ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/799 Esas - 2026/33
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
KARAR NO: 2026/33
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALILAR:
1- ....-
2- ....
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirketlerin kurmuş olduğu adi ortaklık arasında ticari iş niteliğinde hizmet ilişkisi olduğunu, davacının davalı firmalar ile olan ilişkisi; aynı davalı firmalarla ticari nitelikte iş ilişkisi içinde bulunun babası ...'ten kaynaklandığını, Davacının davalı firmalarla babasıyla birlikte aynı iş üzerine anlaştığını, Bu süre zarfında davacının hak ediş alacaklarından taraflar arası akdedilen .... gereğince her hak edişten %5 nakit teminat kesildiğini, geçici kabul sonrası davacı firmaya birçok kez yazılı ve sözlü olarak başvurduğunu, davalı firmalar davacıya geçici kabulün gerçekleşmediğini dile getirerek hakkı olan geçiçi teminat nakit kesintisini ödemediğini, davacının .... Esas sayılı icra dosyasıyla davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, davalı taraflar icra takibinine itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının itirazın iptaline, takibin devamına, borçlular aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iadesini talep ettiği teminat, taraflar arasında akdedilen " ...." hükümlerine göre alındığını, Gerek icra takibinin başlatıldığı tarih gerekse işbu davanın açıldığı tarih itibarıyla, .... (...) tarafından söz konusu işe ilişkin henüz kesin kabul işlemi yapılmamış veya onaylanmamış olduğunu, Sözleşmede teminatların tutulma gayesi, işin idareye (...) teslimi esnasında, özellikle geçici ve kesin kabul aşamalarında, imalatlarından kaynaklanabilecek eksikliklerin, kusurların bedelini güvence altına alınması olduğunu, Bu güvence ihtiyacı, ... tarafından kesin kabul onayı verilene kadar hukuken ve sözleşmesel olarak devam ettiğini, davacı yanın iadesini talep ettiği teminat, yalnızca imalatın ayıpsız teslimini değil, aynı zamanda davacının çalıştırdığı personelden kaynaklı mali yükümlülüklerin ifasını da teminat altına aldığını, Henüz kesin kabul yapılmamış olması bir yana; davacı kendi edimlerini yerine getirmeden, müvekkilin elindeki yegane güvence olan teminatın iadesini talep etmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Eldeki dava dosyasının incelenmesinde, .... cevabında davacının kaydının olmadığı, ... yazı cevabında işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmakta olup, uyuşmazlığın TBK 470 vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davalıların tacir olmadığı ve yine uyuşmazlığın TTK'da düzenlenmediği ve uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin karşı görevsizliğine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ....NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23/01/2026