BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... E.-... KARAR SAYILI DOSYASI
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, davalı şirketin lehtarı olduğu ... Seri Numaralı ve 31.01.2025 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli çek tanzim edildiğini, davalı tarafından söz konusu çek bedelinin ödenmediği iddiası ile müvekkili şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile Kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibine geçildiğini, müvekkili şirketin söz konusu çekten dolayı davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin davalı şirket ile 2017 yılından beri ticaret yapmakta olup bu ticari ilişkiden kaynaklanan ödemelerini çek ile gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin son zamanlarda yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılar nedeniyle söz konusu çekin ödeme günü gelmeden davalı tarafa erteleme talebini içeren bir mail atarak sulh olmak istediğini, davalı şirketin ise bu talebe dönüş yaparak müvekkiline vermiş oldukları ürünlerin iade edilmesi halinde çeki iade edeceklerini belirttiğini, müvekkili şirketin buna istinaden ciro prim faturasını iade ettiğini ancak davalı tarafından söz konusu çekin iade edilmediğini, müvekkili şirketçe davaya konu ettikleri iki çek için toplamda 850.000,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca davalı tarafa bir kısım malları iade ederek bunlara ilişkin fatura kestiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında geçen yazışmalarda müvekkilinin ciro prim faturasını mahsup ettiği ve davalı tarafın da bunu kabul ettiğinin açıkça görüldüğünü, müvekkili şirketin dava konusu çeke karşılık ödeme yapmış olup ödemeye ilişkin dekontta da bu hususun açıkça görüldüğünü, müvekkili şirketin söz konusu ödemeyi açıklama kısmına çekin numarasını yazarak banka aracılığıyla yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeler ve mahsup ettiği fatura neticesinde dava konusu çekle ilgili herhangi bir borcu kalmadığının açıkça görüldüğünü, ancak davalı şirketin müvekkili ile yapmış olduğu görüşmelerde kabul ettiği hususlara aykırı davranarak alacağı olmadığı halde çeki müvekkiline iade etmeyerek bankaya ibraz etmiş olup daha sonrasında da müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ve icra ceza mahkemesine çekte karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu işlediği iddiası ile şikayette bulunduğunu, müvekkili şirketin davalıya maddi anlamda herhangi bir borcu kalmamakla birlikte takibin dayanağının da ifa edildiğini, davalı şirkete borç ifa edilmesine rağmen başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava açılmadan önce ...sayılı dosyası ile ticari dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise de 25.07.2025 tarihli arabuluculuk toplantısı neticesinde anlaşmaya varılamadığını iddia ederek; fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili borçlu hakkında yapılan icra takibi ile ilgili menfi tespit davasının kabulü ile söz konusu dosyadan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, kötü niyetli takip yapan alacaklı aleyhine %20'den az olmamak oranda tazminata mahkum edilmesine, dava sonuna kadar takibin durdurulmasına, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, davalı şirketin lehtarı olduğu .... Seri Numaralı ve 28/02/2025 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli çek tanzim edildiğini, davalı tarafından söz konusu çek bedelinin ödenmediği iddiası ile müvekkili şirket aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile Kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibine geçildiğini, müvekkili şirketin söz konusu çekten dolayı davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin davalı şirket ile 2017 yılından beri ticaret yapmakta olup bu ticari ilişkiden kaynaklanan ödemelerini çek ile gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin son zamanlarda yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılar nedeniyle söz konusu çekin ödeme günü gelmeden davalı tarafa erteleme talebini içeren bir mail atarak sulh olmak istediğini, davalı şirketin ise bu talebe dönüş yaparak müvekkiline vermiş oldukları ürünlerin iade edilmesi halinde çeki iade edeceklerini belirttiğini, müvekkili şirketin buna istinaden ciro prim faturasını iade ettiğini ancak davalı tarafından söz konusu çekin iade edilmediğini, müvekkili şirketçe davaya konu ettikleri iki çek için toplamda 850.000,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca davalı tarafa bir kısım malları iade ederek bunlara ilişkin fatura kestiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında geçen yazışmalarda müvekkilinin ciro prim faturasını mahsup ettiği ve davalı tarafın da bunu kabul ettiğinin açıkça görüldüğünü, müvekkili şirketin dava konusu çeke karşılık ödeme yapmış olup ödemeye ilişkin dekontta da bu hususun açıkça görüldüğünü, müvekkili şirketin söz konusu ödemeyi açıklama kısmına çekin numarasını yazarak banka aracılığıyla yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeler ve mahsup ettiği fatura neticesinde dava konusu çekle ilgili herhangi bir borcu kalmadığının açıkça görüldüğünü, ancak davalı şirketin müvekkili ile yapmış olduğu görüşmelerde kabul ettiği hususlara aykırı davranarak alacağı olmadığı halde çeki müvekkiline iade etmeyerek bankaya ibraz etmiş olup daha sonrasında da müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ve icra ceza mahkemesine çekte karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçu işlediği iddiası ile şikayette bulunduğunu, müvekkili şirketin davalıya maddi anlamda herhangi bir borcu kalmamakla birlikte takibin dayanağının da ifa edildiğini, davalı şirkete borç ifa edilmesine rağmen başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava