KIYMETLİ EVRAK İPTALİ (Zayi Nedeniyle Çek İptali)

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ZAYİ NEDENİYLE ÇEK İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hamiline olarak düzenlenmiş olan, ... tarihli, ... seri numaralı, 300.000 TL bedelli, .... tarafından keşide edilen ... A.Ş.... Şubesine ait çekin kaybolduğunu, kaybolan çekin 3. şahıslar tarafından kullanılması ihtimali bulunduğunu, dava konusu çekin kötüniyetli üçüncü şahısların eline geçmesi ve vadesi geldiğinde muhatap banka tarafından karşılığının ödenmesinin müvekkilinin mağduriyetine neden olacağını belirterek, çek ile ilgili olarak bankaca ödeme yapılmaması için acil olarak tedbir kararı verilerek ilgili bankaya müzekkere yazılmasına ve çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava hasımsızdır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:

TTK.nun 818/s. maddesi yollaması ile çeklerde uygulanması gereken 757 vd. maddelerine göre açılmış, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.
Zayi nedeniyle çek iptali davasında, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s atfıyla çeklerde uygulanması gereken 757/1 maddesi gereğince iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemeden men edilmesini isteyebilir.

Dava dilekçesi ekinde iptali istenen çeklerin birer fotokopisi dosyaya sunulmamakla beraber daha sonra beyan dilekçesi çek bilgilerini içeren görüntüler dosyaya sunulmuştur.
Hasımsız olarak açılan bu davada iptal talebinde bulunan şahsın ispat etmesi gereken husus zilyedi bulunduğu çekin rizası hilafına elinden çıkmasıdır. Ancak, iptal davasında kesin ispat aranmayıp çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu göstermesi yeterlidir. Davacı, çeklerin lehtarı ve hamili olduğunu ileri sürerek iptalini talep ettiği çeklere dair bilgileri mahkemeye bildirmiştir. Davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi sebebiyle çek iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, dosya kapsamında davacının iddiasının aksini kanıtlayacak somut bir delil bulunmamaktadır (Emsal: Yargıtay 11.HD.nin 15.11.2017 tarih ve ... E. ...K. ile 25.06.2014 tarih ve ... E....K. İle 25.02.2013 tarih ve ... E. ... K.ile 24.01.2011 tarih ve ... E.... K.).
Çekişmesiz yargı işlerinde hasım bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin yetkisi hususunda ilk itiraz mümkün olmadığından resen değerlendirilmesi ve mahkemenin yetkili olup olmadığının resen ele alınması zorunludur.
HMK.nun 320. maddesi hükmü dikkate alındığında basit yargılama usulüne tabi olan bu talebin dosya üzerinden ele alınmasının mümkündür ve aynı yasanın 115/1.maddesi gereğince dosya üzerinden hüküm verilmesine engel durum da yoktur.
Zayi nedeniyle çek iptali davasında, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s atfıyla çeklerde uygulanması gereken 757/1 maddesi gereğince iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemeden men edilmesini isteyebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ...Esas, ...Karar sayılı ilamında "...6102 sayılı TTK'nun 818 nci maddesi yollamasıyla uyuşmazlığa uygulanması gereken aynı Yasa'nın 757 nci maddesinde zayi nedeniyle çek iptal davasının ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri mahkemesinde görülebileceği hükme bağlanmıştır... "

Huzurdaki davada kesin yetki kuralları geçerli olduğundan, HMK.nun 114/1-ç.maddesi gereğince dava şartı olan bu husus aynı yasanın 115.maddesi gereğince kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece re'sen incelemesi gerekmektedir.
Çekin ödeme yerinde muhataba ibrazı gerekir. Beyan dilekçesine ekli dava konusu çek fotokopilerinin incelenmesinde muhatap bankanın adresi (yani ödeme yeri) ...'dur.
Yine dava dilekçesinde davacının adresi yazılı olmasa da MERNİS kayıtlarına göre ...'dur.
Buna göre davacının ikamet adresi ile çekteki ödeme yeri dikkate alındığında davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenle Mahkememiz yetkili bulunmadığından talebin mahkememizin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş (Emsal; Yargıtay 11. HD.nin 25.2.2013 tarih ve ... E. ... K.) olup, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114. Ve 115. maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,

İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK 331.maddesi gereğince yargılama giderlerin yetkili ve görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememizce dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın talep eden vekiline tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14.04.2026

KATİP - HAKİM -