SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/96 - 2026/911
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
ÜYE:... (...)
ÜYE:... (...)
KATİP:... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının alacaklı sıfatıyla yer aldığı Sakarya 4. İcra Dairesinin 2025/33 Esas sayılı ilamsız icra takibine haksız ve mesnet taleplerle itiraz eden davalı-borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetle takibe itiraz eden davalı-borçlunun İİK’nın 67.maddesi gereğince takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "... Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin işin esasına girmeden verdiği usul yönünden red yönündeki kararın hatalı olduğunu mahkemece dosyanın esasına girilip davanın reddi kararı verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/10/2025 tarih, 2025/683 Esas - 2025/707 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6325 sayılı HUAK'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Kanun metninden de anlaşılacağı üzere arabuluculuk tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin davacı tarafça sunulması gerekmektedir. Vekil tarafından aslı gibidir yapılan suretin dava dilekçesine eklenmesinin dahi yeterli olmadığı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 21/11/2022 tarih,2021/4370 Esas-2022/8138 Karar sayılı ilamında belirtilmiştir. Bu sebeple UYAP üzerinden arabuluculuk dosyasına erişilebilecek olması da arabulucuk tutanağının sunulduğu anlamına gelmeyecektir.
Eldeki davada; davacı tarafından dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulmadığı, suretinin sunulduğu, mahkemece verilen bir haftalık kesin sürede de davacı tarafından arabuluculuk tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulmadığı, bu sebeple davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davalı vekili ile davacının adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/05/2026