Kayyımlıktan istifanın reddine ilişkin karara itiraz, kayyım kararının kaldırılması veya kayyımların değiştirilmesi

Taraflar arasındaki tespit davasında mahkemece davacı vekilinin kayyımlıktan istifasının reddine ilişkin itirazın ve davalılar vekilinin kayyım kararının kaldırılması veya kayyımları değiştirilmesine yönelik taleplerinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı ... vekili ve davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

Kayyımlıktan istifanın reddine itiraz eden davacı ... vekili talep dilekçesinde özetle; şirket yönetim ve temsil kayyumluğunun fiili varlık gerektirdiğini, uzaktan vekaletle yürütmenin sorumluluğu kaldırmayacağını, şirket içi işlemlerde gecikmenin telafisi imkansız zararlara yol açabileceğini, şirketin mevcudiyette 10 dan fazla takip edilmesi gereken davaları olduğunu, ödenmesi gereken işçilik alacakları, ödemeler vb bir sürü alt kalem bulunduğunu, müvekkilinin 25 yaşında olması ve tecrübesi dikkate alındığında ikamet adresinin bile başka bir ilde olması şirketin başında fiili olarak durmasının imkansız olması sebebi ile istifanın kabulü gerekirken reddine ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazlarının kabulü ile istifa taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Kayyımlık kararının kaldırılmasını talep eden davalılar vekilince talep dilekçesinde özetle; mahkemenin 09/09/2025 tarihli ara kararıyla resen müvekkili ...'ın yetkisinin kaldırıldığı, ..., ... ve ...'ın müşterek imza yetkisiyle davacı şirkete kayyım olarak atandığını, bu davanın ... Petrol Şti. Adına açılmasının bile mümkün olmadığını, dava açılırken ... ve ...'ın müşterek imza yetkisi olduğu halde ...'ın daha önce de yaptığı gibi yetki sınırını aşıp ... Petrol Şti adına tek başına imza atarak bu davayı açtığını, sonradan ..., ... ve ...'ı kayyım olarak görevlendirmesinin ... Petrol Şti'nin davacı olarak gösterildiği dava dilekçesinin usule uygun hale getirmeyeceğini, mahkememizin kayyım olarak atadığı ...'ın daha önce 24/09/2025, 23/12/2025,13/01/2025 tarihlerinde üç defa kayyımlık görevinden çekilmek istediğini beyan ettiğini, bir kişinin zorla çalıştırılmasının Anayasa ile yasaklandığını, davacı ...'ın davacı bile olmaması gereken ... Petrol ltd. Şti.'nin kayyımı olmak istemediği halde kayyım atandığını, yine 2026/5 E. Sayılı dosyasında, şirkete kayyım olarak atanan ...'ın, 23/05/2025 tarihinde ... Petrol Ltd. Şti.'deki tüm hisselerini o davanın davacısı ...'a devretmesinin artık ... Petrol'ün hissedarı bile olmaması sebebiyle dava açıldığını, o davada hem ... Petrol Ltd. Şti.'nin hem de ...'ın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne de başvurduğu, başvurulara istinaden söz konusu devrin tescil edilmediği, ... Petrol Ltd. Şti.'nin genel kurul yapmış olmasına rağmen, ...'ın ...'a hisse devrini reddetmediğinin belirtildiğini, ...'ın tüm hisselerine tedbir koyduğunu, bu hususun, ...'ın ... petrol ltd. şti.'nde artık hiç hissedar olmayacağına ilişkin iddiaların kuvvetli şekilde ispatlandığını ispat ettiğini, ... Petrol Ltd. Şti.'nde hiçbir hakkı kalmayan, hissedarı bile olmayan bir kişinin artık şirketteki kayyımlıktan çıkartılması gerektiğini, zaten ... Petrol Ltd. Şti.'ndeki tüm hisselerini, ... ile beraber, müvekkili ...'ın eşi ...'a devreden, ... petrol ltd. şti.'yle hiçbir bağı ve ilişkisi kalmayan, bu şirketteki kayyımlık yetkisini, sadece, ortakların diğer miras kavgalarında aparat olarak kullanmaya çalışan ...'ın hala kayyım olarak tutulmasının şirkete zarar verdiğini, müvekkili ... ile eşi ...'ın, hisselerinin toplamının 4.166/8.000 olup, ... Petrol Ltd. Şti.'nin de çoğunluk hissedarı müvekkili ... ve eşi ... olmasına rağmen, onlarla husumetli olan azınlığa şirketi yönettirmenin hakkaniyete aykırıı olduğunu ileri sürerek ... Petrol Ltd. Şti.'ye, ... Üniversitesi yada ... Üniversitesinden bağımsız ve tarafsız bir akademisyenin kayyım olarak atanmasını, bu talepleri kabul edilmeyecekse, ... ve ...'ın kayyımlıktan çıkartılarak, ...'ın kayyım olarak eklenmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece 18/02/2026 tarihli ara karar ile, her ne kadar ... vekili müvekkilinin kayyumluk vazifesini yerine getiremediğini ileri sürerek kayyumluktan istifa etmiş olduğu bildirmekte ise de ... vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin TMK'nın 417. maddesinde sayılan nedenlerden bulunmaması ve dava konusu ... Petrol'un fiilen faaliyetlerini devam ettirmiyor olması ve yine daha önce verilen kayyumluk kararına karşı yapılan istinaf incelemesinin devam ediyor olması nedenleriyle davacı ... vekilinin itirazı yerinde görülmediği gibi 09/09/2025 tarihli kayyum atanmasına ilişkin kararda belirtilen gerekçelere göre ve karara karşı yapılan istinaf incelemesinin devam ettiği gerekçeleriyle davalılar vekilinin kayyumların değiştirilmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

