İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
KARAR
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı elektrik tedarik şirketi olan dava dışı ... Enerji A.Ş.'nin sanayi tüketici grubu sözleşmeli abonesi olarak ... hizmet/tesisat no'lu kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmakta olup, bu durumun mezkür şirketin düzenlediği 2022/5-6-7-8 ve 9 dönemlerine ait normal elektrik tüketim faturalar ve bu faturaların davacı tarafından ödendiğini gösterir banka dekontlarından da anlaşıldığını, İstanbul Avrupa yakasında tek lisanslı ... şirketi olan davalı tarafından, davacının bu kullanım yerinde “kesik olan elektrik enerjisinin kullanıldığı” iddiası ile 02.09.2022 tarihli ve ... no'lu ve 07.09.2022 tarihli ve H/... no'lu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanakları düzenlendiğini, müteakiben davalı tarafından, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42/1-ç bendi hükmüne göre, 02.09.2022 tarihli tutanağa dayanılarak düzenlenen 02.09.2022 tanzim tarihli, 12.09.2022 son ödeme tarihli, ... no'lu ve 635.557,70 TL bedelli fatura ve 07.09.2022 tarihli tutanağa dayanılarak da 08.09.2022 tanzim tarihli, 19.09.2022 son ödeme tarihli, ... no'lu ve 53.642,02 TL bedelli fatura ile davacı adına toplam 689.199,72 TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, HMK.m.107 hükmü kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılan davada; davacı müvekkilin davaya konu istirdat alacağının miktarı bilirkişi marifetiyle tam olarak tespit edildiğinde, talep miktarı HMK.m.107/2 hükmü uyarınca artırılmak kaydıyla 500,00 TL'nın, 12.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ne karar verilmesini talep etmiştir.
Talep arttırımı ; Davacı vekili tarafından sunulan 14/10/2024 tarihli dilekçede özetle; dava dilekçesinde 500,00 TL olan istirdat alacağı talep miktarını talep artırım ile 345.635,39 TL'na yükseltiyor ve davalı şirket tarafından davacıdan fazladan tahsil edilen 345.635,39 TL'nın ödeme günü olan 12.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili şeklinde talep arttırılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacı tarafın huzurdaki davayı belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, davacının ödeme yaptığı iddiasına ilişkin olarak, davacının öncelikle ihtirazi kayıtla ödeme yaptığını da ispatlaması gerektiğini, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş ise de; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını, öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve yersiz davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın KABULÜ ile; Davacının davalı ... Şirketine fazladan ödediği anlaşılan 345.135,39 TL'nin ödeme tarihi olan12/09/2022 tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden istirdatı ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "Davacı ödemelerini yaparken ihtirazi kayıt öne sürmemiş olup huzurdaki davaya konu ödeme yönünden istirdat talep edilmesi mümkün değildir. Zira Türk Borçlar Kanunun 78. maddesi ile ihtiyariyle yapılan ödemenin geri istenemeyeceği hüküm altına alınmıştır.Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası niteliğinde ikame edilmesi mümkün olmayıp Yerel Mahkemece bu husus değerlendirilmeksizin yargılama yapılması hukuka aykırıdır. Müvekkil şirket tarafından tanzim edilen kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları ve tahakkuk ettirilen fatura bedelleri mevzuata uygun olup Yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerekmektedir.
Davacının kullanımında olan ... hizmet numaralı tesisata ait mahalde güç aşımı yapılmış olup yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının kullanımında olan tüketim noktasının enerjisi ... sayaç endeksi ile sayaç üzerinden 05.08.2022 tarihinde kesilerek K1068230 nolu mühür ile mühürlenerek hizmet alımı durdurulmuştur. Sonrasında müvekkil saha ekipleri tarafından 02.09.2022 ve 07.09.2022 tarihlerinde yapılan kontrollerde; "tüketicinin yükümlülüklerini yerine getirmeden kesik olan enerjiyi açarak elektrik enerjisi kullandığı" tespit edilmiştir. Söz konusu tespit neticesinde müvekkil saha ekiplerince tespit edilen davacı adına 02.09.2022 tarihli ... ve 07.09.2022 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları tanzim edilmiştir.Tespit tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin tespit edilen durumu açıklayan "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri" başlıklı başlıklı 42. maddesinde gerçek veya tüzel kişinin "ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması," kaçak elektrik enerjisi tüketimi kabul edilmektedir. İşbu tutanaklara istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda; ... kWh karşılığı 635.557,70 TL ve 6025 kWh karşılığı 53.642,02 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası düzenlenmiştir. Tüketicinin başvurusuna istinaden yapılan incelemede 05.08.2022 tarihinde fiili olarak elektrik enerjisi kesildiği tespit edildiğinden şikayete konu kaçak tutanağında ve fatura bilgilerinde hata olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın mükerrer kaçak elektrik kullanıcısı olduğu ve kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğidir. Davacı taraf aleyhine daha önce de H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edilmiş olup davacının tüm ikazlara rağmen kaçak elektrik kullandığı, kötü niyetli olduğu ve haksız kazanç elde ettiği sabittir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu, hatalı ve eksik inceleme neticesinde hukuka aykırı bir şekilde tanzim edilmiş olup itirazlarımızın değerlendirilmediği raporun hükme esas alınması ve yeni bir bilirkişiden rapor tanzim edilmemesi hukuka aykırıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişi tarafından yapılan tespitler hatalı olup yanlış mevzuat hükmüne dayanılarak tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kabulü mümkün değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 3. bendine dayanılarak mahalde elektrik kesintisi yapılmasının zorunluluk olmadığı belirtilmiş ise de müvekkil şirket tarafından aynı yönetmeliğin 14/2. maddesi uyarınca ilgili mahalin elektriği kesilmiştir.
