Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin-------- hattında çalışan ---------- plakalı minibüsün sahibi olduğu, yaklaşık 15 yıldır aynı güzergahta faaliyet gösterdiği, yakıt ihtiyaçlarını ---------- Ş. üzerinden karşıladığı, 10.08.2025 tarihinde alınan yakıtın ayıplı olması sebebiyle aracın enjektör sisteminin zarar gördüğü, 11.08.2025 tarihinde --------Ş. ve --------- Ş. nezdinde yapılan şikayetlerin sonuçsuz kaldığı, ---------- Şti. tarafından düzenlenen 11.08.2025 tarihli raporda yakıtın norm dışı olması nedeniyle enjektör parçalarında korozyon ve aşınma meydana geldiğinin tespit edildiği, davalıların söz konusu raporu kabul etmediği, aynı istasyondan yakıt alan diğer araç sahiplerinin de benzer mağduriyetler yaşadığı, ---------- yetkililerinin yakıtın kirliliğine dair şifahi beyanlarda bulunduğu, müvekkilin 15 yıllık ticari geçmişi ve kamera kayıtları ile tanık beyanlarının mevcut olduğu, aracın onarımı için 59.500,00 TL tutarında masraf yapıldığı ve yeni enjektör faturasının dosyaya sunulduğu belirtilerek uğranılan zararın davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı --------- Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete ait akaryakıt istasyonundan 10.08.2025 tarihinde yakıt aldığına dair dosyada hiçbir belge bulunmadığı, araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın müvekkili şirketten alınan yakıttan kaynaklandığının ispatlanamadığı, davacının aynı gün içerisinde farklı istasyonlardan da yakıt almış olma ihtimalinin göz ardı edilemeyeceği, davacının 10.08.2025 tarihinden sonra dahi müvekkili şirketten yakıt almaya devam ettiği ve 2025 yılında toplam 2.210,63 litre yakıt alımı gerçekleştirdiği, ayıplı hizmet aldığını düşünen bir tüketicinin aynı yerden alışverişe devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, müvekkili şirketin -------- bayisi olarak kalite standartlarına uygun hizmet verdiği, 09/04/2025, 12/08/2025 ve 19/11/2025 tarihlerinde alınan numunelerin teknik incelemeler neticesinde standartlara uygun olduğunun tespit edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan -------- Şirketi tarafından düzenlenen raporun akreditasyonunun bulunmadığı, raporun teknik ve mühendislik verilerinden yoksun olduğu, enjektör arızasının aracın yüksek kilometresi veya sandık motor değişimi gibi başka sebeplerden kaynaklanabileceği, davacının kötü niyetli olarak araca yabancı madde eklemiş olabileceği, talep edilen 59.500 TL tutarındaki enjektör bedelinin herhangi bir fatura veya belge ile desteklenmediği, talep edilen mevduat faizinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiği yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan ettiği görülmüştür. Davalı --------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 10.08.2025 tarihinde --------- Ş. tarafından işletilen istasyondan alınan yakıtın ayıplı olduğu ve -------- plakalı minibüste 59.500 TL tutarında hasara yol açtığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğu, davacının sunduğu 11.08.2025 tarihli raporun akredite olmayan bir servis tarafından düzenlendiği ve ispat gücünün bulunmadığı, müvekkili ---------Ş. ile davacı arasında doğrudan bir satış ilişkisi olmadığı, bayilerin bağımsız tacir sıfatıyla faaliyet gösterdiği, yakıtın depolanması ve satışa sunulması süreçlerinin tamamen bayinin sorumluluğunda bulunduğu, müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu bulunduğu, araçtan alınan numunenin analizinde yakıtın standartlara uygun olduğunun tespit edildiği, kükürt değerindeki sapmaların dahi enjektör arızasına yol açmasının teknik olarak mümkün olmadığı, davacının arıza öncesinde delil tespiti yaptırmadığı, 15 yıldır kullanılan aracın bakım eksikliği veya olağan yıpranma nedeniyle arızalanmış olabileceği, enjektörlerin kullanım ömrünün dolmuş olabileceği, aynı tanktan yakıt alan diğer müşterilerden hiçbir şikayet gelmediği, istasyonun EPDK denetimlerine tabi olduğu, davacının iddia ettiği 59.500,00 TL tutarındaki zararın belgelendirilmediği ve fahiş olduğu, müvekkili şirket yetkililerinin yakıtın kirli olduğunu kabul ettiğine dair iddianın gerçeği yansıtmadığı, davacının 15 yıldır aynı bayiden yakıt aldığı iddiasının 29.04.2025 tarihli bayilik başlangıcı ile çeliştiği, ticari davada tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini ve illiyet bağı bulunmayan haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

Dava, dava konusu aracın enjektöründeki hasarın yakıttan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yakıttan kaynaklanması halinde davalıların zararın tazmin yükümlüsü olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflasKanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1.bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının tacir vasfının bulunmadığı, somut olayda mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememiz görevsizdir. Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,

2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli --------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,

4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026