Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda;

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, bu sebeple huzurdaki davayı açma zarureti tarafımızca hasıl olduğunu, müvekkili ... Tic. Ltd. Şti 'nin tek yetkilisi ve ortağı olduğunu, dava konusu icra takibi 25.02.2025 tanzim tarihli 15.05.2025 vade tarihli 38.000,00 TL bedelli lehtarı ... Tic.. LTD. ŞTİ olan senedi tahsil maksadıyla başlatılmışsa da müvekkil dava konusu çeke ne şirket adına ne de şahsı adına herhangi bir suretle imza atmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini ve dava konusu senedin sahte olarak düzenlendiğini, bu hususla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. No.lu dosya ile şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin alacaklı davalı ile hiç bir borç ilişkisi de bulunmadığını, bu sebeple çek üzerinde müvekkili şirket ile müvekkilin şahsı adına atılan imza müvekkiline ait olmadığını, açıkça imzaya itiraz ettiklerinden bahisle müvekkillerinin dava konusu icra takibinin konusu senette imzasının olmaması sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir .
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

1.Taraflar arasında görülmekte T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine dayanak çek dolayısıyla açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ve 7155 sayılı kanunun 23.maddesi ile eklenen madde 18/A'ya göre; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...." hükmü getirilmiştir.
3.01/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasa ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile 01/01/2019 tarihinden itibaren ticari davalarda arabuluculuğa başvurunun dava şartı haline geldiği, yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ve 7155 sayılı kanunun 23.maddesi ile eklenen madde 18/A'ya göre de, zorunlu arabuluculuğa tabi ticari davalarda, arabulucuya başvurulduğuna dair son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulmasının dava şartı olduğu, bu tutanak sunulmadan açılan davalarda, mahkemece, tutanağın sunulması için davacı tarafa 1 haftalık kesin mehil verileceği, süreye rağmen tutanağın sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği düzenlenmiştir.

4.Her ne kadar davacılar vekili tarafından usuli eksikliğin dava açıldıktan sonra tamamlanması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmemesi gerektiği ifade edilmiş ise de; T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 04/02/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile 12/10/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılmasının mümkün olmadığı, eldeki dava tarihinin 10/12/2025 tarihi olduğu, davacılar vekili tarafından ibraz edilen Arabuluculuk Tutanağının incelenmesinde arabuluculuğun başlangıç tarihinin 31/12/2025 tarihi olduğu, sonlanma tarihinin ise 05/01/2026 tarihi olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamından davacılar tarafından dava şartı arabulucuya başvurulmadan eldeki davanın açıldığı görülmekle eldeki davanın 6100 Sayılı Kanunun 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.464,00 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.430,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 33,65 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davalı vekili yararına AAÜT'nin 7/2 maddesine göre hesaplanan 6.542,79 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,

4-Davalı vekili yararına AAÜT'nin 7/2 maddesine göre hesaplanan 6.542,79 TL vekalet ücretinin davacı ... Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından sarfedilen 87,50 TL vekalet harcı yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,

8-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
DAİR; Tarafların yokluğunda, kararın 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere

verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2026