Öncelikle Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin 14. maddesinin 2. Bendinde düzenlenen şekilde,müvekkil şirket tarafından mevzuata uygun olarak hareket edilmiştir. Davacıya güç aşımına ilişkin ilk bildirim 20.05.2022 tarihinde yapılmış ve bu bildirimle yukarıya yer verdiğimiz mevzuat hükümlerine değinilmiştir. İlgili bildirim yazısı dosyada mübrezdir. Ancak davacı taraf güç artırım talebinde bulunmamış ve yine anlaşma gücünü %20'den fazla aştığından ikinci bildirim 18.07.2022 tarihinde yapılmıştır. İlgili bildirim yazısı dosyada mübrezdir.Davalı müvekkil şirket tarafından mevzuata uygun şekilde davacı şirket bilgilendirilmiş ve bu hususa ilişkin davacının sistemde kayıtlı numarasına SMS gönderilmiş olup ilgili SMS dosyada mübrezdir. Bu aşamadan sonra yönetmelik maddesi gereği usulsüz elektrik tüketimi işlemleri uygulanmış olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 48/3. maddesi uyarınca elektrik enerjisi kesilmiş ve elektrik enerjisinin kesildiği 05.08.2022 tarihinde sistemde kayıtlı numarasına mesaj gönderilmiştir. Söz konusu yönetmelik maddesinde "bu fıkranın (b) bendinde belirtilen hallerde doğrudan, (a) bendinde belirtilen hallerde ise görevli tedarik şirketinin bildirimi üzerine dağıtım şirketi tarafından elektriği kesilir." denilmiş olmakla kanunun lafzından görüldüğü üzere ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine müvekkil mevzuata uygun davranmış olup asıl elektrik kesme işlemi yapılmasaydı mevzuata aykırı hareket edilmiş olacaktı. Netice itibari ile, müvekkil şirket mevzuata uygun hareket etmiş olup her aşamada mevzuatın getirdiği yükümlülükleri yerine getirmiştir. Tüm bu hususların yanında, hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından mücbir sebep gerekçesi ile elektriği kesilmiş olan sayacın elektrik enerjisinin açılmasını mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesinin kabulü mümkün değildir. Kaldı ki bu hususta davacının hiçbir iddiası mevcut olmayıp bu yönde hiçbir somut delil de sunulamamıştır.
Kaçak elektrik kullanımında tüketim hesabının nasıl yapılacağı mevzuat ile belirlenmiş ve sıkı kurallara tabi kılınmış olup yapılacak hesaplamanın bu hükümlere göre yapılması yasal bir zorunluluktur. Bu bakımdan hükme esas alınan raporu tanzim eden bilirkişilerin kendilerince bir kaçak tüketim hesabı yapmaları ve mevzuat hükümlerini göz ardı etmeleri mümkün olmayıp bu durumun mevcut olduğu raporun hükme esas alınması da kabul edilemez niteliktedir. İşbu hatalı tespit ve değerlendirmeler içeren raporun hükme esas alınması ve itirazlarımızın nazara alınmaması hukuka aykırı olup işbu istinaf başvurumuzun kabulü gerekmektedir.
Davacı şirketin, müvekkil şirket tarafından mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini mücbir sebep halleri dışında açtığı ve elektrik tükettiği davacı tanıklarının da beyanlarıyla da sübut bulmuş olup işbu tüketimin kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirilmemesi hukuka aykırıdır.Kaçak tespit tutanakları aksi ispat edilene kadar geçerli belgelerden olup davacı tarafça işbu tutanakların aksi ispat edilememiş haldedir.Yerel Mahkemece hükmedilen faize, faiz oranına, faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine itiraz eder, işbu hukuka aykırı faiz belirlemesiyle verilen karara karşı yapmış olduğumuz istinaf başvurumuzun kabulü gerekmektedir. Davacının talepleri zamanaşımına uğramış olup işbu talepler bakımından davanın zamanaşımı defimiz doğrultusunda usulden reddi gerekmekteyken kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olup " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca,kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, alacak talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın, üçüncü kişi olan ... şirketi ile arasında elektrik tüketimi sözleşmesi bulunduğu, davalı dağıtım şirketince davacının tükettiği enerjinin bağlantı gücünün aşılmasının gerekçe gösterilerek kesildiği ve kesilen elektriğin açıldığından bahisle kaçak tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu kaçak tutanağının düzenlenmiş olduğu tarihte yürürlükte bulunan 28.01.2014 tarihli, 28896 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin,
MADDE 14 – (1) (Değişik: RG-22/3/2022-31786) Kullanıcıya bağlantı anlaşmasında tahsis edilen kapasite, kullanıcının anlaşma gücünü oluşturur. Dağıtım sistemine bağlantı noktasından alınan veya verilen elektrik enerjisi kapasitesinin sayaçla ölçülen azami değerinin anlaşma gücünü aşmaması esastır. Ancak, arz güvenliği gerekçesiyle Bakanlık tarafından talep edilmesi durumunda, Kurul tarafından belirlenecek süre boyunca ve ilgili Kurul kararında belirtilen esaslar çerçevesinde, üretim tesisleri tarafından anlaşma gücünün üzerinde sisteme elektrik enerjisi verilebilir. Bu kapsamda anlaşma gücünün üzerinde sisteme verilen enerji güç aşımı olarak değerlendirilmez.
(2) Değişik: RG-1/6/2017-30083) Mesken olarak dağıtım sistemine bağlı olan kullanıcılar dışındaki bir kullanıcının anlaşma gücünü iki ay üst üste yüzde yirmiden fazla ihlal ettiğinin dağıtım şirketi tarafından tespit edilmesi ve gerekli görülmesi halinde, kullanıcıya güç ihlalinin tekrarlanmaması veya güç arttırma talebinde bulunulması gerektiği bildirilir. Bildirim tarihinden itibaren; 30 gün içerisinde güç artırımı talebinde bulunmayan veya talepte bulunduğu halde talebi kabul edilmeyenlerden takip eden 6 aylık süre içerisinde anlaşma gücünü tekrar yüzde yirmiden fazla ihlal eden tüketicilere usulsüz elektrik enerjisi tüketimine ilişkin ilgili mevzuat hükümleri, üreticilere ise bağlantı anlaşmasında düzenlenmiş bulunan yaptırımlar uygulanır. Üretim tesisinin ... tarafından verilen acil durum talimatı nedeniyle anlaşma gücünü ihlal etmesi halinde bu fıkra hükmü uygulanmaz.
(3) Dağıtım şirketi, dağıtım sisteminin güvenliği üzerinde risk oluşturacak şekilde anlaşma gücünü aşan kullanıcıyı, ihlalin sonlandırılması için uyarır. Üretim şirketleri, uyarı bildirimini aldığı tarih itibarıyla, diğer kullanıcılar ise uyarı bildiriminin alınmasından itibaren otuz gün içerisinde anlaşma gücü ihlalini sonlandırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde ilgili kullanıcının elektrik enerjisi kesilebilir. Elektrik enerjisinin kesilmesi ve tekrar verilmesi durumunda oluşan maliyetler, ilgili kullanıcı tarafından karşılanır.
(4) Dağıtım şirketi, elektrik dağıtımını olumsuz yönde etkileyecek şekilde anlaşma gücünün üzerinde elektrik enerjisi alınmaması ve
verilmemesi için otomatik enerji kesme sistemlerini devreye alabilir.
(5) Dağıtım şirketinin, kullanıcılarla yaptığı bağlantı anlaşmalarında taahhüt ettiği kapasiteyi sağlayamaması durumunda oluşacak
zararların tazminine ilişkin hükümler bağlantı anlaşmasında düzenlenir." şeklinde düzenlemeler içermektedir.
Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nin uygulanmasında ; "tüketici ;elektriği kendi kullanımı için alan kişi " "üretim şirketi; sahip olduğu,kiraladığı,finansal kiralama yoluyla edindiği veya işletme hakkını devraldığı üretim tesisi ya da tesislerinde elektrik enerjisi üretimi ve ürettiği elektriğin satışıyla iştigal eden özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişiyi" ifade eder şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda,davacı şirket ilgili yönetmelikte tanımlandığı şekilde bir üretim şirketi değildir.Bu durumda,Yönetmelik 14/2 madde uyarınca " Mesken olarak dağıtım sistemine bağlı olan kullanıcılar dışındaki bir kullanıcının anlaşma gücünü iki ay üst üste yüzde yirmiden fazla ihlal ettiğinin dağıtım şirketi tarafından tespit edilmesi ve gerekli görülmesi halinde, kullanıcıya güç ihlalinin tekrarlanmaması veya güç arttırma talebinde bulunulması gerektiği bildirilir. Bildirim tarihinden itibaren; 30 gün içerisinde güç artırımı talebinde bulunmayan veya talepte bulunduğu halde talebi kabul edilmeyenlerden takip eden 6 aylık süre içerisinde anlaşma gücünü tekrar yüzde yirmiden fazla ihlal eden tüketicilere usulsüz elektrik enerjisi tüketimine ilişkin ilgili mevzuat hükümleri," uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin kaçak elektrik kullanılması hallerinin tarif edildiği 42. maddenin 1. fıkrasının ç bendinde “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” düzenlemesi içermektedir.
Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği Açısından;Davalı şirket, davacı şirketin, iki defa anlaşma gücünü ihlal ettiğini bundan davalı şirketin, elektriğinin kesildiğini ileri sürmektedir.Davalı tarafça,davacının kullanımında olan ... hizmet numaralı tesisata ait mahalde güç aşımı yapılmış olduğu, yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davacının kullanımında olan tüketim noktasının enerjisi ... sayaç endeksi ile sayaç üzerinden 05.08.2022 tarihinde kesilerek K1068230 nolu mühür ile mühürlenerek hizmet alımı durdurulmuştur.Davacı şirket ekiplerince,sonrasında ekipleri tarafından 02.09.2022 ve 07.09.2022 tarihlerinde yapılan kontrollerde; "tüketicinin yükümlülüklerini yerine getirmeden kesik olan enerjiyi açarak elektrik enerjisi kullandığı" tespiti gerekçesiyle davacı adına 02.09.2022 tarihli ... ve 07.09.2022 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları tanzim edilmiştir.
Davalı tarafça dosyaya güç aşımına ilişkin bildirim başlıklı 20.05.2022 tarihli ve 18.07.2022 tarih bildirim yazıları dosyaya sunulmuştur.İlk bildirim yazısında ;Son 6 (Altı) Aylık sayaç üzerinden okunan demant değerleriniz;2021/11: 235.52kW | 2021/12: 224.GAKN | 2022/01: 251.68k |2022/02: 239.04 kw | 2022/03: 272.16kW | 2022/04: 259.2kW şeklinde tesbit yapıldığı bildirilmiştir.Davalı tarafça düzenlenen 2 bildirim yazısında da yeniden güç aşımı yapıldığı ve sonuçlarının ihtar edildiği,bu durumda davalı tarafın elektriği kesmesinin mevzuata uygun bir işlem olduğu sonucuna varılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarda ; mahaldeki elektrik enerjisi tüketimin kaçak tüketim olarak nitelendirilmemesi ve söz konusu dönemdeki tüketimin normal tarife üzerinden hesaplanması gerektiği kanaati oluşmuştur. Davaya konusu tüketim bedelleri normal tarife üzerinden toplam 343.564,33 TL olarak hesaplanmıştır.Davacı şirket tarafından 72.09.2022 tarihinde 689.199,72 TL olarak ödeme yapmış olduğu görüldüğünden, davacı şirketin yapmış olduğu fazla ödemenin 345.635,39 TL görüşü bildirilmiştir.
Mahkemece,her ne kadar bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuş ise de,ilgili Yönetmelik 14/2 madde uyarınca " Mesken olarak dağıtım sistemine bağlı olan kullanıcılar dışındaki bir kullanıcının anlaşma gücünü iki ay üst üste yüzde yirmiden fazla ihlal ettiğinin dağıtım şirketi tarafından tespit edilmesi ve gerekli görülmesi halinde, kullanıcıya güç ihlalinin tekrarlanmaması veya güç arttırma talebinde bulunulması gerektiği bildirilir. Bildirim tarihinden itibaren; 30 gün içerisinde güç artırımı talebinde bulunmayan veya talepte bulunduğu halde talebi kabul edilmeyenlerden takip eden 6 aylık süre içerisinde anlaşma gücünü tekrar yüzde yirmiden fazla ihlal eden tüketicilere usulsüz elektrik enerjisi tüketimine ilişkin ilgili mevzuat hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir.Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin kaçak elektrik kullanılması hallerinin tarif edildiği 42. maddenin 1. fıkrasının ç bendinde “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” düzenlemesi içermektedir.Bu durumda,yukarıda yazılı mevzuat hükümlerine uygun inceleme ve değerlendirme yapılması, oluşturulacak 3. kişilik elektrik mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan itirazları karşılar ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiğinden, davalı tarafın istinaf talebinin kabulü ile,bu sebeple kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/01/2026