Kayyımlık kararının kaldırılmasını talep eden davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'ın istifasının kabul edilerek kayyımlık kararının kaldırılmasının ve dava dışı şirket ortağı ...'ın veya müvekkili ...'ın kayyım heyetine dahil edilmesi gerektiğini bildirerek kayyım kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

kayyımlık kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince 2025/732 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında 09/09/2025 tarihli ara karar ile davalı ...'ın ihtilaflı bulunan müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, davacı ... Petrol ... Ltd. Şti'ne davacılar ..., ... ve ...'ın müştereken atacakları imzayla şirketi yönetim ve temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir.

Anılan ara karar üzerine davacı şirkete kayyım olarak atanan davacı ... gerekçelerini de belirtmek suretiyle kayyımlıktan istifa ettiğini mahkemeye bildirmiş, mahkemece ise 22/12/2025 tarihli ara karar ile istifa gerekçelerinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı davacı ... vekilince itiraz edilmesi üzerine bu kez 18/02/2026 tarihli duruşmada yapılan inceleme sonunda davacı ... vekilinin kayyımlıktan istifasının reddine ilişkin ara karara yaptığı itirazın ve davalılar vekilinin kayyım kararının kaldırılması veya kayyımların değiştirilmesine yönelik taleplerinin reddine karar verilmiştir.
... tarafından kayyımlıktan istifasının reddine ilişkin 18/02/2026 tarihli ara karara karşı istinaf itirazı Dairemizin 26/03/2026 tarih 2026/479 Esas 2026/328 Karar sayılı kararı ile usulden reddedilmiş, bu defa kayyımlık kararının kaldırılmasını isteyen davalılar tarafından kayyımlık kararının kaldırılmasının ve kayyımların değiştirilmesinin talebinin reddine dair 18/02/2026 tarihli ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla bu yöne ilişkin inceleme yapılmıştır.
HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir: a)Nihai kararlar. b)İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." hükmünü içermektedir.

Mahkemece kayyımlık kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talebinin reddine dair verilen ilk derece mahkemesi ara kararı istinafa tabi bir karar niteliğinde değildir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen 18/02/2026 tarihli ara karar HMK'nun 341/1 maddesinde düzenlenen istinaf yoluna başvurulabilen kararlar niteliğinde olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Kayyımlık kararının kaldırılmasını veya değiştirilmesini talep eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341. maddesi gereğince istinafa tabi karar bulunmadığından HMK'nun 352/(1)-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Kayyımlık kararının kaldırılmasını talep eden davalı tarafça yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcı ile 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde kayyımlık kararının kaldırılmasını talep eden davalı tarafa iadesine,

3-Kayyımlık kararının kaldırılmasını veya değiştirilmesini talep eden davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 08/05/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -