İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Şirketi'ne ait ve diğer davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 29/09/2025 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araca arkadan çarparak hasar almasına neden olduğunu, sürücünün tam asli ve tam kusurlu olduğunu, söz konusu olayda kurallara raiyet etmeyerek otomobilini kullanmakta olan davalının kusurlu hareketi ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde meydana gelen zarar ve kusurlu hareket arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunduğunu, davaya konu kazanın İstanbul ili sınırları içerisinde gerçekleştiğini, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin dava konusu kazada kullandığı araç ile yolcu taşımacılığı işini iştigal ettiğini ve ilgili aracın müvekkilinin işinde elzem bir husus olduğunu, müvekkilinin yolcu taşımacılığı işi yaptığı ticari aracından günlerce mahrum kalarak, kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin aracından mahrum kalması nedeniyle uğramış olduğu zararın davalı tarafça giderilmesi gerektiğini, bu nedenle mahkemece davaya konu araçta gerçekleşen kazanç kaybı bedelinin tespiti için bilirkişi yapılmasını talep ettiklerini, Hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda kazanç kaybı tazminatının konusunu oluşturduğunu ve haksız fiil kapsamında olduğunu,
Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak davacının bir zararın meydana geldiği açık olup yalnızca trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun aidiyeti ve oranı ile talep edilebilecek tazminat miktarları çekişmeli olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleştiğini, öncelikle davalıya ait mal varlığına teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, bu mümkün değilse davalıya ait ... plakalı araca teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep ettiğini, dava konusu taleplerine avans faizi uygulanmasını talep ettiklerini, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın kabulü ile ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL kazanç kaybının en yüksek faizle davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, ... Esnaf Odası, ...'ne müzekkere yazılarak bu marka ve modeldeki bir aracın günlük ortalama kazancının ne olacağı hususlarında ayrıntılı bilgi istenilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
...'na müzekkere yazılarak ... Marka ve modeldeki bir aracın günlük ortalama kazacının ne olacağı hususunun ayrıntılı araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... Birliği'ne müzekkere yazılarak ... Marka ve modeldeki bir aracın günlük ortalama kazacının ne olacağı hususunun ayrıntılı araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
...'ne müzekkere yazılarak ... Marka ve modeldeki bir aracın günlük ortalama kazacının ne olacağı hususunun ayrıntılı araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davalı ... ... / TC: ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Davalı ... ... / TC: ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
... ... Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Davalı ... ... / TC: ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın tramer kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/04/2026