Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

Davacılar vekili; davalı banka tarafından davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe dayanak bono ile müvekkillerinin herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacı ... İnşat Taahhüt Petrol Ürünleri Turizm San ve Tic. Ltd.Şti'nin münferiden yetkilisinin ... olduğunu, bononun keşideci kısmındaki imzaların şirket yetkisi ...'a ait olmadığını, yine bononun aval veren kısmında bulunan imzalarında davacı ...'a ait olmadığını, takibe konu bonoyla davacı ...'un bir ilgisinin bulunmadığını, bono üzerinde davacının eşinin yazılı rızası bulunmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek müvekkillerinin Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2019/5779 esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacılardan ...'un 17.05.2019 tarihinde icra dairesine gelerek dosya borcunu kabul ettiğini, bir itirazı olmadığını beyanla 13 taksitle dosya borcunu ödeyeceğine ilişkin icra taahhüdünde bulunduğunu, ilk ödeme tarihi olan 17.05.2019 tarihinde davacı borçlunun 42.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı ...'un borcun kabulüne ilişkin açık beyanının olduğunu, davacının eşi ...'un 08.11.2013 tarihli muvafakatnamesi bulunduğunu, bonoda şirketi temsilen ...'un imzası ve yine şahsı kefilliğinden ötürü imzasının yer aldığını, borçlular tarafından ödeme emrine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, davacı ...'un eşinin de muvafakatnamesinin bulunduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü lehtar konumunda olan davalıya ait olduğu, keşideci şirket ve aval veren ...'un bono üzerinde atılı imzalara yönelik itirazları kapsamında yapılan grafolojik inceleme sonucu düzenlenen 21.12.2020 tarihli grafolog bilirkişi raporu, 20.04.2021 tarihli adli belge inceleme uzmanı akademisyen 3 kişilik bilirkişi heyeti raporu ve 01.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu içeriğinde dava konusu bono üzerindeki şirket ve ... adına atılı imzaların ...'un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, bu konuda ispat yükü davalıya ait olduğundan mevcut dosya kapsamı uyarınca bono üzerinde davacı şirkete atfen atılan imza ile davacı ...'a atfen atılan imzaların davacı ...'a ait olduğunun kanıtlanamadığı, davalı yanın cevap dilekçesi içeriğinde yemin deliline de dayanmamış olduğu, davacılar ... İnşat Taahhüt Petrol Ürünleri Turizm San ve Tic. Ltd.Şti ve ... tarafından açılan menfi tespit talebinin kabulüne, dava dilekçesinde bono üzerindeki davacı ...'un imzası kabul edilmekle birlikte eş muvafakatinin alınmadığı ve kefalet koşullarının oluşmadığı belirtilerek menfi tespit talebinde bulunulmuş ise de kambiyo senedinin niteliği gereği bono borçlusu aval veren için kefalet hükümleri kapsamında olan eş muvafakatinin gerekmediği, dava konusu bononun ön yüzündeki borçlu imzası dışındaki imzalar TTK m. 701 hükmünce keşideci için verilmiş ve şekil bakımından asıl borca bağlı olmakla birlikte TTK m. 777 anlamında tamamen müstakil bir kambiyo taahhüdü olan aval niteliğinde olduğu ve aval veren kimsenin temin ettiği borç, kambiyo senedi ile borçlanma ehliyeti bulunmayan bir kimse lehine veya uydurma bir kimse lehine yada imzası tahrif edilmiş veya imzası kendisini ilzam etmeyen bir kimse lehine verilmiş avallerde olduğu gibi şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa dahi, aval verenin taahhüdü, kambiyo taahhütlerindeki imzaların istiklali prensibine ilişkin TTK m. 677 hükmünün tekrarı niteliğindeki TTK m. 702/2 hükmünce muteber olacağı, dava konusu bono üzerindeki keşideci şirket imzası ile ...'un aval veren imzası borçlulara ait olmasa dahi davacı avalist ...'un sorumluluğuna bir etkisinin bulunmadığı ve aval veren ...'un taahhüdünün geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı banka vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davalı banka vekili; aval veren davacı ile davacı şirketin temsile yetkilisinin baba oğul olduğunu, aval verenin icra takip dosyasına gelerek borcu kabul ettiğini, imzanın aidiyeti yönünden dosyaya sunulan uzman görüşü ile de davaya konu senette keşideci ve aval veren sıfatıyla atılı bulunan imzaların davacı ... ‘a ait olduğunun ispat edildiğini bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık, davacıların takibe konu bono nedeniyle borçlu olup olmadığı, imza incelemesine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı, noktasında toplanmaktadır.

Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacılardan davacı şirket ve ... adına atılı bulunan imzaların aidiyetinin tespit edilemediği ve kanıt yükünün davalıda bulunmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

1-Davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.457,26 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.225,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.232,26 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 08/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.