya ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, bu hasar kapsamında 7.500 TL araç mahrumiyet zararının oluştuğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu kazadan kaynaklanan doğrudan ve dolaylı zararlarından araç maliki ile araç sürücüsünün müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmiştir.

1-Davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin KABULÜ ile---- davalı --- ve davalı ---- kaza tarihi olan ------ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Karar harcı 732,00 TL 'den davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 126,37 TL tamamlama harcından mahsubu ile arta kalan 9,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 126,37 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam1.357,17 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.540,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 7.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/01/2026