İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirket aleyhine tarafımızca ------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Başlatılan icra takibinin dayanağı -------tutarındaki cari hesap bakiyesidir. Davalı tarafça haksız ve kötüniyetli şekilde icra takibine itiraz edilmiş olup haksız itirazın iptali gerekmektedir.1-taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı cari hesap bakiye alacağımız bulunmaktadır.2-davalının icra takibine itirazları haksız ve yersizdir. Davalı, müvekkil şirketin merkezinin ---- olduğunu iddia ederek ------ İcra Dairelerinin yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür. Oysa İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddeleri (m. 6, m. 10) uyarınca, para alacaklarına ilişkin takiplerde alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir. Müvekkil şirketin ticari merkezinin ------ olduğu ve takip talebinde de bu adresin gösterildiği sabittir. Davalının yetki itirazı, yalnızca alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıyan kötü niyetli bir girişimdir. Belge Sunulmaması Sebebiyle Ödeme Emrinin İptali Gerektiği İddiası Gerçeği Yansıtmamaktadır. Borca İtiraz Tamamen Haksız ve Kötü Niyetlidir. Davalı Aleyhine Asıl Alacağın %20'sinden Aşağı Olmamak Üzere İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekmektedir.Davalının haksız ve mesnetsiz İTİRAZIN İPTALİ İLE, takibin devamına ve işleyecek faizleri ve ferileri ile birlikte takibe konu alacağın davalıdan tahsiline,Davalının itirazı kötü niyetli ve müvekkil şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amaçlı yapıldığından davalı/borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davalı şirket ---- aleyhine----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Konu icra takibinin kesinleşmesinin akabinde davalı tebligatın usulsüz olması nedeniyle şikâyet yoluna gitmiştir. Devamında ---- tarihli kararı uyarınca ------- sayılı dosyasında takip durdurulmuştur. Devamında ise konu uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, arabuluculuk süreci gerçekleştirilmiştir. İlgili toplantıya taraflarca katılım sağlanmış ve süreç “anlaşamama” şeklinde sonuçlanmış olup, arabuluculuk son tutanağı toplantıya iştirak eden taraf vekilleri ve atanan arabulucu tarafından imzalanmıştır.Bu itibarla davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını sağlamak için işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur.Müvekkil ---- arasında, ------ imzalanmış olup, konu sözleşme uyarınca uyuşmazlığın karşı tarafı olan müvekkil şirketten bireysel mobil telefon hattı ve internet hizmeti kullanmıştır.Davalı/borçlunun, aleyhine açılmış ----- sayılı dosyası ödeme emrinde yazılı borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına,davalı/borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine,Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi vekaleten talep olunur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usuli itirazlarımız gözetilerek davanın yetkisizlik ve usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, alacaklının icra takibinin iptali ile müvekkil aleyhinde kötü niyetle takip başlatılması nedeniyle davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini sayın mahkemeden saygılarımızla vekaleten talep ederiz.
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekilinin yetkili mahkemenin------- Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle yetki itirazında bulunmuştur.6100 sayılı HMK'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." 6100 sayılı HMK'nin Yetki Sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinin 1.fıkrasına göre; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."
Benzer konuya ilişkin ------karar sayılı ilamında; " Dava, tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davalı taraf, cevap dilekçesinde usulüne uygun yetki ilk itirazında bulunmuş olup mahkemece HMK 17. Maddesi uyarınca yetkili mahkeme --------- Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesine göre "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava, sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 37. Maddesinde bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde ------ Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözkonusu kanunun yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin, sözleşme ile yetkili mahkemeyibelirleyebilecekleri öngörülmüştür. Dava konusu olayda tarafların ikisi de tacir olduğu takdirde yetki sözleşmesi geçerli olacaktır. Tarafların tacir olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı istinaf dilekçesinde yetki sözleşmesine riayet edildiğini, sözleşmede belirlenen 2 il arasından ---- tercih edildiğini, davalının yerleşim yerinin --- olması sebebiyle davanın ------ açıldığını, davalının merkezi itibari ile mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de; taraflar arasındaki yetki sözleşmesinde, yetkili mahkemenin----- mahkemesi olduğunun belirtildiği, ---- mahkemesinden anlaşılması gerekenin ------ mahkemeleri olduğundan ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. " şeklindeki açıklamalarının ışığı altında tarafların tacir olması, aralarında kesin yetki sözleşmesi bulunması, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin uyuşmazlığın çözümüne ilişkin uyumazlıkların -------Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinin imza altına alınmış olması, 6100 sayılı HMK'nın 17. Maddesinde (tacirler arası) taraflarca aksikararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemenin yetkili olması hususları hep bir arada değerlendirilerek işbu davada ---- Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla mahkememizin yetkisizliği nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, davaya bakmaya yetkili ------ Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunun TESPİTİNE,
2-Yetkisizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tarafların mahkememize başvurusu halinde dosyanın yetkili ve görevli ------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Aksi halde davanın açılmamış SAYILMASINA.
4-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında yetkili mahkemece karar VERİLMESİNE,
Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026