İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili Banka ile müşterisi --------- arasında ticari kredi sözleşmesi ve ilgili belgeleri imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeye istinaden davalı/ borçluya kredi tahsis edilmiş ve kullandırıldığını, ilgili kredi sözleşmesine davalı-------- de hukuka uygun bir şekilde müşterek ve müteselsil olarak kefil olduğunu, dava dışı 3. kişi ile müvekkil banka arasında imzalanan sözleşmeye istinaden dava dışı 3. kişiye kredi kullandırılmış olup dava dışı 3. kişi, sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine, ödeme vadesinin de belirli olması karşısında ayrıca ihtara gerek kalmaksızın (TBK m. 117 uyarınca) borcun muaccel olduğunu, ayrıca borçluya ihtarname de keşide edilmediğini, davalı aleyhine --------- Banka Alacakları İcra Dairesi --------- Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibi açıldığını, davalı/ borçlunun icra takibine ilişkin ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiklerini, itiraz dilekçesinde; borcun aslına, kaynağına, tüm faiz ve ferilerine ayrıca yetkiye itiraz edildiğinin de belirtildiğini, ödeme emrine itirazla birlikte takibin durduğunu, borçlunun itiraz ettiği, taraflarınca talep edilen faiz miktarı ile ilgili hususlar taraflar arasında imzalanan sözleşmede ve borçlu hakkında düzenlenen ihtarnamede yer aldığını, sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu, davalı/ borçlu tarafından ileri sürülen itirazlar haksız olduğunu, borçlunun itirazının haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve takibi geciktirmeye yönelik ve likit/ belirlenebilir olduğundan İcra ve İflas Kanunu 67.maddenin 2.fıkrası uyarınca dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, davanın kabulünü, davalının icra takibine karşı yapmış oldukları haksız itirazın iptaline ardından takibin devamını, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin dava reddolunsa bile davalı tarafça arabuluculuk toplantısına geçerli bir sebep olmadan katılım sağlanmadığından, davalı tarafa 6325 S. Kanun m.18/A-11 düzenlemesine göre yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 22/06/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 42.703,60 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara 04/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafça 04/07/2022 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi rapor içeriğine göre; dava dışı asıl borçlu -------- ile davacı banka arasında; 18.06.2020 tarihinde 36.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, davalı ---------- sözleşmenin kefalet sözleşmesi alanını 36.000 TL limitli kefil olarak imzaladığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden, Banka tarafından dava dışı asıl borçlu adına --------- Ticari müşteri numarası tanımlandığı, --------- Sitesi -------- şubesinde vadesiz hesap açıldığı ve ticari kredi ürünleri, pandemi döneminde “Esnaf Destek Kredisi” kullandırımı yapıldığı, davacı bankanın davalı kefil için 22.06.2022 takip tarihi itibariyle -------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------E. sayılı dosyası ile başlattığı takip talebinde talebi ile raporda yapılan hesaplamaların icra takibinde yapılan talep 42.703,60 TL, hesaplanan 31.430,65 TL olduğunu, davacı bankanın başlattığı takip talebinde talebi ile bağlı olarak alacağının 31.430,65 olarak hesaplandığını, raporda yapılan faiz hesaplamaları finans matematiği ile; Faiz - Anapara x Gün x Faiz Oranı /36.000 formülü ile yapıldığını, davacı bankanın takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 28.536,67 TL Matrah üzerinden %28,50 Temerrüt Faizi ve faizin gider vergisini talep edebileceği, (Bankanın %42 temerrüt faizi talebinin uygun olmadığı) bildirilmiştir.
TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı asıl borçlu --------- ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin borçlular/ davalı tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 31.430,75 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalının--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28,50 oranında temerrüt faizi ve işleyecek işbu faize %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle,
28.536,67 TL asıl Alacak, 2.756,17 TL işleyen Faiz, 137,81 BSMV üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 2.147,03 TL’den peşin olarak yatırılan 729,28 TL'nin mahsubu ile 1.417,75 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 729,28 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 702,90 TL ilk dava masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi, 488,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.191,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%73 kabul) 5.979,72 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 31.430,75 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%73kabul) 2.628,00 TL' sinin davalı taraftan, (%27 Ret) 972,00 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------- BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olduğuna dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026