Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)

Mahkememizde görülen Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasında;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine çeke dayalı olarak önce davalının talebi üzerine ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, akabinde davalı tarafça ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibinin başlatıldığını, ihtiyati haciz ve takibe konu edilen 18.10.2024 keşide tarihli, ... Bankası ... Şubesi'ne ait C1 ... Çek Seri No'lu çekin keşidecisi ... İnşaat Elektrik Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu ve lehtar olarak da müvekkilinin gösterildiğini, söz konusu çekin alışveriş nedeniyle keşideci tarafından müvekkiline teklif edilmiş ise de müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve çekin hiç bir zaman hamili olmadığını, ancak müvekkilinin söz konusu çekte lehtar olarak gösterildiğini ve çekin arkasında ciro yapmış gibi adına sahte imza atıldığını, zira imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin bu durumun ne olduğunu anlamadan mallarına ihtiyati haciz/hacizler konulunca ticari faaliyetlerinin zarar görmemesi açısından haksız bir şekilde yapılan icra baskısı altında takip miktarı olan 194.250,76 TL’’yi icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını, dava konusu çekteki sahte imza konusunda şüphelilerin tespiti ile cezalandırılması için ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası ile başvuruda bulunulduğunu belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL'nin ödeme tarihi olan 14.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk görüşmelerinden kaynaklanan yasal vekâlet ücretinin, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faktoring sözleşmesine istinaden kendisine tevdi edilen dava konusu çek nedeniyle müşterisine finansman sağlamış olup çek nedeniyle alacaklı olduğunu, dava konusu olayda zenginleşen çekteki borçtan sorumlu olan keşideci lehdar ve cirantalar olduğunu, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını davanın reddinin gerektiğini, davacının borcu olmadığı dava konusu meblağı icra takibi sırasında isim benzerliği nedeniyle davalının borçlusu şirkete ödendiğini, somut olayda istirdat davası açılabilir iken sebepsiz zenginleşme davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirketin dav adışı borçlu ... Ltd. İle aralarında faktoring sözleşmesi imzalandığını, dava konusu çekte de bu sözleşme kapsamında ve ilgili mevzuata uygun şekilde müvekkili şirketin faktoring müşterisinden alınmış ve kendilerine finansman sağlandığını, çekler üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğunu ve müvekkili şirketin iyi niyetli yetkili hamili olduğnu bile bile davacının zararına hareket etmediğini belirterek; davanın reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Kambiyo senetlerinden kaynaklanan sebepsiz iktisab nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK'nun 792 maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür.
6361 Sayılı Kanunun 9/2 fıkrası "faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez." hükmünü amirdir. Aynı Kanunun 9/2 fıkrası ise; "bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmünü içermektedir.
5235 sayılı Kanunun 5/5 fıkrası uyarınca; iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir ve bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından daireler arasındaki iş dağılımı belirlenebilir ve bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Kurulca yapılan belirleme kapsamında daireler, kendilerine tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu 1 inci Dairesi tarafından, 5235 Sayılı Kanunun 5/5 fıkrasına dayalı olarak alınan 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı karar ile; "...Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir." denilerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunundan, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunundan, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunundan, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanundan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6,7,8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlığın, davacının dava konusu çekin yetkili ve meşru hamili olup olmadığı, çekin rızası hilafına elinden çıkıp çıkmadığı, davalı şirketin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı (Burada davacı ve davalı arasında faktoring sözleşmesinin bulunması gerekli olmayıp, davacının faktoring sözleşmesine göre üçüncü kişi konumunda bulunması sonuca etkili değildir) ; çekin davalı tarafından 6361 Sayılı Kanun ile buna bağlı çıkartılan ve 04/02/2015 tarihli 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve ilgili BDDK Genelgeleri çerçevesinde mevzuata uygun temlik alınıp alınmadığı husularında olduğu, şu halde uyuşmazlığın Hakimler ve Savcılar Kurulu 1 inci Dairesi'nin mezkur kararına göre, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul 6,7,8,9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1132E. - 2023/2120 K. Sayılı İlamı)
Belirtilen açıklamalar ışığında Hakimler ve Savcılar Kurulu 1 inci Dairesi'nin 1232 sayılı kararında belirtilen iş dağılımına göre finans davalarına bakmakla görevli İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne tevzii edilmek üzere tevzii bürosuna iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Dosyanın İstanbul 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri'nden birine tevzii edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri tevzii bürosuna gönderilmesine,

Yapılan inceleme neticesinde davacı asilin yüzüne karşı karar verildi. 27/01/2026