Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre

yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 09.10.2024 tarihinde araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin 21 adet araç kiraladığını, karşılığında toplam 3.000.000 bedelli 3 adet çekin davalıya verildiğini, müvekkilinin sözleşme yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeye aykırı şekilde araçları iade etmesini talep ettiğini, araçlar hakkında çalındı ihbarında bulunarak müşterilerin kullanımındayken araçları toplatmak suretiyle müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini, muhasebe kayıtlarından müvekkilinin ödemelerini aksatmadığının anlaşıldığını, davalının araçları toplatması nedeniyle müvekkilinin işlerinin bozulduğunu ve çeklerin karşılıksız kaldığını, davalının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve müvekkili aleyhine icra ceza mahkemesinde şikayette bulunduğunu, sözleşmedeki edimini yerine getirmeyen davalının çekleri icraya koymasının usule aykırı olduğunu, araçların erken alınması sebebiyle müvekkilinin 3.000.000 TL bedelin tamamından sorumlu tutulamayacağını, ------- Bankası ---------- Şubesine ait 1.000.000 TL bedelli ---------- seri numaralı 10.10.2025 düzenleme tarihli, 1.000.000 TL bedelli --------- seri numaralı 10.08.2025 düzenleme tarihli ve 1.000.000 TL bedelli ---------- seri numaralı 10.07.2025 düzenleme tarihli çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin davalıdan cari alacağı bulunduğunu, davalının sistemi üzerinden kiralanan araçlardan doğan komisyon kesintisi sonrası kalan bedellerin müvekkile ödenmediğini, müvekkil tarafından kesilen faturaların davalıya gönderildiğini, ticari defterlerin incelenmesiyle alacak miktarının tespit edileceğini, davalının müvekkile olan borcunun çeklerin karşılığından daha fazla olduğunu, Davalı Şirketin Haksız Olarak Çekleri --------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası, ---------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası ve -------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası nedeniyle müvekkilinin mal varlığının hacizli olduğunu ve yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda bulunduğunu belirterek adli yardım taleplerinin kabulünü, davalı ile müvekkil arasında borç ilişkisi bulunmadığının tespitini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, 1.000 TL tutarındaki alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ---------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası, ---------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası ve --------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı takibinde borçlu olmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla alacak talebinde bulunduğunu, ancak davacı ile müvekkil şirket arasında geçerli bir borç ilişkisi bulunduğunu, davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, menfi tespit ve eda davasının nitelikleri gereği birlikte açılamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında 09.07.2024 tarihli Şube Lisans Sözleşmesi ve 09.10.2024 tarihli Araç Kiralama Genel Koşulları ve Sözleşmeleri bulunduğunu, sözleşmelerde ---------- Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu sebeple yetki itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini, menfi tespit ve alacak davasının farklı yargılama usullerine tabi olması nedeniyle tefrik edilmesinin zorunlu olduğunu, davacı lehine verilen adli yardım kararının HMK 334 ve devamı maddelerine aykırı olduğunu, davacının mal varlığının hacizli olmasının adli yardım için yeterli gerekçe teşkil etmediğini, bu kararın kaldırılarak eksik harç ve masrafların tamamlanması için süre verilmesi gerektiğini, davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, tacir olan davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden alacağını belirleyebileceği için belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesini imzalamadığını, kira bedellerini eksik bildirdiğini, plaka altlıklarını usulsüz kullandığını, trafik cezaları ve hasar bedellerini ödemediğini, bu nedenlerle ---------- Noterliği'nin 12.05.2025 tarihli ihtarnameleri ile sözleşmelerin feshedildiğini, taraflar arasında müvekkil şirketin ticari defterlerinin kesin delil teşkil edeceğine dair delil sözleşmesi bulunduğunu, davacının borçlu olmadığını iddia ettiği çeklerin sözleşme gereği verildiğini ve müvekkil şirketin davacıdan daha fazla alacağı olduğunu, -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davacının haksız itiraz ettiğini, --------- E. sayılı itirazın iptali davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, alacak davasının tefriki ile yetki itirazlarının kabulüne, davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

SAFAHAT: Huzurdaki dava hakkında --------- sayılı YETKİSİZLİK kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak dosyanın gönderildiği ve mahkememize tevzi edilerek yukarıda yer verilen esas numarasına kaydının yapıldığı görülmüştür.

Dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi hükmüne göre; aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli kılınmıştır. Söz konusu hüküm ile ticari davalar bakımından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu benimsenmiştir. Ne var ki bu hükmün uygulanabilmesi kanunda “aksine bir hüküm bulunmaması” koşuluna bağlı tutulmuştur. Kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar TTK'nın 5/1.maddesine istisna teşkil etmekte olup 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 4/(1)-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Bu nedenle kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda TTK'nın 5/1. maddesinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Somut olayda; taraflar arasında akdedilen 09.10.2024 tarihli araç kiralama sözleşmesi kapsamında davacı şirketin davalı şirketten 21 adet araç kiraladığı ve karşılığında toplam 3.000.000 TL bedelli 3 adet çeki davalı tarafa teslim ettiği, bu haliyle uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı ve çözüm yerinin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. görülmüştür.

1-) Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-)6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 1,2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin --------- SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ--------- SULH HUKUK MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
5-)6100 Sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nın 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 sayılı HMK'nın 341/1,342,343,344 ve 345/1 maddeleri gereğince iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.08/05/2026