İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2025 tarih 2025/538 E. 2025/921 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

DAVA: Davacı vekili, 28.08.2020 tarihinde davalı .... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı ...'nun işleteni, davalı ...'nun sürücüsü olduğu ...plakalı aracın dava dışı ...'un sürücüsü olduğu, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca arkadan çarptığını, kaza tespit tutanağında karşı aracın sürücüsü ... olarak yazılmış ise de, sürücünün davalı ... olduğunu, sürücü değişikliği yapıldığını, müvekkilinin kaza nedeniyle yaralandığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı ve 500,00 TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tüm davalılardan, ayrıca 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/607 Esas 2025/195 Karar sayılı dosyasında davacı tarafından trafik kazası nedeniyle sürekli iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı, bakıcı ve tedavi giderleri ile manevi tazminat talepli dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda 04.03.2025 tarihli hüküm ile davanın reddine karar verildiğini, tarafların istinaf yoluna başvurmamaları üzerine kararın 27.05.2025 tarihinde kesinleştiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından eksik evrakla başvuru yapıldığını, dava şartının yerine getirilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili tarafından dava konusu edilen trafik kazasından kaynaklı olarak, dava dilekçesinde yazılı istemlere dair ilk derece mahkemesinin 2024/607 Esas sayılı dosyasında istemde bulunulduğu, davanın esastan reddine karar verildiği; davacı vekili tarafından yine 10.06.2025 tarihinde birebir aynı talep sonucu ile birlikte istemde bulunulduğu; bu durumda eldeki dosyadaki istemler bakımından, mahkemenin 2024/607 Esas sayılı dosyasında verilen hükmün HMK'nın 114/1-i bendi gereğince kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili, ilk derece mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/9-651 E. 2014/202 K. sayılı ilamına göre, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmamasının davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmeyeceğini, tarafın belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, işleteni ve sürücüsünden sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri, ayrıca davalı işleten ve sürücüden manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kesin hüküm dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Tarafları, konusu ve sebebi eldeki dava ile aynı olup daha önce İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/607 Esas 2025/195 Karar sayılı dosyasında mahkemece 07.01.2025 tarihli celsede davacı tarafa bilirkişi ücretine ilişkin 3.500,00 TL delil avansını yatırması için iki hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiğine ilişkin ara karar oluşturulmuş; devamında 04.03.2025 tarihinde davacının kesin süre içinde delil avansını yatırmadığı, bilirkişi incelemesi yapılmadan kusur, maluliyet durumu ve tazminat miktarlarının tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karar tarafların istinaf yoluna başvurmamaları üzerine kesinleşmiştir.
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 07.01.2025 tarihli celsede yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilen giderler delil avansına ilişkin olup, delil avansının yatırılmaması hâlinde o delilden vazgeçilmiş sayılacağı açıktır. Anılan mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan kusur, maluliyet durumu ve tazminat miktarlarının tespitinin mümkün olmadığından bahisle davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine yönelik verilen karar usule ilişkin nihai bir karar olmayıp, maddi anlamda esasa ilişkin verilen nihai bir karardır. Bu durumda eldeki davada ilk derece mahkemesince kesin hüküm dava şartının oluştuğu gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen kararda usul ve esas bakımından yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay HGK 01.02.2023 tarihli 2021/(15)6-110 E. 2023/18 K. sayılı ilamı)
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı adli yardımdan faydalandığından harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/05/2026