açılmadan önce ... sayılı dosyası ile ticari dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise de 25.07.2025 tarihli arabuluculuk toplantısı neticesinde anlaşmaya varılamadığını iddia ederek; fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili borçlu hakkında yapılan icra takibi ile ilgili menfi tespit davasının kabulü ile söz konusu dosyadan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, kötü niyetli takip yapan alacaklı aleyhine %20'den az olmamak oranda tazminata mahkum edilmesine, dava sonuna kadar takibin durdurulmasına, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dayanağı çeklerin kambiyo niteliğine haiz olup sebepten müceret olduğunu, davacının dava dilekçesi ile davacı şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı şirket aleyhine icra takibinde bulunulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürdüğünü, ancak davacının takip konusu çeklere dair herhangi bir açıklama yapamadığını, davacı tarafın imza inkarı da bulunmadığını, davacı tarafça imzalanan usulüne uygun kambiyo senedi bulunması halinde borcun olmadığı veya itfa veya imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanmadığı sürece Mahkemece bu yöndeki iddiaların reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının imzasını inkâr etmediği çeklerin ödendiğini, itfa ve imhal edildiğini ispatlayıcı delil de sunmadığını, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini, işbu davayı ispat yükünün davacı borçlunun üzerinde olup dava dilekçesi ile ileri sürülen iddia ve deliller nazara alındığında davacının davasını ispatlayacak bir delil sunmadığının anlaşıldığını, davacının takip konusu çekler dolayısıyla borçlu olduğunu, ayrıca müvekkili şirket nezdinde cari borcunun da mevcut olduğunu, davacının müvekkiline olan borçları nedeniyle 31/01/2025 günlü ... Seri No lu 500.000,00 TL bedelli çek ile 28/02/2025 günlü ... Seri No lu 500.000,00 TL bedelli çeki tanzim ederek müvekkiline verdiğini, mezkur çeklerin ödenmemesi nedeniyle 31/01/2025 günlü ... Seri Nolu 500.000,00 TL bedelli çekin Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası; 28/02/2025 günlü ... Seri Nolu 500.000,00 TL bedelli çekin ise Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E. dosyası nezdinde takibe konulduğunu, ayrıca davacının karşılıksız çek keşide etme suçunu işlemiş olması nedeniyle her iki çek için davacı hakkında ayrı ayrı Bakırköy .... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... E. Sayılı dosyaları nezdinde şikayette bulunulmuş olup her iki dosyada da karar verildiğini, bununla birlikte davacının söz konusu çekler ile birlikte cari borcu da mevcut olduğundan 2.629.789,40 TL tutarında cari borcu için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nü ... Esas sayılı dosyası nezdinde takibe geçildiğini, davacı tarafından bu takibe itiraz edilmediğini ve dolayısıyla takibin kesinleştiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları ile mezkur icra takipleri incelendiğinde davacının dava konusu çekler dolayısıyla borçlu olduğu ve çeklere mahsuben herhangi bir ödeme yapmadığı ve çek bedellerinin mahsubuyla belirlenen bedel nispetinde de ayrıca borçlu olduğunun anlaşılacağını, davacının iddiasının aksine çeklere mahsuben yapılan bir ödeme yahut çeklerin iade edileceğine ilişkin herhangi bir taahhüdün mevcut olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulu maillerde de açıkça görüleceği üzere davacı tarafça düzenlenen faturaların müvekkili şirketin ticari defterlerine işlendiğini, bu faturalar dolayısıyla davacının carisinde düşüş meydana geldiğini, dolayısıyla bu faturaların tanzimi ve ticari defterlere kaydedilmiş olmasının çeklerin ifası niteliğinde olmayıp yalnızca cari hesap borcunun azalması bakımından etkisi olduğunu, bu işlemlerin çek borcunu ortadan kaldırmadığını, yalnızca genel cari hesap alacak-borç dengesine yansıdığını, davacının bu yöndeki mesnetsiz iddialarının tamamen karşılıksız çek keşide etme suçundan kurtulma gayesinden ileri geldiğini, ciro prim faturası yahut davacıdan iade alınan mallar dolayısıyla davacı tarafından tanzim edilen faturaların çeklere mahsuben bir ödeme olmadığını, davacının dosya kapsamında çeklere mahsuben yapılmış bir ödemeye dair delil sunamadığını savunarak; davacı tarafından ikame edilen davaların ayrı ayrı reddine, asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili 09/01/2025 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderdiği dilekçesi ile asıl ve birleşen davadan feragat etmiş, vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatin geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 sayılı HMK’nun 307-312 maddeleri gereğince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Asıl ve Birleşen Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
1-Harçlar Tarifesi uyarınca feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden alınması gereken 732,00 TL harcın 2/3'üne denk gelen 488,00 TL'nin davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 9.902,14 TL harçtan mahsubu ile 9.414,14 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-Mahkememizin 18/08/2025 tarihli ara kararı uyarınca verilen ihtiyati tedbire ilişkin kararın teminat süresinde yatırılmadığından kendiliğinden kalkmış sayılmasına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... E.-... K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:
1-Harçlar Tarifesi uyarınca feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden alınması gereken 732,00 TL harcın 2/3'üne denk gelen 488,00 TL'nin davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 8.538,75 TL harçtan mahsubu ile 8.050,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar karar verildi. 09/01/2026