KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
GEREKÇE YAZIM TARİHİ:
Davacıların davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda;
Davacılar dava dilekçesi ile özetle; ...'nin kardeşi ... ve ...'den su pompası ve boru almak için anlaştıklarını ve boş senedi tarafına imzalattıklarını, senet sonradan doldurulmuş olup tahrip edildiğini, su pompası ve borusu almak için anlaştıkları kişi ... olmasına rağmen senet ... adına düzenlendiğini devamında ... taraflarına anlaşılan su pompası ve borularını teslim etmediğini, biz ödeme olarak ...'nin iban hesabına oğlum ...'nun ... Bankası hesabından 200.000 TL ödeme yapıldığını, dekontlar ve banka kayıtları incelendiğinde ödemenin ...'ye geçtiği görüleceğini, devamında bu şahıslar ile beraber iş yapan kendisini ortak olarak tanıttıkları ...'ün pos cihazı üzerinden ...'un ... Bankasına ait kredi kartından 120.000 TL bedel çekildiğini, paranın geriye kalan 200.000 TL miktar nakit olarak elden ...'ye teslim edildiğini, teslim esnasında yanında ... bulunduğunu, tanık olarak dinlendiğinde paranın elden teslim edildiğini söyleceğini, ... satış sonrası 395.000 TL ve 150.000 TL'lik iki ayrı senet düzenlediğini, ödemeler yapıldıktan sonra senetleri taraflarına verileceğini belirterek imzalattığını, senet imzaladıklarında boştu kendisi sonradan doldurmak suretiyle icra dosyasındaki halini aldırdığını, bu nedenlerle Konya . İcra Müdürlüğü tarafından yürütülen ... Esas numaralı takip dosyasındaki belirtilen 395.000,00 Türk Lirası tutarındaki senedin sahteliğinin tespit edilmesi ve davacının borçlu olmadığının re'sen dikkate alınmasını, dava sürecinin sonuna kadar icra veznesine yatırılacak senet bedelinin davalıya ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı alınmasını, icra takibinin haksız ve kötü niyetle gerçekleştirilmesinden kaynaklanan zararların telafisi için davalıdan %20 oranında kötü niyet tazminatının tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi hususunda karar verilmesine yönelik karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili aleyhine açılmış haksız ve mesnetsiz olan menfi tespit davasının taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, zira davacı borçlunun dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddialar tamamen borçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olup gerçek dışı olduğunu, davacının ödemeye dair sunduğu dekontlardan biri zaten ne müvekkiline yapılmıştır, ne de borçlu tarafından yapılmış diğer dekont ise icra konusu senetten önce yapılan ödemeye ilişkindir ve bu davanın konusu olan alışverişe ilişkin olmadığını, müvekkili ile davacı borçlu icraya konu senetteki borcu sonraki yapılan alışveriş için düzenlediğini, davaya konu icra takibi yapılan çek senet tarihleri incelendiğinde bu açıkça ortada olduğunu, ayrıca kanunen senetler sebepten mücerrettir, asla kabul etmemekle birlikte davacı borçlunun iddia ettiği gibi boş senet verilmiş olsa dahi bu Yargıtay kararları gereğince de geçerli bir senet kabul edildiğini, davacının sözleşmenin aksine senedin doldurulduğunu yazılı olarak ispatlaması gerektiğini, bu nedenlerle davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitini, borçluların haksız yere açmış olduğu davadan dolayı müvekkilinin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar 07/01/2026 dilekçesinde özetle; 17/12/2025 tarihli tensip tutanağında arabuluculuk son tutanağının sunulması için süre verildiğini, arabuluculuk sürecinin işbu dava açılmadan önce başlatılmadığını, bundan kaynaklı olarak tutanak mevcut olmadığını, bu husus dikkate alınarak dosya üzerinden karara çıkarılmasını talep etmiştir.
1.Taraflar arasında görülmekte T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine dayanak bono dolayısıyla açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ve 7155 sayılı kanunun 23.maddesi ile eklenen madde 18/A'ya göre; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...." hükmü getirilmiştir.
3.01/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasa ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile 01/01/2019 tarihinden itibaren ticari davalarda arabuluculuğa başvurunun dava şartı haline geldiği, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ve 7155 sayılı kanunun 23.maddesi ile eklenen madde 18/A'ya göre de, zorunlu arabuluculuğa tabi ticari davalarda, arabulucuya başvurulduğuna dair son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulmasının dava şartı olduğu, bu tutanak sunulmadan açılan davalarda, mahkemece, tutanağın sunulması için davacı tarafa 1 haftalık kesin mehil verileceği, süreye rağmen tutanağın sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
4.Tüm dosya kapsamından davacılar tarafından dava şartı arabulucuya başvurulmadan eldeki davanın açıldığı görülmekle eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 Sayılı Kanunun 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınan 4.627,86 TL harçtan ve alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.895,86 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Davacıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 104,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı vekili yararına AAÜT'nün 7/2. Maddesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ndan, 45.000,00 TL vekalet ücretinin de Muhammed Koçoğlu'ndan alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; Tarafların yokluğunda, kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yoluna müracaat etme hakları açık olmak üzere
verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2026