Tespit

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...nin müvekkili ile ... tarafından kurulmuş olduğunu, 27/11/2014 tarihinde müvekkilinin .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı "Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi" ile şirket paylarının tamamını diğer ortak ...'e devrettiğini, devrin gerçekleştiğini ve tek pay sahipli ortak olduğunu ticari defterlerle birlikte tescil ve ilan ettirme yükümlülüğü bulunan diğer ortak ...'in bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve şirketin devir tarihinden itibaren oluşan kamusal borçlardan kaynaklı olarak müvekkilinin ciddi bir Bağkur borcunun çıktığını beyanla müvekkilinin paylarını 27/11/2014 tarihinden itibaren devrettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava; şirket paylarının devredilmiş olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Hukuki yarar dava koşulu olup, mahkeme dava şartlarını resen incelemekle görevlidir. Hatta hukuki yararın sadece dava tarihi itibarıyla değil, dava devam ettiği sürece ve hükmün kesinleşmesine kadar devamı da gereklidir. HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermekte olup HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı vekili müvekkilinin ...'nin %20 hisse ile ortağı olduğunu ve 27/11/2014 tarihinde .... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı "Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi" ile şirket paylarının tamamını diğer ortak ...'e devrettiğini ancak devir işleminin tescil ve ilan ettirilmediğini beyanla şirket paylarının devredildiğinin tespitini talep etmiştir.
Ticaret sicil kayıtlarına göre; davacının %20 hisse ile davalı ...'in ise %80 hisse ile davalı şirketin ortağı olarak göründüğü, davalı ...'in diğer davalı şirketin tek yetkili müdürü olduğu anlaşılmıştır.
Limited şirketlerde pay devri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 595 vd maddelerinde düzenlenmiş olup; TTK'nın 595. maddesi uyarınca esas sermaye payının devri ya da devir borcu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı ve tarafların imzalarının noterce onanacağı, şirket sözleşmesinde aksi ön görülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu, devrin bu onay ile geçerli olacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 598. maddesinde ise "Esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulur. Başvurunun otuz gün içinde yapılmaması hâlinde, ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine sicil müdürü, şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde " davalı şirketin tek hissedarı diğer davalı ...'in devir işlemini tescil ve ilan ettirmediği gibi ticari defterleri de kaybettiğini söylediğini" ileri sürmüştür. Bu durumda TTK'nın 598/1 maddesi uyarınca hisse devir işleminin tescili için şirket müdürü tarafından ticaret siciline başvuru yapılmamış olsa dahi aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca şirketten ayrılan ortak olarak davacının ticaret siciline başvuru yapma hakkının bulunduğu ancak davacı tarafından gerek davalı şirkete gerekse Ticaret Sicili Müdürlüğüne hisse devrinin tescili için başvuru yaptığına ve bu başvuruların reddedildiğine dair herhangi bir iddia ileri sürülmediği ve bu yönde bir delil de sunulmadığı dolayısı ile şu aşamada eldeki davayı açmakta korunmaya değer hukuki bir menfaatinin bulunmadığı gözetilerek davanın HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Gerekçede açıklandığı üzere;

1-Davanın Hukuki Yarar Dava Şartı Yokluğu Nedeni ile Usulden Reddine,

2-Peşin harç karar harcını karşıladığından başka harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonrasında karar verildi. 14/04/2026